Pakistan'da saldırıların gölgesinde seçim

Pakistan'da Cumartesi yapılacak federal meclis ve eyalet meclisi seçimlerinde Navaz Şerif liderliğindeki Pakistan İslam Birliği'nin birinci çıkması bekleniyor. Şerif'in tek başına iktidar şansı bulunmazken, seçim çalışmaları terör saldırıları ve tehditleri altında yürütülüyor.

09 Mayıs 2013 Perşembe, 10:07
Abone Ol google-news

Pakistan Halk Partisi (PPP), Muhacirlerin Birleşik Millet Hareketi (MQM) ve Ulusal Halk Partisi (ANP) koalisyonu, geçen mart ayında ülke tarihinde görevini normal süresini doldurarak tamamlayan tek hükümet olarak yerini seçim hükümetine bırakmıştı. Koalisyon ortaklarının 5 yıllık iktidarlarında, hayat pahalılığı, terörizmle mücadeledeki yetersizlik ve can kayıpları, ekonomik ve toplumsal yaşama ağır darbe vuran elektrik ve gaz kesintileri ile yolsuzluklar nedeniyle büyük oy kaybına uğradıkları bildiriliyor.

86 milyondan fazla seçmenin bulunduğu Pakistan'da, Cumartesi günü, 114 siyasi partinin adayları ile bağımsızlardan oluşan toplam 45 bin aday seçimlerde yarışacak. Federal mecliste 342, 5 eyalette de toplam 728 milletvekili belli olacak.

Yönetimin demokratik yollardan el değiştirmesi beklenen ülkede, terör örgütlerinin tüm tehditlerine rağmen seçime öncekilere göre yüksek bir katılım bekleniyor. 1970'lerden sonra Pakistan'daki en önemli seçimlerinden biri olarak gösterilen 11 Mayıs seçimlerinin demokratik ve güvenli bir ortamda geçmesi için yoğun çaba sarf ediliyor. Ülkenin 65 yıllık tarihinde 30 seneden fazla tek başına söz sahibi olan ordu da seçimlere önem veriyor. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Eşvak Kayhani, seçimlerin güvenliği için 70 bin askerin görevlendirileceğini açıklamıştı.

Seçim Komisyonu, daha önce çok sık karşılaşılan hilelerin önüne geçmek için 86,1 milyon seçmenin kimlik kartı gibi belge ve kayıtlarını bilgisayar ortamına aktardı. Katılımı arttırmak ve şeffaflığı sağlamak için cep telefonlarına gönderilen kısa mesajlarla vatandaşların oy verecekleri adres ve sandıkları bildirdi. Seçmenlerin kısa mesaj göndererek, oy merkezlerini kendilerinin belirlemesi için dijital platform oluşturdu.

 

Saldırıların gölgesinde seçim

Ordunun güvenlik tedbirlerine ve öncelikli görevi ülkeyi seçime götürmek olan geçici hükümetin çabalarına rağmen seçimlerin önündeki en büyük sorunun terörist tehditler ve engellemeler olduğu görülüyor. Seçim kampanyaları, terör örgütlerinin tehditlerinin ve saldırılarının gölgesinde yapılıyor. Özellikle milliyetçi ve seküler çizgideki parti ve adayların hedef alındığı saldırılarda son iki hafta içinde 5'i milletvekili adayı 120'den fazla kişi hayatını kaybetti.

Ülkenin seçim atmosferine girmesinden sonra Pakistan Taliban'ı, "demokrasinin İslam'da yerinin olmadığı" yönünde bildiri yayımlamış ve halkı sandıklara gitmemesi konusunda tehdit etmişti. Örgüt özellikle, laikliği ve milliyetçiliği savunan Pakistan Halk Partisi (PPP), Hindistan göçmenlerince desteklenen Muhacirlerin Birleşik Millet Hareketi (MQM) ve Peştunlar'ın Ulusal Halk Partisi'ni (ANP) açıkça tehdit etmiş, bu partilerin propaganda yapmalarına izin vermeyeceğini duyurmuştu.

Taliban ile bazı militan örgütlerin tehditleri ve saldırıları nedeniyle ülkenin kuzey batısındaki Hayber-Paktunva'da seçim çalışmaları neredeyse durma noktasına geldi. Belucistan eyaleti ve ülkenin en büyük kenti Karaçi'de ise etnik temelli siyaset yapan rakip partilerin birbirine yönelik saldırıları nedeniyle büyük mitingler yapılamıyor; propaganda çalışmaları önceki göre sönük geçiyor. Parti liderleri ve tanınmış adaylar, saldırı endişesiyle kurşun geçirmez cam kafeslerden halka sesleniyor; halkın arasına karışmalarına güvenlik güçlerice izin verilmiyor.

 

Yarışı iki merkez sağ parti arasında geçiyor

Seçim yarışı, merkez sağdaki Pakistan İslam Birliği (PML-N) ve Pakistan Adalet Hareketi (PTI) arasında geçiyor. Daha önce iki kez başbakanlık yapan Navaz Şerif liderliğindeki PML-N'nin birinci parti çıkmasına kesin gözüyle bakılıyor. Ülkenin en tanınmış siyasetçilerinden Şerif'in en büyük avantajı, memleketinin, yaklaşık 50 milyon seçmene sahip Pencap eyaleti olması. Köklü bir siyasi harekete liderlik eden Şerif, Pencap'ta oldukça güçlü. Ayrıca, ülkedeki büyük aşiret ve dini grupların desteğini alarak seçimlere gidiyor olması PML-N'yi seçimlerin favorisi hale getiriyor.

Merkez sağın en güçlü ikinci partisi PTI'ya, milliyetçi ve Amerikan karşıtı söylemleriyle ön plana çıkan Pakistan kriket takımının eski kaptanı İmran Han liderlik ediyor. Geçen salı miting platformundan düşerek yaralanan İmran Han, siyasal sisteme sert eleştirileri, köklü değişim ve gençlere gelecek vaad eden ateşli konuşmalarıyla son iki yıldır adından söz ettiren bir isim. PTI liderinin, Pakistan nüfusunun yüzde 60'ını oluşturan genç nüfustan önemli bir destek alması bekleniyor. Zira seçmen yaşının 18 olduğu ülkede PTI adaylarının yüzde 80'i seçimlere ilk kez girecek kimseler ve üçte biri de 35 yaşın altında.

 

Dini eğilimli partilerin iddiası yok

Pakistan'da 1990'larda büyük halk desteği kazanan fakat 2000'li yıllarda erime sürecine giren dini eğilimli partiler mevcut pozisyonlarını korumak istiyor. Ülkede "İslamı çizgi"nin en büyük siyasal temsilcisi olan Münevver Hasan liderliğindeki Cemaat-ı İslami'de (JI), iktidarda yer alması beklenen PML-N ve PTI ile seçim ittifakı kurulamaması nedeniyle hayal kırıklığı yaşanıyor. Geçen seçimlere katılmayarak meclis dışında kalan JI'nin yine de kent merkezlerinden alacağı oylarla adaylarının bir kısmını meclise taşıması bekleniyor.

Aynı kulvardaki Mevlana Fazlurrrahman'ın liderliğindeki İslam Alimleri Cemiyeti (JUI) ise özellikle Pencap ve Hayber-Paktunva bölgelerinde kırsal kesimlerde etkili. Geçen seçimde 7 milletvekili çıkaran JUI, bu seçimde oylarını ve milletvekili sayısını arttırmayı hedefliyor.

Geçen aralık ayında Kanada'dan ülkesine dönen, değişim talebiyle başkent İslamabad'da tüm dünyanın ilgisini çeken büyük bir yürüyüşe öncülük eden Kur'an Yolu Hareketi lideri Tarir-ul Kadri'nin partisi Pakistan Halk Hareketi (PAT) ise seçime katılmıyor. Kadri, seçim sistemini protesto ediyor. Seçim ittifakı girişimleri sonuçsuz kalan Birleşik Sünni Konsey'in (USC) de önemli bir performans göstermesi beklenmiyor.

 

Koalisyon kaçınılmaz

Seçim barajının olmadığı Pakistan'da bir partinin tek başına iktidarı elde edecek sayıda sandalyeye sahip olması dar bölge sisteminin de etkisiyle oldukça zor. Ayrıca, meclise çok sayıda bağımsız aday girmesi güçlü hükümetler kurulmasını ve hükümet pazarlıklarını olumsuz etkileyebiliyor. Yerel ve uluslararası araştırma kuruluşlarınca yayımlanan kamuoyu yoklamaları, 11 Mayıs seçimlerinden tek başına iktidar çıkmayacağını gösteriyor.

Anket sonuçları, Navaz Şerif'in PML-N'sinin yüzde 20-25, İmran Han'ın PTI'sının yüzde 15-20, eski Başbakan Benazir Butto'nun 25 yaşındaki oğlu Bilavel Butto'nun liderliğindeki PPP'nin ise yüzde 10-15 aralığında oy alacağı yönünde.

 

Müşerref beklediğini bulamadı

Pakistan'da seçim sürecini farklı kılan en önemli gelişme, darbeyle yönetimi ele geçirmiş eski Genelkurmay Başkanı ve Devlet Başkanı Pervez Müşerref'in tutuklanarak yargılanması oldu.

1999'daki askeri darbeyle dönemin başbakanı şimdiki seçimlerin en güçlü adayı Navaz Şerif'i koltuğundan edip sürgüne gönderen Müşerref, 2008'deki seçimlerde desteklediği partinin mağlup olmasıyla görevini bırakıp ülkeden ayrılmıştı.

Seçimlere katılmak amacıyla mart ayında ülkesine dönen Müşerref beklediği kamuoyu desteğini bulamadığı gibi, aleyhinde açılan çok sayıda davayla uğraşmak zorunda kaldı.
9 yıl boyunca ülkesini tek başına yöneten Müşerref'in bu seçimler için yaptığı adaylık başvuruları reddedilmişti.

Bağımsızlığından bu yana ilk defa bir genelkurmay başkanı ve devlet başkanının yargılandığı Pakistan'da, Müşerref hakkında terörizm, cinayet ve vatana ihanet suçlamalarıyla açılan dava devam ediyor. Müşerref halen ev hapsinde tutuluyor.

Son olarak, yerel bir mahkemenin "askeri darbeyle meclisi kapatmak ve anayasayı askıya almak" gerekçesiyle ömür boyu siyasetten men cezası verdiği Müşerref, lideri olduğu Tüm Pakistan İslam Birliği Partisi'ni (APML) seçimlerden çekme kararı aldı.

Sürgünde yaşadığı Dubai'den "ülkeyi kurtarmak" gerekçesiyle Pakistan'a döndüğünü söyleyen Müşerref'in demokratik seçimlere katılma girişimi sonuçsuz kaldı.

 

Pakistan'da seçim konvoyuna saldırı: 2 ölü

Pakistan'da 11 Mayıs'ta yapılacak seçimler öncesi Belucistan eyaletinde Pakistan İslam Birliği Partisi'nin (PML-N) konvoyuna düzenlenen saldırıda iki kişi öldü. Polis yetkilileri, Belucistan'ın Tutbat bölgesindeki PML-N milletvekili adayının hedef alındığı saldırıda, 3 kişinin de yaralandığını bildirdi. PML-N'e karşı daha önce saldırı düzenlenmemişti.
Saldırıyı ise henüz üstlenen olmadı. Pakistan'da seçimlerin ülke gündemine girmesiyle seçim büroları ve adaylara karşı düzenlenen saldırılarda 120'den fazla kişi hayatını kaybetti.

 

Eski başbakanlardan Gilani'nin oğlu kaçırıldı

Pakistan'da 6 ay önce görevinden alınan eski başbakanlardan Yusuf Rıza Gilani'nin oğlu Ali Haydar Gilani'nin kaçırıldığı belirtildi. Güvenlik yetkilileri, kimliği belirsiz silahlı kişilerin, Pakistan Halk Partisi'nin (PPP) seçim toplantısını bastığını, saldırganların ateş açması sonucu ölü ve yaralıların olduğunu bildirdi. Pakistan'ı 4,5 yıl yönettikten sonra mahkeme kararıyla görevinden alınan Başbakan Gilani, oğullarıyla PPP'nin Multan kentindeki seçim kampanyasını yürütüyordu.