Muğla Büyükşehir Belediyesi bağımsız başkan adayı Behçet Saatçi: Bir çoban ateşi yaktık

Muğla Büyükşehir Belediyesi Bağımsız başkan adayı ve Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatçi, İYİ Parti’nin “Millet İttifakı” kapsamında Muğla Büyükşehir Belediyesi için aday çıkarmamasını eleştirerek , “Muğla’da ‘kimi istersem onu belediye başkanı yapar, kimi istemezsem siyasetin dışına atarım’ zihniyeti hâkim oldu. Seçmen iradesinde ‘Biz kimi aday gösterirsek ona oy vermek zorundasınız’ algısı oluşturuldu. Biz bu algıya karşı bir ‘çoban ateşi’ yaktık. Ben bağımsız adaylığımın Türk siyaseti adına bir milat olarak görüyorum” dedi. Fethiye’yi mutlu ve huzurlu insanların kenti yapmak için 20 yıl gece gündüz çalıştığını anlatan Saatçi, “31 Mart akşamı bağımsız bir aday belediye başkanı kazanırsa Ankara’daki siyaset baronları koltuklarında rahat oturamayacak. Burada bir çoban ateşi yanacak yeni bir siyaset hareketi başlayacak. Muğla’da halka dayalı, sırtını halka yaslamış biri kazanacak” diye konuştu.

22 Mart 2019 Cuma, 22:40
Abone Ol google-news

Cumhuriyet’in sorularını yanıtlayan Behçet Saatçi şunları söyledi:

- Fethiye’de üst üste 4 kez seçim kazanan ilk belediye başkanı oldunuz. Şimdi büyükşehirde bağımsız adaysınız. Nasıl gelişti bu süreç?

Halkın tercihi ve talepler arasıdaki dengenin sonucunda bu durum gerçekleşti. Seçim öncesi vaatlerimden bahsediyorum, yerine getiriyorum. Seçim sonrası tekrar adaylığı destekliyor. Bu bir döngü. İttifaklardan bahsedersek mevcut belediye başkanı Osman Gürün’ü tekrar başkan yapmak istiyorlar. İYİ Parti ile CHP’nin ilçelerde yaptığı bir ittifak yok. Burada ilçeler bazında Cumhur İttifakı’na hizmet eden, millet ittifakını engelleyen bir zihniyet var. Maalesef “Muğla’ya kimi istersem onu belediye başkanı yaparım, kimi istemezsem siyaset arenasının dışına atarım” zihniyeti ilde hâkim oldu. Seçmen iradesine resmen ipotek konuldu. “Biz kimi aday gösterirsek ona oy vermek zorundasınız” algısı oluşturuldu. Biz bu algıya karşı bir ‘çoban ateşi’ yaktık. Bu çoban ateşi Muğla’nın 13 ilçesini sardı. Ben bunu Türk siyaseti adına bir milat olarak görüyorum.

- Bir partiye bağlı olmadan aday olmak avantaj mı?

Bağımsız olmak olumlu yönde etkiliyor. Tüm partililere eşit mesafedeyim. Benim en büyük şansım CHP adayının, CHP tabanından, AKP adayının AKP tabanından “bizim başkanımız” itibarının oluşmaması. Benim önceliğim Muğla ve Muğlalılar. Bizde aday ayırma, kayırma olmayacak. Türkiye’de biat kültürüyle yetişmiş insanlarla değil, siyasi fikri farklı olsa da liyakat kültürüyle yetişmiş insanlarla çalışacağım. Zaten Muğlalılardan da çok olumlu tepkiler alıyorum. Nabız tuttuğumuz her yerde, kucakladığımız her bedende enerji alıyoruz. Siyaset hizmet işidir, parti işi değildir.

‘Referansım Fethiye’

- Muğla’nın sorunları nelerdir? Bu sorunlara çözümleriniz nasıl olacak?

Muğla’nın en büyük sorunu ekonomik. Muğla zenginleşmeyi hak eden bir yer. Geniş bir alana sahip. Çoğu devlette böyle sahil bile yok. Muğla’nın ekonomisinde turizm, tarım, hayvancılık, mermercilik, arıcılık var. 25-30 ton kadar çambalı üretiliyor. Ayrıca yöresel ürünlerimiz de var. Muzu, kaya inciri, Mandalini, Bodrum’un çam balı var. Alım garantisiyle çiftçinin üretim yapmasını sağlamaya çalışıyoruz. Çünkü üretmiyoruz, gelinen nokta belli. Soğanı, patatesi dışarıdan ithal ediyoruz. Türk tarımı bu hale geldi. Daha düne kadar kendi kendine yeten bir ülke olduğumuz için övünürken, artık, mercimeği, nohudu, pirinci ithal eden ülke haline geldik. Toprak, üretim olmazsa aç kalırız.



- Yaşlılar, çocuklar ve kadınlar için projeleriniz olacak mı?

Belli bir yaştan sonra bakımevleri gerekiyor. Biz kendi imkânlarımızla yaşlılarımızın huzurr bulacağı her türlü sağlık sorununun çözülebileceği, konaklama alanları inşa edeceğiz. Çocuklarımızla ilgili, spor alanları yapmak zorundayız. Belediye evinde ilk fen lisesini ben yaptım. Beyin göçünü Fethiye’de tuttuk. Şimdi belediye fen lisesi ilk 10’a girdi. Bunu biz şehre yaymak istiyoruz. Bu ilde akademisyenlerin olması lazım. Akademisyenler bir ilçenin Ar-Ge’sidir. Muğla Üniversitesi bizim Ar-Ge’miz olacak. Her fakülteyi ayrı destekleyeceğiz. Kadınlar içinse istihdam sağlıyoruz. Bizim Üzümlü diye bir beldemiz var oraya çok daha güzel tezgahlar getirdik. Kadınlarımız üretiyor ve satıyor. Kurs binası yaptık, kadın yurttaşlarımızı bez üretmesi için eğitiyoruz. İplik konusunda destek veriyoruz. Eski ürettikleri fiyatın üstünde satmalarını sağladık. “Fethiye ve Gönüllüleri” diye 5 tane emekli kadın arkadaşımız çalışma evi kurdular. Burada down sendromlu çocuklarımıza derslik yaptılar, eğitiyorlar. Şiddet görmüş kadınlara da yapmış oldukları el ürünlerini pazarlayarak, bir kuruşuna dokunmadan onlara gelir elde ediyoruz.

- Turizm açısından çalışmalarınız neler?

Benim referansım Fethiye. Fethiyeyi büyük bir köyken aldık şimdi yaşamaktan keyif alınan bir mekâna dönüştürdük. Fethiye’de son 2 senedir, kışın bile Çinli turistten geçilmiyor. Asyalıların tercih ettiği bir ilçe oldu. Turizm 6 ay yapılıyor. Biz turizmi 12 aya çıkaracağız. Ayrıca yamaç paraşütü için atlayış alanımız var. Babadağ gibi önemli bir dağımız var, oraya özgü endimik bitkiler de çok fazla. Ölüdeniz’e, Marmaris’e, Bodrum’a indirip su kayağı yaptıracağız. Denizlerimize götürüp dalış yaptıracağız. En önemli turizm değerlerimizden biri, Likya Yolu. İnsanları burada gezdireceğiz. Muğlanın katma değerinin arttırıp inadına üreteceğiz.