Natasha Richardson’ın trajik vedası

Oyuncu Sir Michael Redgrave’in torunu, oyuncu ve aktivist Vanessa Redgrave ile yönetmen Tony Richardson’ın kızı, oyuncu Joely Richardson’ın kızkardeşi, oyuncu Lynn Redgrave ile Corin Redgrave’in yeğeni Natasha Richardson 12 yıl önce 18 Mart’ta trajik bir kaza sonucunda yaşamını yitirdi. Tiyatroda ve sinemada önemli roller üstlenen Natasha Richardson 45 yaşındaydı, İngiltere’nin en ünlü ve köklü tiyatrocu ailesinden geliyordu.

19 Mart 2021 Cuma, 11:53
Abone Ol google-news

16 Mart 2009’da Quebec’teki kayak merkezi Mont-Tremblant’a oğulları Michael ve Daniel ile giden oyuncu Natasha Richardson, iyi bir kayakçı değildi, görevlilerin üstelemesine karşın kask giymeyi reddetti. Yeni başlayanlar pistinde kayak eğitmeniyle kaymaya başlayan Natasha düştü. Görünürde bir yara izi yoktu,eğitmen hemen sağlık devriyesiyle ambülansı çağırdı fakat o araca binmeyi istemedi. Olay yerine saat 13.00’te gelen ambülans böylece boş döndü. Eğitmen otel odasında oyuncunun başında bekledi, düşüşten iki saat sonra Natasha’da şiddetli baş ağrıları başladı. Oyuncu önce Sainte-Agathe’deki hastaneye götürüldü. Toronto’da Chloe’nin çekiminde olan aktör kocası Liam Neeson oraya geldi, kritik durumdaki karısını Montreal’deki Sacre Coeur hastanesine taşıdı. 17 Mart’ta Kanada’yı doktorlar eşliğinde özel bir uçakla terk eden çift New York Manhattan’daki evlerine yakın Lenox Hill hastanesine geldiler. Yaşam ünitesine bağlanan Natasha’nın yanında kocası, oğulları, annesi Vanessa, kızkardeşi Joely teyzesi Lynn, dostları Lauren Bacall vardı.

Soldan sağa Natasha Richardson, Rachel Kempson, Daisy Bevan, Vanessa Redgrave, Joely Richardson

Düşmeden ötürü beyin sarsıntısı geçiren, kanın pıhtılaşmasından dolayı yaşama umudu kalmayan Natasha’ya annesi ve yakınları Edelweiss şarkısını söyleyerek veda ettiler. Kazayı ciddiye almayan, sağlık görevlilerinin yardım önerilerini umursamayan Natasha, kritik o iki saatin içinde tedavi görseydi yaşamını yitirmeyebilirdi.

Natasha Richardson, İngiltere’nin en ünlü ve köklü tiyatrocu ailesinden geliyordu. Dedesi Sir Michael Redgrave ülkenin en büyük trajedi sanatçısıydı.

Sir Michael’ın kızları Vanessa ve Lynn, oğlu Corin babaları gibi ünlü oyuncular oldular. 1960’ların başında yönetmen Tony Richardson’la evlenen Vanessa Redgrave 1963’te Natasha’yı doğurdu.

Natasha dört yaşındayken ebeveynleri boşandılar, on birine bastığında genç kız babasının eş cinsel olduğunu öğrendi. Natasha ilk kez beş yaşındayken babasının bir bölümü Türkiye’de çekilen The Charge of the Light Brigade (Hafif Süvari Alayının Hücumu/1968) filminde oynadı. Ergenlik döneminde babasının Paris-California arasında süren bohem yaşamıyla, annesinin üyesi olduğu Devrimci İşçi Partisi’nin eylemleri arasında geçirdi. Konuşma ve Drama Okulu’nda tiyatro eğitimi alan Natasha 1985’te Londra’da sahneye çıktı. Anton Çehov’un Martı’sında Arkadina’yı oynayan annesinin karşısında Nina’yı canlandırdı.

Gothic’te (Ken Russell/1986)

Gothic’te (Ken Russell/1986) Frankenstein’ın yazarı Mary Shelley rolündeydi. Doksanların başında Redgrave’leri hiç kimsenin bilmediği hiç kimsenin tanımadığı bir kent olarak tanımladığı New York’a yerleşen oyuncu “İngiltere’de ne yaparsam yapayım hiçbir zaman gerçek bir Redgrave olarak kabul edilmeyeceğimi biliyorum” diyerek kırgınlığını dile getirmişti. 1993’te Broadway’de Eugene O’Neill’in Anna Christie’sinde Liam Neeson’la birlikte oynayan Natasha onunla 1994’te evlendi. Natasha Liam’da yaşamı süresince aradığı mutluluğu, dengeyi bulmuştu.

The White Countess (2005)

Redgrave ailesinin geçmişi acı dolu boşanmalarla, seks skandallarıyla, aile dramlarıyla doluydu. Babası 1991’de Aids’ten öldü, amcası Corin’le teyzesi Lynn kanserle savaştılar. Teyzesinin kocası üveykızından bir çocuk yaptı. Annesi alkol bağımlısıydı. Natasha, Patty Hearst A Month in the Country (1987), Patty Hearst (1988), Handmaid’s Tale (1990), The Comfort of Strangers (1990), The White Countess (2005), Asylum (2005) gibi önemli filmlerde oynadı, Ken Russell,  Paul Schrader, Pat O’Connor, James Ivory gibi yetkin yönetmenlerle çalıştı. The Parent Trap, Maid in Manhattan, Wild Child gibi Hollywood yapımlarında rol aldı. Cabaret müzikalindeki (1998) Sally Bowles performansıyla Tony ödülü kazandı. The White Countess’te annesi ve teyzesiyle birlikte oynayan Natasha, soyluluğu, mal varlığı elinden alınmış Rus kontes Sofia Belinskya rolünde olağanüstü bir yorum sunmuştu.

Handmaid’s Tale (1990)

Broadway ve Londra sahneleri arasında gidip gelen Sanatçı Henrik Ibsen’in Deniz Kadın’ında Elida, Tennesse Williams’ın İhtiras Tramvayı’nda Blanche Dubois, Birdenbire Geçen Yazı’nda Catherine Holly, Shakespeare’in Hamlet’inde Ophelia’yı yorumladı. 1985’te yaşamını yitirmeden bir hafta önce torununu Hamlet’te izleyen dedesi Michael kızı Vanessa’ya “O gerçek bir oyuncu” demişti.

Asylum (2005)

Dame Judi Dench, Natasha için şunları söylemişti:

“Büyük bir oyuncuydu, inanılmaz bir ışıltısı, olağanüstü bir mizah anlayışı vardı”.

The Comfort of Strangers (1990)

Londra Old Vic Tiyatrosu’nun eski yönetmeni, oyuncu Kevin Spacey, Natasha Richardson’ı şöyle tanımlamıştı:

“Natasha’yı sahnede izleyenler onun oyunculuk tutkusunu, bağlılığını, yeteneğini hiçbir zaman unutmayacaklar. Mükemmele olan sanat susamışlığı hep sahnede kalacaktır. O her rolün üstesinden gelen, kendini yorumuna adayan bir oyuncuydu”.