Milyonfest Online’da konser veren Pentagram’ı 30 bin kişi izledi

Milyonfest Online’da konser veren Pentagram’ı 30 bin kişi izledi. Hiç yoktan iyidir diyen biz müzikseverler ve müzisyenler aynı fikirde: Onlar için alkış duymadan, bizim için ise çığlık atmadan konserler zor...

21 Ocak 2021 Perşembe, 06:00
Milyonfest Online’da konser veren Pentagram’ı 30 bin kişi izledi
Abone Ol google-news

Bu yılın ilk online müzik festivali “Milyonfest Online” sona erdi. 5 günde 15 sanatçının sahne aldığı festivali toplam 200 bin müziksever Sosyo uygulamasından canlı izledi. Festivalin son konserini veren Pentagram’ı yaklaşık 30 bin kişi izledi. Aylar sonra hem ekipleriyle canlı çalmaktan hem de birbirlerini gördükleri için herkesin mutluluğu yüzlerine yansımıştı. Yeni şarkı müjdesini veren Pentagram üyeleri, konserin sonunda en kısa sürede canlı konserlerde göz göze, diz dize şarkılarımızı söylemek üzere dediler ve heyecanla beklediğim “Sonsuz” adlı şarkıyı çalmadan veda ettiler. Yaklaşık bir yıldır evlere kapandığımız bu dönemde, konserlere gitmeyi, bağıra bağıra şarkı söylemeyi çok özledik. Ekran başında da olsa Pentagram ile şarkı söylemek keyifliydi. Pentagram üyeleriyle çevrimiçi konseri, pandemi sürecini ve yeni şarkılarını konuştuk.

- Pandemi süreci sizi nasıl etkiledi?

Hakan Utangaç: Tüm dünya etkilenmiş, bizim etkilenmememiz elde değil. Tabii ki eğlence sektörü bu konuda büyük darbe aldı. Elbette ki sadece icra edenler değil, tüm bu gösteri dünyasının arkasında çalışan ekipler ve emekçiler. Hep birlikte etkilendik. Aslında biz eğlence sektörünün içerisinde yer alıyor sayılmayız, ama genele baktığınız zaman müzikle ilgilendiğimiz için biz de o genelin içinde oluyoruz. Yaptığımız müzik türünün gördüğü ilgi ve sınırları belli, birlikte geçirdiğimiz 34 yıl içinde çoğu zaman pandemi koşullarına benzer anlar yaşadık. Her alanda olduğu gibi biz de salgının ve yeni dünyanın getirdiği koşulları göğüslemeye ve anlamaya çalışıyoruz.

Tarkan Gözübüyük: Salgın öncesi Pentagram, üç yıl boyunca ortalama haftada bir konser verdiği bir rutin yakalamıştı. Bunun ani kesilmesi hem ekonomik hem psikolojik boşluk yarattı. Telafi etmek için yeni şarkılar üzerinde çalıştık. Özel ve kurumsal derslere mesai ayırdık.

Ogün Sanlısoy: Önceleri dut pekmezi yersek sorunu alt ederiz sandığımız süreç, sonrasında hem ülkemiz hem dünya için bambaşka bir boyut aldı. Maalesef ciddi can kayıpları ve ardından alınan olağanüstü önlemler, tabii ki önce bizim sektörü vurdu, sonrasında herkesi. Evlere kapanmak zorunda kalınca, sağlığınız iyi dahi olsa ekonomik olarak yaşanan sorun, yaşam kalitenize de yansımaya başladı... Kira, elektrik, su, telefon, doğalgaz, vergiler, zamlar derken herkes zor zamanlar geçirmeye başladı. Ruh sağlığımız da bozulmaya başladı. Bu süreçte bizi kurtaran tek olay yine müzik oldu. Yeni şarkılar yazmak ve bunlarla uğraşmak bizi hayata bağlayan ve gelecekle ilgili umut yeşertmemizi sağlayan eski bir dost gibi tutup sarıp kurtardı bizi.

- Seyircisiz konserde çalıp söylemek nasıl bir duygu?

Tarkan Gözübüyük: İzleyenlerin duygusu ve tepkisi, konserin akışı açısından çok belirleyici. Bu tip etkinlikler biraz kendi kendine çalıp söylemek oluyor. Yine de ileri dönük önemli adımlar. Gelecekte seyircili konserlerin de online izlenebilmesi, farklı şehirlerdeki dinleyiciler açısından güzel olur.

Hakan Utangaç: Aslında gösteriyi sergileyen de izleyen de biliyor ki bu iş böyle olmaz ama şimdilik böyle, mecburen gibi bir hisle geçiriyor o zamanı. Bu iki tarafa da yansıyor ister istemez. İzleyiciyle göz göze gelmek, tanımasak bile birbirimizi, tanışıyormuşçasına aynı duygularla haykırmak, yaptığımız müziğin yaşamasını sağlayan en doğal enerji kaynaklarından. Belki şu anda önümüze sunulan teknoloji böyle hissetmenizi sağlıyor olabilir ama interaktif özelliklerin arttığı daha ileri bir teknolojide muhakkak kanıksanacaktır. Şu anda iki taraf için de alışması zor görünüyor. Bir yandan da bu çok sürmez düşüncesi elbette çıkmıyor aklımızdan. Özetle “Peki, biz de izleyiciyi görebilecek miyiz?”

Ogün Sanlısoy: Sarılıyorsun ama aranızda şeffaf bir plastik var gibi, hissediyorsun ama dokunup algılayamıyorsun. Alkış ve çığlık duymamak yıllardır sahne üstünde olan bizler için çok zor gerçekten, geçmiş deneyimlerimizi zihnimizde canlandırmaya çalışıp motive olmaya gayret ediyoruz. Fakat gerçek konserin yerini asla tutmuyor.

- Ben “Sonsuz”u çok bekledim. Benim gibi birçok kişi de beklemiştir, söylemediniz. Repertuvarı nasıl ve neye göre belirlediniz?

T.G.: Sonsuz, seyircilerle birlikte söylendiğinde çok etkileyici oluyor. Bu yüzden şarkıyı, salgının bitip sahnelerin açıldığı zamana saklıyoruz. Mevcut şartlarda çalmak hiçbirimizin içine sinmedi.

- Bize müjdesini verdiğiniz yeni şarkınızı anlatır mısınız?

T.G.: Şarkının ismi Sur. Geçen ilkbahar-yaz döneminde Babajim İstanbul stüdyolarında kaydedilen üç şarkıdan ikincisi. İlki, geçen ekim sonu yayımlanmıştı. Bu da 29 Ocak’ta, video klip ile birlikte sunulacak. Bu şarkılar, yıl sonuna doğru Sony Müzik tarafından yayımlanacak yeni albümün içinde de yer alacak.

BEŞ GÜN DOLU DOLU MÜZİK

5 gün süren Milyonfest’in ilk gününde Sertab Erener, Ceza ve Can Bonomo sahne alırken, konserleri 27 bin 645 kişi Sosyo uygulamasından canlı izledi. Festivalin ikinci gününde Athena, Adamlar ve Sena Şener konser verirken, Üçüncü günde Mazhar Fuat Özkan, Manga ve Pamela sahneye çıktı. 4’üncü günde Duman ve Ceyl’an Ertem sahne alırken, festivalin 5’inci ve son gününde Pentagram, Cem Adrian, Pinhani ve Fatma Turgut konser verdi. Son günde 33.460 müziksever festivali canlı izledi. Festivalde, tek konser 10 TL, günlük 20 TL ve kombine biletler 50 TL’ye satıldı.