Öğretmenim ve rehberim

Eleştirmen ve akademisyen Zeki Coşkun, öğretmeni Mehmet Başaran’ı anlattı. Önceki gün yaşamını yitiren Köy Enstitülü ozan, yazar Başaran bugün Karacaahmet Şakirin Camisi’nde kılınacak cenaze namazının ardından memleketi Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesine bağlı Ceylanköy’de toprağa verilecek.

29 Haziran 2015 Pazartesi, 09:50
Abone Ol google-news

Edebiyatın ötesiydi verdikleriniz. Bütün sınıf, sonra diğer şubelerdekiler, bizden sonra gelenler, onlardan sonrakiler... “toplumsal piramit”i ilk sizden duymuş olmalılız. Dünyada ve toplumdaki yerimizi de beyaz tebeşirle tahtaya çizdiğiniz o piramitte gösteriveriyordunuz, tek söz etmeden: Tabandaydık. Çoğunluktaydık.

Yaşam yolculuğunun henüz başlarında, lisenin ilk sınıfında, ilk gençlik çağındaydık. Başımızda esen kavak yellerine tarihin, içinde yer aldığımız coğrafyanın ve toplumun sert kasırgaları eşlik ediyordu. Öğretmenimiz, rehberimiz ama bunlardan önce de koruyucumuzdunuz. Savrulmadan, kırılmadan, hiçbirimizin kılına zarar gelmeden yaşam, düşünce ve eğitim yolculuğumuzun sürebilmesi için gözümüzün içine bakıyor, üstümüze titriyordunuz.

O yolculukta “kimlik” sahibi, “birey” olabilmenin önkoşullarını örnekliyordunuz her şeyinizle. Öğretmiyor; yaşatıyordunuz: Dili, yazıyı, sanatı, soluduğumuz hava gibi içimize, benliğimize yerleştirmeliydik. “Bütün okuyup öğrendiklerimizi unuttuktan sonra bizde kalan şeydi” kültür.

Ders yılı boyunca nöbetleşe 3-4 kişilik gruplar halinde haftanın ilk dersi için “Kültür Sanat Bülteni” hazırlayıp sunuyorduk. Böylece yeni yayınları, tiyatroları, sergileri düzenli olarak izliyorduk. Kitap, dergi okuma alışkanlığını ediniyorduk.

 

Sizden öğrendim...

Sizi tanıdığım yıl yayımlanan Gök Ekin’le başlamıştım şiirlerinizi okumaya. Karşılama’yı, Nisan Haritası’nı, Aç Harmanı’nı ilk Cağaloğlu seferimde toplu kitap alımı yaptığım Varlık Yayınları’ndan edinmiştim. İçinde yetiştiğiniz ve imha edilen eğitim mucizesi Köy Enstitüleri gerçekliğini yazdıklarınızdan, sonra sohbetlerimizden, sizden öğrendim.

Yazının, edebiyatın estetik tasarım ve üretim olduğu kadar, toplumsal yükümlük getirdiğini de... Köyü ve insanını dönüştürmeden hiçbir şey yapılamayacağını da sizden öğrendim, öğrendik.

Tüm bunların kocaman yürek, avuçları tabanları nasırlaşıran, alında yol yol çizgiler açan tutkuyu, çabayı, emeği gerektiğini gösterdiniz varlığınızla, yaşamınızla: Ağacı, kuşu, ormanı, toprağı, binbir rengi, kokusu, börtü böceği, masmavi göğünden çorak tarlasına, açık denizlerine, bin yıllar öncesinin ilk insanından bugüne yaşadığımız ülkeyi, dünyayı anlayıp – anlatma, tanıyıp kucaklama erdeminize, emeğinize saygıyla şair Başaran.

Güle güle Sevgili Öğretmenimiz Memetçik Memet.