'Resmi Gazete'de gördük'

RTÜK Başkanı Prof. Dr. Davut Dursun, RTÜK'ün de aralarında bulunduğu üst kurulların bağımsızlığını kaldırdığı eleştirilerine neden olan kanun hükmünde kararnameden Resmi Gazete'de yayımlandıktan sonra haberdar olduklarını söyledi.

27 Ağustos 2011 Cumartesi, 11:31
Abone Ol google-news

Kararnamenin çalışmalarını etkilemeyeceğini belirten Dursun, “AB nezdinde bizim gibi kurumların özerkliği hususunda bir tartışma gündeme gelebilir mi? Belki bazı platformlarda bu sözkonusu edilebilir. Ama neticede bu hükümetin tercihi. Hükümet bunun cevabını hazırlamış bulunuyor ki böyle bir düzenleme yaptı” dedi. Dursun, seçim dönemi raporları konusunda da içinin rahat olduğunu söylerken, Ulusal Kanal ve Halk TV’nin belli bazı siyasi eğilimlerin yanında olduğunu ileri sürdü.

RTÜK Başkanı Prof. Dr. Dursun, kurulun projelerini ve gündemini Cumhuriyet’e değerlendirdi. Dursun’un gündeme ilişkin sorulara verdiği çarpıcı yanıtlar şöyle:

- Sayın Arınç’ın sert tepki gösterdiği evlilik programlarından birinin aynı tarihlerde RTÜK üyelerinin büyük bölümünün oylarıyla ceza almaktan kurtulduğu ortaya çıktı. Bu ilginç bir tezat oluşturmadı mı?

- Sayın Bakan’ın o programlar hakkında olumsuzluğu öne çıkartarak, rahatsızlığını dile getirmesi, saygıyla karşılanması gereken bir husus. Ama, Sayın Bakan’ın o açıklamasından sonra bizim o programlara yönelik olarak ‘Sayın Bakan karşı öyleyse biz de hemen ceza yazalım’ diye bir politika geliştirmemiz elbette ki mümkün değil. Biz bu dönemde daha kararlılıkla bunların üzerine gideceğiz. Çünkü aile değerleri yıpratılıyor, insanlık onuruna aykırı yayınlar yapılıyor.

- Son günlerde tartışılan kanun hükmünde kararnameyle Bakan’ın böyle bir tepki koymasından sonra RTÜK’ün özerk bir karar alması zor olacak gibi durmuyor mu?


- Ben öyle anlamıyorum. KHK ‘denetleyebilir’ diyor. Bunun RTÜK’e yönelik bir özel düzenleme olduğunu sanmıyorum, biraz daha ekonomik hayatla ilgili kurumlar konusundaki bir ihtiyaçtan kaynaklandığını düşünüyorum. Bizim açımızdan sorun yaratacak bir düzenleme değil. Zaten denetleniyoruz.

- RTÜK’ün özerkliğiyle ilgili bir sıkıntı da oluşturmadı mı sizce?


Özerklikle ilgili bir tartışmayı gündeme getirdi orada haklısınız. AB nezdinde bizim gibi kurumların özerkliği hususunda bir tartışma gündeme gelebilir mi? Belki bazı platformlarda bu sözkonusu edilebilir. Ama neticede bu hükümetin tercihi. Bunun cevabını da hükümet verecek. Dolayısıyla hükümet bunun cevabını hazırlamış bulunuyor ki böyle bir düzenleme yaptı.

- Sizin bir itirazınız oldu mu düzenlemeye ya da öneri sundunuz mu?

Hayır böyle bir düzenlemenin yapılacağından bizim herhangi bir bilgimiz yoktu. Biz de yayımlandıktan sonra haberdar olduk. Çünkü RTÜK’e yönelik birşey değil bu. Bizim bu işin içerisine girmemiz, oradaki ‘5018 sayılı kanuna ekli 3 sayı cetvelde yer alan kurumlar dahil’ ifadesinden dolayıdır. 3 sayılı cetvelde üst kurullar var, biz de yer alıyoruz. Biz bundan dolayı ilişkilendirildik yoksa bizimle bir ilgisi yok. Bu durum bizi etkileyebilecek birşey değil, AB ilişkilerini etkiler mi? Onu belki AB Bakanlığı ile oturup konuşmak lazım. Eğer böyle bir ihtimal olursa, tahminim AB Bakanlığı’nın da katkısıyla bu yeniden düzeltilebilir. Buradaki düzenleme RTÜK’ü ciddi anlamda etkileyebilecek birşey değil.

- Seçim döneminde yeterince izleme raporu hazırlanmadığı, raporların genelde belli kanalları hedef aldığı eleştirileri yapıldı. Seçim dönemi çalışmalarınız konusunda içiniz rahat mı?

İzlenme oranı yüksek olan büyük televizyonlarda bir problem olmadı. Problem yaşanan televizyonlar marjinal demeyelim de izlenme nispeti son derece düşük ve belli siyasi eğilime angaje olmuş televizyonlar açısından yaşandı. Orada da problem şu; diyelim Ulusal Kanal gibi, Halk TV gibi, Bengütürk gibi televizyonlar zaten doğaları gereği belli bir siyasi eğilime angaje demeyelim de o siyasi eğilimin yanında olan televizyonlar. Dolayısıyla onlar ister istemez yayınlarını buna göre yapıyorlar. Bu tolere edilebilir mi? Şöyle derseniz edilebilir: Belli televizyonlar belli görüşler doğrultusunda yayın yapabilir derseniz problem yok. Ama, YSK’nin seçim dönemine ilişkin yayın ilkelerinde tarafsızlık, fırsat eşitliği gibi ilkeler var. YSK bize ‘raporlar neden az geldi’ demedi. Bu dönemde bazı şikayetler gitti. Onlar da şikayetleri bize gönderdi, biz de buna ilişkin cevap düzenliyoruz ve gönderiyoruz.

- RTÜK’ün bölge temsilciliklerinin kapatılmasıyla ilgili tartışmalar var...

Bölgeler zaten yeni yasayla birlikte kapatılmıştı. Mevcut bölgelerin biz seçime kadar temsilcilik olarak devamına karar vermiştik. Bölgelerin temsilcilik olarak devam edip etmemesi tartışmaları vardı. Seçimden sonra Üst Kurul, Van ve Adana’nın tasfiye edilmesini, diğer yerlerin yani Diyarbakır, İstanbul ve İzmir’in yeniden yapılandırılma koşuluyla devam etmesini uygun gördü. Şimdi biz bütün televizyon yayınlarını Ankara’ya alıyoruz. Örneğin Osmaniye’deki yayınları online sistemle Adana’ya alacaksak, aynı şekilde Ankara’ya alalım. Şu soru sorulabilir; neden Diyarbakır’ı bıraktınız? Tabi Diyarbakır’ın özel bir durumu var, güvenlik problemi var. İstanbul zaten yayının merkezi. İzmir’le ilgili olarak da Yunanistan’la yaşanan teknik problemler var. Bunun için İzmir’de bir temsilcinin olmasının uygun olacağı savunuldu.