'OSTİM davası'na devam edildi

Ankara'daki OSTİM Organize Sanayi Bölgesinde 3 Şubat 2011'de meydana gelen, 20 kişinin ölümü ve çok sayıda kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan 2 patlamada sorumluluğu bulunduğu iddia edilen 9 kişi hakkında açılan davanın görülmesine devam edildi.

11 Ekim 2011 Salı, 16:30
Abone Ol google-news

Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya tutuklu ve tutuksuz sanıklar, patlamalarda hayatını kaybedenlerin yakınları ve tarafların avukatları katıldı.

Duruşmada, tutuklu sanıklardan Kasım Ersoy söz aldı. Patlamaların meydana geldiği iş yerlerine gaz satışı yapan firmanın ortağı ve yasal yöneticisi olan Ersoy, kimya mühendisi olduğunu ve firmada teknik bir görevinin bulunmadığını belirtti.

Çalıştığı şirketin denetimi için ilgili bakanlık veya belediyeden herhangi bir kontrol ekibinin gelmediğini ileri süren Ersoy, ''Sadece bir ara zabıtalar geldi. Çalışma şartlarını ve kabinleri denetleyerek gittiler'' dedi.

Yaşanan olayda kendisinin bir sorumluluğunun olmadığını savunan Ersoy, suçsuz olduğunu söyledi.

Duruşmada, bazı tanıkların beyanlarına başvuruldu.

Tanık beyanatları

Tanıklardan Murat Erdoğan, patlamanın meydana geldiği firmada 7 yıldır çalıştığını belirterek, patlamanın ''oksijen ve karışık gaz'' bulunması gereken tüplerin içine ''doğalgaz'' basılması nedeniyle meydana geldiğini öne sürdü. Söz konusu tüpleri 20 yıldır kullandıklarını belirten Erdoğan, bu süre içinde başka bir sorun yaşamadıklarını kaydetti.

Bir ''optik'' firmasında çalışan tanık Selami Seyfalı da patlamanın meydana geldiği firmaya gaz satışı yapan firmadan kendilerinin de oksijen tüpü aldıklarını belirterek, ''Patlamadan önce aldığımız oksijen tüpü, mavi yanması gerekirken, çakmak gazı gibi kırmızı yandı. Bunun üzerine tüpteki gazın, oksijen olmadığını anladık. Firmayı aradık, gelip tüpü aldılar, yenisini getirdiler'' dedi.

Patlamanın meydana geldiği firmaya gaz satışı yapan firmada şoför olarak çalışan tanık Mustafa Cengiz ise ''boş gelen oksijen tüplerine firmada çalışan Hüseyin Erdem'in isteği doğrultusunda Çorum'daki bir merkezden doğalgaz doldurulduğunu duyduğunu'' ileri sürdü.

Bunun üzerine sanık Hüseyin Erdem suçlamaları reddetti.

Cengiz'in ilk ifadeleri ile bugün verdiği ifadelerin çelişkili olduğunu savunan gaz satışı yapan firmanın avukatları, Cengiz'in son dönemde yeni araba ve ev aldığını, yüksek miktarda harcamalar yaptığını iddia etti.

Cengiz ise arabayı krediyle aldığını, ev almasına ise ailesinin yardımcı olduğunu söyledi.
Mahkemede dinleyici olarak bulunan Mustafa Şahin de söz alarak patlamada hayatını kaybeden Abdullah Karakulak'ın bacanağı olduğunu belirtti. Şahin, şunları anlattı:
''Bacanağımın çalıştığı şirketin avukatları bizi çağırdı, 'ev almanız için 75 bin TL teklifte bulunuyoruz. Davacı olmayın biz gerekeni yapacağız' dediler ve bizden süre istediler. 20 gün sonra şirkete gittiğimizde bizi çok soğuk bir şekilde karşıladılar. 'Bizim sorumluluğumuz kalmadı, olay çözüldü, tanık bulduk' dediler ve tekliflerinden vazgeçtiler. Mustafa Cengiz'in bu organizasyonun içinde yer aldığını düşünüyorum.''

Müştekilerden Nihat Yönerkaya da patlamanın olduğu sırada kendisinin kaynak işi yaptığını anlatarak, tüpleri kontrol eden arkadaşının kontrolü elle yaptığını, ateş yakarak tüpleri kontrol etmesinin söz konusu olmadığını söyledi. Patlamanın meydana geldiği firmada yaklaşık 6,5 yıldır çalıştığını belirten Yönerkaya, bu süre içinde firmanın ilgililer tarafından hiç kontrol edilmediğini, iş yerinde gaz ölçüm cihazının da bulunmadığını kaydetti.

Yönerkaya, firmada çalışan işçilerin bir kısmının sigortasız çalıştığını ileri sürdü.
Mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluklarının devamına karar vererek, eksiklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

Yakınını kaybedenlerden basın açıklaması

Duruşma öncesinde, patlamada yakınlarını kaybedenler basın açıklaması yaptı. Adliye önünde toplanan grup, ''Ostim'i-İvedik'i unutmadık unutturmayacağız'' yazılı pankart açtı.
Patlamada hayatını kaybeden Dursun Kavak'ın kardeşi Sibel Kavak, yaptığı açıklamada, patlamada sorumluluğu olanların ortaya çıkarılmasını istediklerini söyledi.

''Bir daha Ostim'ler olmasın'' diyen Kavak, şöyle konuştu:
''Halen görmekteyiz ki yayımlanan raporlarda, ülkemizde her gün ekmek davası için çalışan işçi kardeşlerimizin tarlada, inşaatta, tersanede, boya fabrikasında, madende, kanalizasyonda, selde, yangında ölüm haberleri yer alıyor. Neden? Önlenemez kaza mı bunlar? Bizler 'hayır' diyoruz.
Bizler bir araya gelerek bu memleketin geleceği için, iş ve işçi güvenliği için, sağlıklı yaşam koşulları için; kanun dışı çalışma koşullarını sona erdirmek için davalarımızın takipçisi olacağız.''