Roboski gerçekleri

Dava dosyasına giren İçişleri raporunda terörist sanılan grubun saldırabileceği bir yer olmadığı, ‘acil müdahale gerektiren saldırı tehlikesi bulunmadığı’ vurgulandı.

28 Aralık 2015 Pazartesi, 23:44
Abone Ol google-news

Üzerinden 4 yıl geçmesine rağmen hâlâ faillerin yargı önüne çıkarılmadığı Roboski katliamı ile ilgili dava dosyasındaki bilgiler bombardıman kararının alınmasının dayanakları olarak ileri sürülen gerekçelerin oldukça tartışmalı olduğunu ortaya koyuyor. Katliama ilişkin dosyada, Genelkurmay Başkanlığı’nın bombardıman kararı alınmasında MİT’in önceden verdiği istihbaratların etkili olduğuna ilişkin görüşü de yer almıştı. Bu gerekçe, 34 köylünün yaşamını yitirdiği bombardıman kararının, “kaçınılmaz hata” olduğunu savunan Askeri Savcılığı’nın takipsizlik kararına da MİT’in adı verilmeden yansımıştı.

Raporlar yetersiz

Dosyada yer alan İçişleri Bakanlığı Müfettiş Raporu’nda ise MİT’ten gelen 12 istihbarat raporunun Operasyonel Bilgi Paylaşım Sistemi aracılığıyla 27 Kasım - 28 Aralık 2011 tarihleri arasında Genelkurmay’a bildirildiğine dikkat çekti. 23. Sınır Tümen Komutanlığı ile İl Jandarma Alay Komutanlığı’nın istihbaratlarının da aynı yönde olduğu ifade edilen raporda “Bu bilgilerden BTÖ (bölücü terör örgütü) mensuplarının sınırdan geçebileceği ve üs bölgelerine saldırabilecekleri sonucunun çıkarıldığı, bu bilgilere dayanılarak eylem ikazı uyarılarının yapıldığı” anlatıldı. Raporda “Ancak 28 Aralık 2011 günü İHA görüntülerinde tespit edilen grubun BTÖ mensubu olduğu veya içinde BTÖ mensuplarının veya liderlerinin bulunduğuna ilişkin spesifik bir istihbarat bilgisinin elde edilen bilgi ve belgelerde olmadığı anlaşılmaktadır” denilerek dosyada bulunan istihbarat raporlarının bombardıman kararı için yeterli olmadığı savunuldu.

‘Tepki’ atışı uzağa

Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı’nın olayla ilgili takipsizlik kararında bombardıman kararının alınmasında İHA’larla tespit edilen grubun, yapılan top atışlarına rağmen yollarına devam ettiklerine dikkat çekilerek bunun “kaçakçı davranışı” olmadığı ve grubun PKK’li olduğuna dair değerlendirmeyi güçlendirdiği belirtilmişti. İçişleri Bakanlığı raporunda ise top atışlarının grubun uzağına yapıldığı için grubun tepki göstermediği anlatıldı. Şırnak 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı’nda görevli Topçu Binbaşı Mehmet Bülent Ölçensoy, İçişleri Bakanlığı müfettişlerine verdiği ifadede, Tümen Komutanı’nın talimatıyla “İHA’nın aldığı görüntüdeki insanların tepkisini ölçmek amaçlı” 5 aydınlatma ve 7 tahrip mermisi olmak üzere toplam 12 top atışı yapıldığını söyledi. Ölçensoy, “Hedef kitlenin topçu mermilerine tepki göstermemesi benim kafamda soru işaretidir. Bu sebeple kuşku olduğu için BTÖ mensupları yok edildi diye bir coşku olmadı” dedi. Atışların 2. Ordu Komutanlığı’nın izin vermemesine rağmen yapıldığı belirtilen raporda da atışların grubun 4-5 kilometre ötesine yapıldığı belirtilerek “Bu durumda grubun top atışına tepki vermemelerinin sebebinin mesafe olduğu söylenebilir” denildi.

Üs bölgesi yok

Takipsizlik kararında gelen grubun askeri üs bölgelerine saldırı düzenleyebileceği endişesi ile bombardıman kararı verildiği belirtiliyordu. İçişleri Bakanlığı raporunda ise “Bombalamadan önce BTÖ mensubu olarak değerlendirilen grubun kısa süre içinde saldırabilecekleri askeri üs bölgesi ve yerleşim yerinin grubun beklediği yere mesafesinin 5 km olduğu, ayrıca grubun sınırdaki Geymişule ve Barkur üs bölgelerine yönelmediği, grubun en yakın yerleşim yerine ve üs bölgesine ulaşmasının bir saatten fazla zaman alacağı, grubun saat 21.00’de sınır bölgesine geldiği ve yaklaşık 40 dakika burada beklediği, kısa zaman içinde saldırı tehlikesinin bulunmadığı, dolayısıyla bu şekilde yavaş hareket eden gruba coğrafi yönden acil müdahale edilmesini gerektirecek bir sebebin bulunmadığı”
ifade edildi.

HAYATA DÖNÜŞ’LE AYNI KODLAR


Dava dosyasındaki belgelere göre, hava bombardımanının planlanması aşamasında “Sınır çıkışı komuta kontrol uçağına ‘Bora’, sınır girişi ‘Tufan’ kod kelimeleri kullanılarak ikaz edileceği, havada muhabere aktarımına ihtiyaç olması durumunda röle kod kelimesinin ise ‘Ayna’ olacağı belirtildi. Buna göre görevin iptal kodu “Zafer”, erteleme içinse “Nacar” kodu kullanılacaktı. Bombardıman için belirlenen kodların Bora ve Tufan olması çarpıcı bir benzerliği de gündeme getirdi. Cezaevlerine 19 Aralık 2000 tarihinde düzenlenen ve 32 kişinin öldürüldüğü Hayata Dönüş katliamında hazırlanan gizli planların adı da Bora ve Tufan’dı.

Asla vazgeçmeyiz

Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Gülyazı köyünde ölenler için anma programı düzenlendi. Saygı duruşunun ardından hayatını kaybedenlerin fotoğraflarını taşıyan grup, slogan attı. HDP’li Meral Danış Beştaş, bir kişinin bile savcının önüne çıkartılmadığını belirterek failleri yargı önüne çıkarmaktan asla vazgeçmeyeceklerini ifade etti. Konuşmaların ardından köydeki mezarlığa yürüyen grup, olayda yaşamını yitirenlerin mezarları başında dua etti. İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hakikat ve Adalet Komisyonu, dün akşam Beyoğlu’nda eylem düzenledi. Niğde’de önceki gün Roboski katliamını protesto etmek için eylem düzenleyen HDP’liler taşlı saldırıya uğrarken gece geç saatlerde kimliği belirsiz kişiler parti binasına silahlı saldırı gerçekleştirdi. Ankara Kızılay Kolej Kavşağı’ndaki eyleme polis müdahale ederken 2 kişi gözaltına alındı. İzmir’de Alsancak’taki Kıbrıs Şehitleri Caddesi’ndeki eyleme polis müdahale etti. İl Eş Başkanları Cavit Uğur ile Dilek Aykan’ın da bulunduğu 9 kişi gözaltına alındı.