"Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat Onlara"

"Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat Onlara"da Mathias Énard, Michelangelo'nun hayatının hiç bilinmeyen bir dönemi hakkında bir masal anlatıyor.

25 Nisan 2011 Pazartesi, 13:53
Abone Ol google-news

Mathias Énard’ın Goncourt des Lycéens ödüllü romanı "Savaşları, Kralları ve  Filleri Anlat Onlara", XVI. yüzyıl İstanbulunun, zamanın karanlığına gömülmüş Galata’nın ve Saray’ın öyküsü...

Ve Sultan İkinci Bayezid’in davetiyle İstanbul’a gelen, kaldığı üç ayın güncesini tutan büyük ressamın…

13 Mayıs 1506. Marmara’dan gelen gemi, Sarayburnu’ndan süzülerek limana yanaştı.

Gemiden indirilen kürkler, çuha yünler, top top Bergamo satenleri ve Floransa kadifeleri arasında limana ayak basan esmer bir erkek. Belli, bir yabancı… Davud’u yeryüzüne indiren, yarattığı heykelin azameti karşısında dizlerine kapanıp “Konuş artık!” diye ağlayan büyük sanatçıdır: Michelangelo Buonarroti.

Hayal kırıklığı ve küskünlük içinde Roma’dan ayrılıp Floransa’da soluklanmak isteyen Michelangelo, karnını doyurmak için gittiği handa karşısına dikilen iki adam görür. 

Papa’dan bir mesaj geldiği konusunda çok emindir. Yumuşak mumlu kağıda uzanır ve damga yerine bilmediği harflerle mühürlenmiş mektubu şaşkınlıkla açar. Papa’dan gelmediğini anladığı mektubu isteksizce masaya bırakır, ama merak ağır basacaktır.

Kendi ülkesinde gördüğü aşağılanmaya karşı durmaya çalıştığı o garip ve karmakarışık günlerde Osmanlı Sultanı Bayezid, kendisini İstanbul’a davet etmektedir! Sultan, asırlardır tüm medeniyetlerin gözdesi başkentinin Altın Boynuz’una, şehri ikiye ayıran Haliç’e, İmparatorluğun şanına yaraşır bir köprü inşa edilsin istemektedir. Leonardo Da Vinci’nin çizimleri geri çevrilmiştir ve şimdi sıra ondadır. Mektupta, “Kabul edecek olursanız, şan ve şerefte Büyük Usta’yı geçeceksiniz, çünkü onun başaramadığını başaracak ve dünyaya eşsiz bir anıt armağan edeceksiniz… ” diyor Sultan.

Can Yayınları'ndan çıkan "Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat Onlara"da Mathias Énard, Michelangelo’nun hayatının hiç bilinmeyen bir dönemi hakkında bir masal anlatıyor: İstanbul’da geçen üç ay. Ve 1500’lü yılların Osmanlı payitahtı, Katolik Krallar’ın zulmünden kaçan Yahudilerin sığındığı, çok farklı kökenden insanların yan yana yaşayabildiği, sanatçıların birbiriyle yarıştığı, Doğu’dan Batı’ya tüm yolların kesiştiği benzersiz kent İstanbul…


Mathias Énard

Mathias Énard, 1972’de Fransa’da doğdu. Doğu Dilleri Enstitüsü’nde Arapça ve Farsça eğitimi gören yazar, Ortadoğu’ya uzun süren yolculuklar yaptı. 2000 yılından beri Barcelona’da yaşıyor ve Barcelona Üniversitesi’nde Arapça dersleri veriyor. Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat Onlara, 2010 yılı Goncourt des Lycéens Ödülü’nü kazanmıştır.