‘Sıfır promil’ Yozgat

Yozgat Valiliği’nin bir gecede aldığı “OHAL kapsamında kentteki alkollü mekânların kapatılması” kararı, en başta Yozgatlı esnafı mağdur etti. Şehrin ilçelerinde bulunan 32 alkollü mekânın sahipleri, “OHAL sadece Yozgat’ta mı var?” diye tepki gösterdi.

29 Eylül 2016 Perşembe, 20:25
Abone Ol google-news

Yozgat, valiliğin bir gecede aldığı “OHAL kapsamında kentteki alkollü mekânların kapatılmasına” yönelik uygulaması nedeniyle mağdur. Sadece ilçelerinde alkollü mekân bulunan kentte, 32 esnafın Vali Kemal Yurtnaç’a tepkisi ise aynı: “Vali Bey, önümüz kış, ne yiyip ne içeceğiz? Kredi borçlarımızı nasıl ödeyeceğiz? OHAL sadece Yozgat’ta mı var? Biz, şimdi sizin kararınıza uyup mekânlarımızı kapattık. Borçlarımızı ödeyecek misiniz? Bize iş verecek misiniz? Eğer, yanıtınız evet ise bu yerleri tümden kapatalım... OHAL’de FETÖ ile mücadele edilsin.”

Alkollü mekanları kapattıran Yozgat Valisi: Bir bakıma elektrik verdik, herkes kendine gelsin

Yozgat’a gelir gelmez, Cumhuriyet ekibi olarak birbirimize baktık... İlk sorduğumuz soru, “Alkollü mekânlar kapatılmıştı, nerede bu mekânlar?” oldu. Bir kentte illa ki bir alkollü mekân bulunurdu. Ama yok! Esnaf, AKP iktidarından önce kentte alkollü mekânların sayısının bir hayli fazla olduğunu, bu mekânların daha sonra birer birer, “çeşitli bahanelerle” kapatıldığından dert yanıyor. Sadece içkili mekânlar da değil... Temelleri 1966’da atılan, 1972 yılında faaliyete geçen ve 2004 yılına kadar da yılda 10 milyon litre bira üreten Yozgat Tekel Bira Fabrikası da “özelleştirmeye” kurban edilmiş. Şimdi ise yalnızca Boğazlayan, Sarıkaya, Yerköy, Yenifakılı gibi ilçelerde alkollü içki satılan mekânlar var. Bunların sayısı da sadece 32.

Cumhuriyet’in Yozgat’ta olduğunu duyan mekân sahipleri, birer birer dertlerini anlatmaya başladı. Her birinin derdi ortak. Hepsinin bankalara kredi borcu var. Hep bir ağızdan sözleşmiş gibi aynı şeyi söylüyorlar: “Çok borcumuz var, derdimizi Vali Bey’e siz de anlatın...”

‘Anneyim ben anne...’

Mekân sahiplerinden Aysel Özalıcı, “kadın ve anne olduğunun” altını çiziyor. Valiliğin emriyle dükkânlarının kapatılma emrinin geldiğini ve “Saat 19.00’a kadar dükkânlarınızı boşaltın, yoksa 40 bin TL ceza ödersiniz” denildiğini belirtiyor. OHAL uygulaması sona erene kadar da dükkânlarını açamayacaklarından yakınıyor; “Dükkânımızı, ekmek teknemizi açamamamız demek, çoluğumuza çocuğumuza bakamamak demek. Anneyim ben anne... Çocuklarım, gelinlerim var benim. Torunlarım... Nasıl eve ekmek götüreyim? Namuzsuzluk yapmıyoruz biz. Vali Bey, bu uygulamayı yaparken bizi, bu işletmelerde çalışanları, bankalara olan kredi borçlarımızı, sigortalı işçilerimizi düşündü mü acaba?” diye soruyor.

 

Yozgat’ta yalnızca içkili mekânların sahipleri değil, buralarda çalışan personel de mağdur.

‘Sarıkaya’daki olay bahane’

Sarıkaya’da mekân sahibi Tekin Mert ise yasaktan birkaç gün öncesinde ilçede yaşanan ve ölümle biten bir silahlı saldırı olayının kapatmaya “bahane edildiğini” dile getiriyor.

TEKEL BAYİLERİ NE OLACAK?

Tekel bayi işletmecisi Ahmet Batur kapatmanın sadece alkollü işletmeleri etkilemediğinin altını çiziyor. Bu mekânlara alkol satışı yapan Tekel bayilerinin de “bir süre sonra ekmeklerinden olacağını” belirtiyor.

‘KADINLAR HEP MAĞDUR’

Bir kadın mekân sahibi daha, Günay Karacabey de kapatılma gerekçesine tepki gösteriyor. Valiliğe, “OHAL bir tek Yozgat’ta mı var?” diye soruyor. “Kadınların bu noktada da mağdur edildiğinin” altını çiziyor.

‘SANKİ CÜZAMLIYIZ, DIŞLANIYORUZ'

Mekân sahiplerinin hepsinin ağzından “sözleşmiş gibi” aynı cümleler dökülüyor: “Alkollü mekân işletmek kötülük yapmak demek değildir. İnsanların eş dostlarıyla bir araya gelmelerinin sebebi bir yerde. Ama sanki cüzamlıyız. Alkollü mekânları kapattıklarında hiç alkol tüketilmeyeceğini mi düşünüyorlar. İnsanlar, eğer alkollü mekânlara gidemeyecekse, sokakta da içebilir. Her bir kapatılan mekân, deyim yerindeyse ‘köşe başı mekânları’ doğuruyor.”

VALİ BORÇLARI ÖDESİN, BİZE DE İŞ VERSİN

Mehmet Özalıcı, “Çocuklarımı nasıl okutacağım? Önümüz de kış... Ne iş yapacağız şimdi” diye soruyor önce. Sonra, şu sözlerle anlatıyor derdini: “Bu mekânları açmak için bankalardan yüklü miktarda kredi çektik. Borcun altından çıkmamız mümkün değil. Şimdi bizim işçilerimiz, işçilerimizin çoluğu çocuğu ne yiyip, ne içecekler? Vali Bey, bizim bütün borçlarımızı ödesin, sonra bize bir iş versin, biz de tümden kapatalım o zaman bu mekânları... Devletimiz bize ceza mı veriyor? OHAL’de Vali Bey de FETÖ ile mücadele etsin, esnafla değil.”