Pandemide cildi ihmal etmeyin

Koronavirüs salgını sürerken bu süreçte fazla dışarı çıkamamak, gün ışığından faydalanamamak, stres, sık antiseptik ürün kullanmak gibi faktörler cilt sağlığımızı da olumsuz etkileyebiliyor. Dr. Pelin Taşkıran, evde kaldığımız pandemi sürecinde cildimizin bağışıklığı hakkında bilgiler verdi cilt sağlığı hakkında önerilerde bulundu.

19 Mayıs 2020 Salı, 02:00
Abone Ol google-news

Koronavirüs salgını sürerken bu süreçte fazla dışarı çıkamamak, gün ışığından faydalanamamak, stres, sık antiseptik ürün kullanmak gibi  faktörler cilt sağlığımızı da  olumsuz etkileyebiliyor.  Medikal Estetik Hekimi Dr. Pelin Taşkıran, koronavirüs salgını nedeniyle sık kullanılan el dezenfektanı gibi alkol bazlı temizleyicilerin, egzamaya, ellerde dermatite yol açabileceğini belirterek “Bu dönemde hem immün sistem, hem cilt sağlığı için bağışıklığımızı güçlendirmeli, uyku düzenine önem göstermeli, stresten uzak durmalı, bol su içmeli, evleri de her gün etkin şekilde havalandırılmalı, güneşe çıkamadığımız için D vitamini takviyesi almalıyız” önerilerinde bulundu.

Dr. Taşkıran ile koronavirüs sürecinde cilt sağlığını konuştuk. Taşkıran, bu dönemde cildin normal florasının bozulmamasının önemli olduğunu belirterek “Cildimiz bizim en geniş organımız. Bu süreçte çok fazla dezenfektan ve antiseptik kullanımı normal cilt florasını bozabiliyor, egzama (allerjik dermatit )denilen iritasyon tabloları oluşabilir. Cilt doku bütünlüğü bağışıklık için önemli,buna dikkat etmek gerek” dedi. 

ELDİVENLERE DE DİKKAT

Eldivenler, bisikletler, silgiler gibi günümüzde pekçok üründe bulunan lateks maddesine karşı alerjisi olanların bu dönemde sıklıkla kullanılan eldivenler nedeniyle de sorun yaşayabileceğini anımsatan Taşkıran “Bu nedenle lateks alerjisi olanlar dikkat etmeli. Nitril eldivenler var, hem biraz daha kalın hem de elde terleme ve alerjiye yol açmayan eldivenler. Lateks alerjisi olan bu tür eldivenleri kullanabilir” diye konuştu. 

Taşkıran, özetle şunları dile getirdi:“Bağışıklık sistemi dediğimiz tanım, belli bir mikroorganizmanın vücutta hastalık oluşturabilmesine karşı vücudun kendisini direncidir. Pek çok patojen vücudumuza alındığında eğer bizim bağışıklığımız düşükse hastalık yapabilir. O yüzden immün sistemimizi hem cilt, hem sindirim, hem genel bağışıklık anlamında bu süreçte yüksek tutmak önemli. Özellikle glutatyon ,alfa lipoik asit ve C vitamini bu dönem önemli. Glutatyon güçlü bir antioksidan. Glutatyon içeren besinler kuşkonmaz, ıspanak, brokoli gibi sebzelerde var. Ancak bağırsaklardan geçerken tekrar aminoasit yapılarına ayrıldıkları için biyoyararlanımları biraz düşebiliyor. O nedenle hücresel düzeyde vücudumuzda  sentezi arttıran sisteinden zengin sarımsak,soğan,lahanagiller gibi sebzeleri tüketmek bu dönemde daha mantıklı. Antioksidan gücü yüksek Zençefil ve zerdeçal da, antienflamatuar (iltihap baskılayan) kırmızı pancar da cilt sağlığını destekler. 

KAPALI ORTAM GÜNEŞ IŞIĞI

Yine bu dönemde kapalı alanlarda daha fazla zaman geçirdiğimiz için D vitamini eksikliğinin ortaya çıkabileceğini anımsatan Dr. Taşkıran, şu önerilerde bulundu:

- Ara ara balkon, teras gibi alanlarda güneşe çıkmalıyız. Güneşsiz kaldığımız için günlük D vitamini alınmasında fayda var. Ancak 5 dakika güneşlenirken bile güneş koruyucu Uv filtreli krem sürmeliyiz. 

- Glutatyon sentezini arttıran en önemli şeylerden biri de uyku hormonu yani melatonindir. Özellikle melatonin hormonunun en yüksek sentezlendiği 23.00 ile 02.00 arasında uyuyor olmamız lazım. 

- Cildimizin oksijenlenmesini arttıran en önemli şey kılcal damar dolaşımının artmasıdır. Eğer çok fazla sıcak ve nemsiz ortama maruz kalıyorsak, sıcak banyo yapıyorsak bunlar kılcal damar dolaşımına zarar verir. Sıcak banyodan kaçınmalı, arada cilde soğuk tampon yapmalıyız. 

- Mavi ekran ışıkları da ciltte hasarlanmalara yol açıyor, ultraviyole hasarı ile ciltte ton farklılıklarına kolajen kayıplarına hızlı yaşlanmaya neden oluyor.

-Cildimizin yağ dengesini korumak aknelenmeyi önlemek için düzenli arındırıcı bakımları ihamal etmemeli, siyah zencefil ve karbon içerikli peelingler ile destekleyebiliriz 

- Sürekli ekran maruziyeti ve yine kılcal dolaşım bozukluğuna bağlı gözaltı morluklarına karşı K ve C vitamini içeren mineral bazlı dermokozmetik katkısız kremler kullanabilir, ılık  yeşil çay pansumanları dairesel masajlar yapabilirsiniz. 

- Uyku aynı zamanda bağışıklık için de önemli. 6 saatin altına inmemeli, uyku düzeni. 

- Stresten de uzak durmamız gerek. Olumlu düşünceye yönelik aktivitelere de yönelmeliyiz. 

- Çok fazla çay kahve tüketilince suyu arttırmamız gerek, mesela 8 bardak su içiyorsak 3-4 bardağı alkali olursa asit yükü  düşeceği için detokslanmış ve asiti dengeleriz. Alkali su nedir içine bir parça limon, bir litre suya bir çay kaşığı karbonat koyarsanız alkali su haline gelir, nispeten bizim ödemimizi gidermekte hem de vücuttaki asit yüküne iyi gelir. - 

-Evi her gün etkin şekilde havalandırılmalı, kullandığımız yastık kılıflarını. havlu ve çarşafları da sık değiştirmeliyiz