Siyasi partilerde bayramlaşma

Kurban Bayramı nedeniyle siyasi partiler heyetleri birbirlerine bayram ziyaretlerinde bulundular.

28 Kasım 2009 Cumartesi, 09:51
Abone Ol google-news

AKP'ye ilk olarak MHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Bal başkanlığındaki heyet, ziyaret etti. Bal, bayramların, ''milletin hayatında kırgınlıkların giderildiği, dostlukların güçlendirildiği, biraz daha geniş açıdan bakıldığında da milli birlik ve beraberliğin güçlendirildiği mübarek günler olduğunu'' anımsattı.

Faruk Bal, sözlerine şöyle devam etti: ''Türk milleti olarak bu bayramda mutluluğa susamış, refaha susamış bir görüntü içindeyiz. Tabii ki yaşanan ekonomik sıkıntılar, fakirleşme, işsizlik, tarım kesiminde ciddi bir çöküş, esnaf ve ticaret hayatımızdaki sıkıntılar, sanayi alanındaki verimsizlik ciddi bir sorun olarak karşımızda. Bunları elbette milli birlik ve beraberlik içinde aşarız, aşmamız gerekir. Bayramlar da bunun bir vesilesidir. Ancak bu sorunların sanki üstünü örtercesine, ayrışmacı bir anlayışın Türkiye'ye yayılıyor olmasını MHP olarak çok ciddi bulmaktayız, çok büyük bir tehlike olarak görmekteyiz. Dolayısıyla ayrılıkçı, bölücü, toplumu geren politikaların biran önce bu mübarek gün de vesile kılınarak sona ermesini, milli birliğimizin bütünlüğümüzün bağımsızlığımız için teminat olmasını temenni ediyoruz. İnşallah bu mübarek günlerde bu gibi düşünenlere Cenab-ı Allah fırsat vermeyecektir. Milletimiz her zor şartın altında nasıl bir çıkış yolu buluyorsa, buna da bir çıkış yolu bulacak. Sağduyu ve ortak akıl hakim olacak. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ilelebet payidar kalacağı günleri hep birlikte yaşayacağımızı ümit ediyoruz.''

AKP Genel Başkan Yardımcısı Salih Kapusuz da, bayramın, ''milletin, ülkenin ve insanlığın hayrına olmasını'' diledi. Bayram günlerini, ''güzelliklerin paylaşıldığı, dostlukların, dostların arttırıldığı, varsa kırgınlıkların giderildiği özel ve önemli günler'' olarak nitelendiren Kapusuz, ''Medeniyetimizin, değerlerimizin bir imkan olarak bize verdiği önemli bir gündür. Onun için bugünlerde medya mensubu arkadaşlarımız da gündeme girmesini istedikleri konular olabilir. Ama siyasi ortamda taktir edersiniz ki her zaman her yerde istediğimiz konuları tartışıyoruz, fakat bugün güzellikleri ve dostluğu paylaşmak istiyoruz'' dedi.
 

DSP heyetinin ziyareti

AKP'ye daha sonra Genel Başkan Yardımcısı Tufan Bural, Kadın Kolları Genel Sekreteri Ayten Şahin ve Parti Meclisi üyesi Tuncer Ertürk'ten oluşan DSP heyeti ziyaret etti.
Bural, gelecek bayramların, bu bayramlardan daha iyi olmasını dilerken, Kapusuz da heyete ''Hoş geldiniz'' diyerek, bayramla ilgili iyi temennilerini dile getirdi. Görüntü alınmasının ardından basın mensupları dışarı çıkarken Salih Kapusuz, basın mensuplarının mikrofonlarını içerde bırakabileceklerini belirterek, ''Teknoloji ilerlediği için teknolojiye kurban gitmeyelim'' şeklinde espri yaptı.
 

CHP'nin ziyareti

AKP'yi daha sonra İstanbul Milletvekili Nur Serter başkanlığındaki CHP heyeti ziyaret etti. Serter, ''candan ve dostane'' karşılama için teşekkür ederek, bayramların kırgınlıkların geride bırakıldığı, dostlukların ön plana çıktığı bir süreç olduğunu söyledi. Bu bayramın, ''işsizliğin, yoksulluğun, hukuksuzlukların, telefon dinlemelerin, sağlık sorunlarının geride kalacağı bir bir sürecin başlamasına vesile olmasını'' dilediklerini kaydeden Serter, ''Umuyoruz ki hep birlikte Türkiye'de ahengin, huzurun, daha iyi koşulların hakim olacağı bir dönemi başlatmayı başarabiliriz'' dedi.

Salih Kapusuz da, bayramların güzelliklerin paylaşıldığı, kırgınlıkların dilenmediği, dostluğun gelişmesine fırsat günler olduğunu söyledi. İnsan hayatı olduğu sürece, sorunların da olacağına işaret eden Kapusuz, ''Bundan sonra da olacaktır. Problemlerin çözümü konusunda herkesin ortak aklını, katkısını, ülkesi ve milleti için orta yere koyması lazım. Projelerini de iyi anlatması lazım. Eğer projeniz varsa, millete anlatabiliyorsanız, ikna edebiliyorsanız, milletimizin ön yargısı olmadan her türlü siyasi desteği partilerimize verdiği bilinmektedir'' diye konuştu.
 

Domuz gribi

Kapusuz'un sözlerinin ardından, heyetler arasında ''domuz gribi''ne ilişkin sohbet başladı.

Serter, Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın sürekli aşı olunması konusunda uyarılar yaptığını, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ise başka şeyler söylediğini, kendilerinin de ''arada kaldıklarını'' söyledi.

AKP yöneticileri, aşı olduysa, kendilerinin de bunu düşünebileceklerini ifade eden Serter, muhataplarına aşı olup olmadıklarını sordu. Salih Kapusuz, bu işin yetkililerinin önerilerini çok önemsediklerini belirterek, ancak risk gruplarının kategorilere ayrıldığını anımsattı. Bunun tüm dünyada böyle olduğunu belirten Kapusuz, ABD Başkanı Barrack Obama'nın da aşı olmadığını kaydetti.

Nur Serter'in, Başbakan Erdoğan'ın aile bireylerinin de aşı olmadığını belirtmesi üzerine Kapusuz, şunları söyledi: ''Kişisel tercihler konusunda bunu kabul etmek lazım. Bazı insanların tercihleri farklı olabiliyor. Asıl olan, bilim ve ehil insanların açıklamalarıdır. Biz bunları önemsiyoruz. Sayın Başbakanımız kendisine ait düşüncelerini her zaman ve her konuda çok açık ve net ortaya koyan ve bu konuda da sadece yanlış anlaşılmalara vesile olmasın diye görüşlerini gizleyen bir tip değildir. Tipik bir Anadolu insanı olarak dobra dobra olarak her şeyi konuşan bir liderdir. Ama genel manada bilime, özellikle işin ehli insanların açıklamalarına önem vermiştir, her zaman saygılı olmuştur. Bir hükümet düşünün ki, bu hükümet her türlü tedbiri almıştır. Hatta dünya ülkelerinin önünde hareket etmiştir. Başbakan'a rağmen böyle bir iş yapılması da mümkün değil.''

 

BBP heyeti

AKP'yi, BBP Genel Başkan Yardımcısı Üzeyir Tunç başkanlığındaki heyet ziyaret etti. ''25 Marttan bugüne şahadet sürecinde olduklarını'' ifade eden Tunç, ''(Gereği yapılsaydı, 48 saat orada bekletilmeseydi bunlar yaşayacaktı) demiyoruz ama keşke bunlar olmasaydı'' diye konuştu. Kapusuz da hayatın acı ve tatlı olaylarla devam ettiğini belirterek, ''Bayramın ilk sabahı ne yaparız? Kabirlerimizi ziyaret ederiz. Yani biz geçmişimizi unutamayız, onları hep hayırla yad ederiz'' dedi. Kapusuz, rahmetli Yazıcıoğlu'nu her zaman her yerde hayırla yad ettiklerini'' dile getirdi.
 

DP heyeti

DP Genel Başkan Yardımcıları Ufuk Söylemez ve Cem Karakeçili'den oluşan heyet AKP'yi ziyaret etti. DP'li Söylemez, AKP kongresinin hayırlı olmasını dileyerek, kendilerinin de Anavatan Partisi ile bütünleşme sürecini tamamladıklarını söyledi. Kapusuz da yeni dönemin hayırlı olmasını dileyerek, siyasi partilerin bayram nedeniyle bir arada olmasından duyduğu sevinci ifade etti. Muhalefetsiz bir demokrasinin asla düşünülemeyeceğini dile getiren Kapusuz, ''Parlamento içinde olur, dışında olur önemli değil. Önemli olan bir şey var ki ülkeye yardımcı olmak, ülkeye katkı vermek. Muhalefetin görevi, tenkit ile beraber yol gösterici olmak, sorumluluk taşımak'' dedi. ''Demokratik merkez'' adı altında bir bütünleşme yapısı kurduklarını ifade eden Söylemez, ''Biz, ülkedeki kamplaşma, gerginlik ve kutuplaşmanın giderek sıkıntılı boyutlara gelmesinden doğrusu mutlu değiliz. Bayramları, barışan Türkiye anlamında, demokratik diyalog içinde ele almanın bir vesilesi olur diye düşünüyoruz'' diye konuştu.
 

SHP'nin ziyareti

DP heyetinin ardından AKP'yi Genel Başkan Yardımcısı İsmail Yılmaz başkanlığındaki SHP heyeti ziyaret etti. Yılmaz, AKP'nin, ''gerek demokratik açılım konusunda, gerekse demokrasinin tüm kurum ve kuruluşlarıyla yeniden yapılanması konusundaki önerilerini birçok yönüyle doğru bulduklarını'' belirterek şunları söyledi: ''Sivil ve vesayetsiz bir rejimin, vesayetsiz bir sivil demokrasinin, asker vesayetinden kurtulmuş bir demokrasinin yani demokratik bir cumhuriyetin oluşması konusunda epeyce noktada buluşuyor ya da bu girişimlerinizi destekliyoruz. Bu ülkede kılık ve kıyafet nedeniyle eğitim ve öğretim eşitliği anayasal bir hak olan, Anayasa'nın eşitlik ilkesinin çiğneniyor olması bizim nezdimizde reddedilen bir yapıdır. Bunun haksızlık olduğunu düşünüyoruz.''

Kapusuz da ülkenin geleceğiyle ilgili temennilerinden dolayı Yılmaz'a teşekkür etti. Daha çağdaş bir Türkiye hedefine yönelik çabalarının devam ettiğini anlatan Kapusuz, ''Partimizin hedefi, Büyük Önder'in ifade ettiği gibi muasır medeniyet seviyesini yakalamak ve hatta üzerine çıkmaktır'' diye konuştu. Yılmaz, siyasi partilerin kuruluş amaçlarının iktidar olmak olduğunu belirterek, AKP ile tüm ekonomik, siyasi ve örgütsel olarak örtüşmediklerini, AKP'nin, katılmadıkları birçok görüşünün de bulunduğunu söyledi.

AKP'nin ''kürt açılımı'' konusunu TBMM'ye getirmesinin son derece önemli olduğunu dile getiren Yılmaz, bu konunun ''yarım kalmaması gerektiğini, çünkü bunun kanayan bir yara olduğunu'' dile getirdi. ''Alevi sorununun da kanayan bir yara'', bunun konuşuluyor olmasının bile ''yüreklilik'' olduğunu ifade eden Yılmaz, bundan dolayı da AKP'yi kutladıklarını bildirdi.

Kapusuz, bazı konuların siyaset üstü olduğunu belirterek, şöyle konuştu: ''Yıllardır ihmal edilmiş, bir nevi üstü örtülmüş, adım atma cesareti gösterilmemiş konulara el attık. Türkiye'deki var olan bütün problemleri kendi problemimiz kabul ettik. Bunların çözümü konusunda ciddi, kararlı adımlar atacağımızı, üzerinde yük olarak taşıdığı bu problemlerden kurtarılması noktasında ortak aklı çıkarma ve beraber olma arzumuzu ifade ettik. Demokratik açılımın iki hedefi vardır. Bunlardan bir tanesi terörizmi, teröristi minimize etmek, ortadan kaldırmak, ikincisi de demokratik bir ülke, temel hak ve özgürlüklerin standardı çağdaş standarda gelmiş bir ülke hedefini yakalamaktır.''
 

Saadet Partisi heyeti

Genel Başkan Yardımcısı Şeref Malkoç başkanlığında Saadet Partisi heyetinin ziyareti sırasında da domuz gribi ve ''kürt açılımı'' konusu konuşuldu. Malkoç, bayramların, sevinçlerin paylaşıldığı, üzüntülerin de paylaşılarak azaltıldığı günler olduğuna işaret ederek, siyasette, sosyal alanlarda sıkıntıların yaşandığı dönemlerde bayramların ''ilaç'' gibi geldiğini söyledi. Malkoç, ayrıca ''kürt açılımı'' konusunda partisinin hazırladığı ''Gönüllü Birliktelik'' adındaki çalışmanın kitapçığını Kapusuz'a verdi.

Kapusuz da kitapçığı daha önce okuduğunu belirterek, ''Biz ülke yararına kim ne düşünüyorsa, onları alıp incelemek, değerlendirmek, sorumluluk ve ülkedeki problemleri çözmek için gayret eden AK Parti'ye yakışan davranış olduğu için değerlendiririz'' dedi. Kapusuz, domuz gribi konusunda da ''Sağlık Bakanımız, gerçekten ülkenin sağlığının tamamından sorumluluk taşıyan bir bakanlığın başında bulunuyor. Elinden geldiği kadar, ülkemizde sağlık problemlerini minimize etmek için çabalıyor'' dedi.

Sağlık kurumlarında, kendilerinden önceki dönemde yaşanan sorunları en aza indirmek için çabaladıklarını ve atılan adımlarla toplumda büyük bir memnuniyet oluştuğuna işaret eden Kapusuz, domuz gribi konusunda pek çok devletin önünde, Türkiye'nin çok önemli çalışmalar yürüttüğünü anlattı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, açık görüşünü ifade etmesinden dolayı, bazı değerlendirmeler yapıldığını kaydeden Kapusuz, ''Ama Sayın Başbakanımızın söyledikleri, Sayın Bakanımızı takviye ediyor bir anlamda, tamamlıyor. Çünkü bir mecburiyet söz konusu değil'' dedi. Sağlığın, siyaset üstü bir konu olduğunu, herkesi ilgilendirdiğini belirten Kapusuz, ''Allah bu millete sağlık, sıhhat, afiyet versin'' dedi.
 

DTP heyeti

Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır başkanlığındaki DTP heyetinin ziyaretinde de iyi temenniler dile getirildi. Kapusuz da ''İnsanlık için asıl olan sevgi, saygı ve anlayış içinde olmaktır. Kan, gözyaşı, savaş hiç kimsenin onaylamadığı, onaylayamayacağı üzücü olaylardır ama bütün bu güzel temennilere rağmen bu üzücü olayların yaşandığı da bir vakadır'' dedi.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Kapusuz, birlik, beraberlik ve kardeşliğin sembolü olan bayramların önemine işaret ederek, DTP'nin bayramını kutladı. DTP'li Bayındır da ''Kurban Bayramı, Hazreti İsmail'in, insanın katledilmesinin engellendiği, bu nedenle hayvanların kesildiği bir geçmiş. O nedenle insanın ölümden kurtulduğu yaşam sevincidir aslında Kurban Bayramı... İnsanın kurban edilmediği bir bayramdır. Biz de umuyoruz ve diliyoruz ki sebebi ne olursa olsun iç kimsenin kurban edilmediği, herkesin yaşama hakkının korunduğu, insanların eşit, özgür, birlikte yaşadığı bir sistemi bayram havasında yaşayalım. Dileriz bunun çabasını, hep birlikte sonucuna, amacına vardırırız diyorum'' dedi.

 

DSP'ye ilk bayram ziyaretini MHP yaptı

Kurban Bayramı dolayısıyla siyasi partilerdeki bayramlaşma ziyaretleri kapsamında, MHP, CHP, AKP, DP, SHP, İP, BBP, DTP, Saadet ve LDP heyetleri DSP'ye misafir oldu. DSP Parti Genel Sekreteri Hasan Erçelebi ile Genel Sekreter Yardımcısı Soydal Sılay, parti genel merkezinde siyasi parti temsilcilerini kabul etti. DSP Genel Merkezi'ne ilk olarak Genel Başkan Yardımcısı Faruk Bal başkanlığındaki MHP heyeti geldi.

Ülkenin içinde bulunduğu şartlar altında bayramın tadını almaya fırsat bulamadıklarını savunan Bal, işsizliğin gençlere gelecek ümidini kaybettirdiğini iddia ederek, ''Birlik, beraberlik ve coşkunun yaşanacağı bayramlarda, AKP'nin teslimiyetçi politikaları sonucu sosyal çatışmalara doğru giden ayrımcılık, bölücülük fikirleri yaygınlaşıyor. Dileriz AKP bu politikaların yanlış olduğunu bir an önce anlar ve en kısa zamanda bu yanlıştan döner. Ancak, AKP politikalarıyla bunları körüklemektedir'' dedi. DSP Genel Sekreteri Erçelebi de, ''Ülke tarihinde belki ilk defa 338 sandalyesi olan bir iktidarın toplumu bu kadar gerdiğini görüyoruz. 'Acaba AKP'nin kendi içinde bir sıkıntısı mı var?' diye düşünüyoruz'' diye konuştu.

İstanbul Milletvekili Nur Serter başkanlığındaki CHP heyetinin ziyaretinde konuşan DSP Genel Sekreteri Erçelebi, Türk toplumunun ve kültürünün çok zengin ve sağlam olduğunu belirterek, ''Bu sıkıntıları aşacağız ancak başbakanının beden dilini okuyorum ve şunu söyleyebilirim. Başbakan çok gergin'' görüşünü savundu. Serter'in, ''Başbakan 'muhalefet konuşurken televizyonlara kırmızı nokta konsun' diyor. Ama kendi konuştuğunu duymuyor'' sözleri üzerine Erçelebi, ''Başbakan'ı bayramdan sonra bir 'check-up'a mı göndersek?'' şeklinde espri yaptı.

Nur Serter, Başbakan Erdoğan ile Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın domuz gribi aşısı hakkında farklı beyanlarda bulunarak halkın kafasını karıştırdığını ileri sürerek, sağlık konusunun siyasete alet edildiğini savundu. Daha sonra beraberindeki heyet ile birlikte DSP Genel Merkezi'ni ziyaret eden AKP Sakarya Milletvekili ve MKYK üyesi Hasan Ali Çelik, parti olarak yaptıkları düzenlemelere her kesimin katılımını önemsediklerini belirterek, ''İyi bir yasa yapmazsak, beklentileri karşılamazsak eksik yapmış oluruz'' dedi. Çelik, bayramın ardından Borçlar Kanunu'na ilişkin düzenlemenin gündeme geleceğini bildirdi.
 

DP-ANAVATAN birleşmesi

DP ve SHP'nin ziyareti aynı anda gerçekleşti. DP Genel Başkan Yardımcısı Ufuk Söylemez, DP-ANAVATAN birleşmesinin topluma verdikleri bir söz olduğunu belirterek, ''Türkiye'nin ulusal devlet olarak ayakta kalması için mücadele ediyoruz. Türkiye'nin şu tablosu bir arada olmayı gerektiriyor. Bugün milli birliğimiz tehlikede. Bu noktada solcu sağcı ayırımı yapmamak gerek. Gerçekleştirdiğimiz birlikteliği hafife almayın Türkiye'nin böyle bir birlikteliğe ihtiyacı var'' dedi.

SHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Yılmaz'ın ''Celal Doğan size katıldı. Karayalçın da size katılacakmış'' sözleri üzerine Ufuk Söylemez, ''Öyle bir bilgimiz yok'' diye konuştu.
DSP Genel Sekreteri Erçelebi de, ''siyasi partilerin sermayelerinin şeffaflaşması ve parayı nereden bulduklarının belli olması'' gerektiğini söyledi.

İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Özbey'in ziyareti sırasında konuşan Erçelebi, 25 Kasım'da kamu çalışanlarının gerçekleştirdiği uyarı grevini hatırlatarak, ''AKP iktidarı ilk kez kamu çalışanlarının böyle bir tepkisi ile karşılaştı. Sözün bittiği noktadayız. İnsanların tepkilerini ortaya koymak için sokağa çıkması lazım. Bu dalga tsunami gibi büyüyecektir'' iddiasında bulundu.
 

BBP ve DTP'nin ziyareti

Erçelebi ile Sılay, DTP heyetinin gecikmesi nedeniyle BBP ile DTP heyetlerini bir arada misafir ettiler. Burada konuşan DTP Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır, Türkiye'de hakkını arayan herkesin suçlu olduğunu öne sürerek, ''Bu zihniyetten kurtulmak lazım. Adalet bir gün herkese lazım olacak. Kırmızı çizgilerin kalkması lazım'' görüşünü savundu.
Erçelebi bunun üzerine, ''Hukuku yeşertmezseniz yaygınlaştırmazsanız size de lazım olduğunda bulamazsınız'' dedi.

BBP Genel Başkan Yardımcısı Üzeyir Tunç'un DSHP'nin kurulmasını hatırlatarak, ''Sizde de değişiklikler var'' sözleri üzerine Erçelebi, ''Biz de basından izliyoruz. Çok da ciddiye almıyoruz. Siyasi bir olay olarak değil magazinsel bir olay olarak bakıyoruz'' diye konuştu.

Saadet Partisi heyetinin ziyaretinde ise Erçelebi, ''Vatandaşın bu bayram yüzü gülmüyor. Öğrencileriniz ortalığı mahvetti. Diplomalarını iptal edemez misiniz?'' sözlerine karşılık Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ertan Yülek, ''Bunlar bizden icazet almadılar. Temel eğitim aldılar, ama yetiştirmediğimiz, diploma vermediğimiz insanlar'' diye konuştu. DSP'yi LDP'nin yanı sıra Memur-Sen ve Kamu-Sen de ziyaret etti.

 

CHP'ye bayram ziyaretleri

CHP'de, Kurban Bayramı dolayısıyla gerçekleşen siyasi partiler arası bayramlaşma çerçevesinde gelen heyetlere, Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Selvi ile Parti Meclisi (PM) üyeleri Nesrin Baytok ve Sinan Yerlikaya ev sahipliği yaptı. Konuk heyetler, ziyaret sırasında çiçek ve çikolata getirirken, CHP'de de konuklara çay, kahve ve çikolata ikram edildi. Gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulunulan ziyaretler kapsamında CHP'ye ilk olarak SHP, son olarak ise MHP heyeti geldi.

Genel Başkan Yardımcısı Reha Denemeç başkanlığındaki AKP heyetinin ziyaretinde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dün bayram namazı sonrasında yaptığı açıklamalar konu oldu. Denemeç, ziyaretin başında, bayramların kırgınlıkların bittiği günler olduğunu belirterek, siyasetçiler arasındaki gerginliklerin bayram günlerine taşınmaması gerektiğini ifade etti.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Selvi de AKP iktidarında yaklaşık 14 bayramı birlikte kutladıklarını ve hep güzelliklerin temenni edildiğini söyledi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dün İstanbul'da bayram namazı sonrasında yaptığı açıklamalara değinen Selvi, ''Başbakan, bayramın birinci gününde muhalefete hak etmediği kadar sert eleştiriler yapmış. Bu beni çok üzdü'' dedi. İktidar olanların, huzurun kalıcı olması için çalışması gerektiğini ifade eden Selvi, AKP'nin, bunun aksi bir tavır sergilediğini savundu. Selvi, ''Sayın Başbakan'ın en azından bir gün muhalefete çatmadan, bayramı kutlayıp geçmesini beklerdim'' dedi.

Reha Denemeç ise ''Tansiyonun yükseltilmemesi gerekir. Bu, her iki taraf için de geçerlidir. Elbette iktidarın sorumlulukları var ama ana muhalefet de iktidar kadar sorumludur. İki tarafında bilinçli hareket etmesi gerekir'' dedi. Denemeç, bayramların bu ortamlara fırsat olmasını da diledi.

CHP PM üyesi Nesrin Baytok da muhalefetin uzlaşmadan yana olduğunu, hatta geçmişte birçok konuda çalışmalara destek verdiğini ancak iktidarın bu yaklaşımı paylaşmaması üzerine uzlaşma zemininin ortadan kalktığını ileri sürdü.
 

'Bayram konseptiyle uyuşmuyor'

AKP Merkez Karar Yürütme Kurulu (MKYK) üyesi Zeynep Karahan Uslu da söz alarak, bayram ziyaretinde ev sahiplerinin sözlerine ''Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın sözlerindeki üslubu eleştirerek başlamasını kişisel olarak doğru bulmadığını'' söyledi. Uslu, bu yaklaşımın ''bayram konseptiyle uyuşmadığını'' ifade etti. Cevdet Selvi ise bunun üzerine iyi dileklere katıldığını ancak kendisini üzen bir konuda eleştiri yapmasının ve görüşlerini aktarmasının da en doğal hakkı olduğunu bildirdi.

Selvi'nin, ''Bugün bayram konuşmayalım, bugün kritik gün konuşmayalım'' gibi tavırlarla susturma yoluna gidilmesinin yanlış olduğunu'' söylemesi üzerine Uslu, böyle bir yaklaşım olmadığını kaydetti. Uslu, ''Burada Sayın Baykal'ın sözlerine atıfta bulunmak da mümkün ama uygun bir durum olmaz'' dedi.

Denemeç'in, ''Her şeyin yeri zamanı var. Siyaset kolay iş değil. En azından belirli günlerin adabına uygun olmak lazım. Biz buraya bayram için gelmiş bir heyetiz. Bunu, başında da ifade ettik ama yine aynı yere geldik'' sözleri üzerine ise Selvi, ''Başımızla beraber'' karşılığını verdi. Selvi, ''Ben 20 yıldır siyaset yapıyorum. Siyasetin de Türkiye'nin de adabını çok iyi bilen bir kişiyim. Halkın bu kadar bunaldığı bir ortamda insan kendini tutamayabilir'' diye konuştu.
 

'Telefonla konuşmaya korkuyoruz'

AKP Ankara Milletvekili Zeynep Dağı da ''Biz iktidara aday bir muhalefet istiyoruz. Öneri üretilmesini istiyoruz'' dedi. Cevdet Selvi, bunun üzerine ''Her sorunun önünde ve arkasında Türkiye'nin gerçeklerine uygun önerilerimiz vardır ama uzlaşma hep lafta kalıyor'' diye konuştu. Dağı ise ''Uzlaşma Mecliste olur'' dedi.

Zeynep Karahan Uslu ise CHP'nin 1989 tarihli raporunu hatırlatarak, ''CHP rapora sadık mıdır?'' diye sordu. Selvi'nin, sadık olunduğuna dair sözleri ve ardından hükümete yönelik eleştirileri üzerine de Uslu, AKP iktidarının Türkiye'nin en özgürlükçü iktidarı olduğunu ifade etti. Bu sözlere Nesrin Baytok ''Ama telefonla konuşmaya korkuyoruz'' karşılığını verdi. Uslu da yargı kararlarının hükümetle ilişkilendirilmemesi gerektiğini belirtti. Denemeç'in ''1982 Anayasası'nın değişmesi lazım. Beraber oturup çalışalım'' sözlerinin ardından AKP heyetinin ziyareti tamamlandı.
 

'Akıl, fikir ihsan etmesini temenni ediyoruz'

MHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Bal başkanlığındaki MHP heyeti de CHP'yi ziyaret etti.
Bayramların, dostluğun, kardeşliğin geliştirilmesi, kırgınlıkların giderilmesi gereken zamanlar olduğunu hatırlatan Bal, şunları söyledi: ''Bu bayramı, millet olarak ayrışma sürecinin en kritik noktasında kutluyoruz. Terörün yapamadığını AKP iktidarı yapacak şekilde, insanların soyunu ve inançlarını dikkate alarak ayrıştırma sürecinin başladığını görüyoruz. Böyle bir süreçte ve mübarek bir günde Cenabı Allah'ın akıl, fikir ihsan etmesini temenni ediyoruz. Bin yılda biz bu topraklarda birlikte kan dökerek, birlikte ter akıtarak bir kardeşlik yarattık. Milletimize de 'yabancı ülkelerin yazdığı senaryoları dikkate alarak bu ayrıştırma sürecinin içindeki tehlikeyi, ihaneti fark etmesini ve ayrıştıran güçlere karşı birliği ve bütünlüğü savunabilecek bir anlayışa gelmesini' temenni ediyoruz". Bal, Türkiye'nin gerçek gündeminde açlık, işsizlik, ekonomide verimsizlik ve yolsuzluk olduğunu savunarak, ''AK Parti'nin kaçtığı bu gerçek gündemin tartışılacağı günlerin gelmesini'' diledi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Selvi de karamsarlığa kapılmamak gerektiğini belirterek, tarihe dönüp bakıldığında bunun gibi olayların beraber, kol kola aşıldığının görüleceğini kaydetti. Milletin iyi niyeti ve özverisinin istismar edildiğini söyleyen Selvi, ''Aslında toplum, iktidar tarafından tahrik ediliyor. Artık son noktasına geldi. Büyük bir bedel ödeyerek insanlar bunu iyi niyetle, sabırla beklediği halde hayal kırıklığına uğradı. Biz bunu sandığın başında, özgürce ve demokratik yolla aşacağımıza inanıyorum. Sizin, bizim, bu ülkeyi seven bütün insanların bir araya gelerek bu temel doğruda mücadeleyi sürdürmesi gerekiyor'' diye konuştu.
 

'Muhalefeti kendi istediği gibi yapmak istiyor'

İktidarın her yerde kadrolaştığını, şimdi de ''muhalefet iyi muhalefet değil'' anlayışını dile getirmeye başladığını savunan Selvi, ''Muhalefeti de kendi istediği gibi muhalefet yapmak istiyor'' dedi. Hükümetin 8 yıldır iktidarda olduğunu belirten Selvi, bu süre içinde seçimlerde söz verdiği ancak gerçekleştirmediği konularda muhalefeti suçladığını ileri sürdü.

Selvi'nin bu sözleri üzerine Bal da, ''Adalet ve Kalkınma Partisi demokrasiyi içine sindirememiş, kendisine verilen çizgi perspektifinde Türkiye'yi belirli bir noktaya götürmeye çalışan partidir. Bu parti demokrasiyi trene benzetir, gideceği yere kadar kullanır'' diyerek, muhalefet olmayan bir demokrasinin de demokrasi olmayacağını vurguladı. CHP'yi, DSP, BBP, Saadet Partisi ve DP heyetleri de ziyaret etti.

 

MHP'ye bayram ziyaretleri

MHP'yi sırasıyla DSP, AKP, BBP, Saadet Partisi, DP ve CHP heyetleri ziyaret etti. Konukları MHP Genel Başkan yardımcıları Bülent Didinmez, Münir Kutluata ve Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Taytak'tan oluşan heyet karşıladı. DSP'nin ziyaretinde, bayramların barış ve kardeşlik günleri olduğu vurgulanarak, ''kürt açılımı'' konusundaki eleştiriler dile getirildi.

MHP'yi daha sonra Genel Başkan Yardımcısı Reha Denemeç başkanlığındaki MKYK üyesi Zeynep Karahan Uslu, Ankara Milletvekili Zeynep Dağı, Karabük Milletvekili Mehmet Ceylan'dan oluşan AKP heyeti ziyaret etti. Ziyarette, bayramlarda yaşanan trafik kazaları konuşuldu. Didinmez, bayramlarda yaşanan can kayıplarının önlenmesini diledi. Reha Denemeç de trafik kurallarına uyulduğu sürece kaza risklerinin yarı yarıya azaldığını anlattı. Denemeç'in, Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) kökenli olduğunu hatırlatması üzerine sohbet, DPT'nin ülkeye hizmetleri ve çalışmaları hakkındaki karşılıklı konuşmalarla devam etti.

MHP'yi daha sonra BBP ve Saadet Partisi heyetleri ziyaret etti. Bu ziyaretlerde konuşan Didinmez, hükümetin ''kürt açılımı'' çalışmalarını eleştirerek, ''iktidarın uygulamalarından kaynaklanan bir kaos yaşandığını, hükümetin milleti ayrıştırarak, birbirleriyle rakipmiş gibi bir ruh haline bürünmelerine neden olduğunu'' öne sürdü. Didinmez, ''Eğer iktidar, en baştan sakat olan bu adımından bir an önce vazgeçmezse Türkiye bin yıllık kardeşliğinin bozulduğu, ayrışan, çatıştırılan unsurlar olarak bir bölünmeye, sosyolojik bir hadiseye doğru gider'' görüşünü dile getirdi.

''Suni gündemlerle yolsuzluk ve yoksulluğun örtülmeye çalışıldığını'' ileri süren Didinmez, ''hükümetin uygulamalarının yıllardır, beraber ve birlikte olan vatandaşları farklılaştırmaya götürdüğünü, toplumun büyük çoğunluğunun da bu uygulamalara karşı tavır takındığını'' iddia etti. Yapılan bir anket çalışmasından örnek veren Didinmez, Kayseri'de açılım uygulamasına karşı olanların oranının yüzde 70 olarak belirlendiğini söyledi. Didinmez, ''O kadar demokratsanız, demokrasiden bahsediyorsanız, bu yüzde 70 çoğunluğu da dikkate alın'' dedi.

'Siyaset sahte gündemlerle kutuplaşıyor'

DP heyetinin MHP'yi ziyareti sırasında, İstanbul Milletvekili Nur Serter başkanlığındaki CHP heyeti de geldi. MHP heyeti, CHP ve DP heyetlerini birlikte ağırladı. Bu ziyarette de ''kürt açılımı'' ve ekonomi sorunları konuşuldu. DP Genel Başkan Yardımcısı Ufuk Söylemez, Türkiye'de siyasetin, ''bu kadar sahte gündemlerle kutuplaştığını hiç görmediğini'' belirterek, ''AK Parti iktidarının neden olduğu hasarları'' önlemek için çalışacaklarını anlattı.

MHP'li Didinmez de milletin iş başına getirdiği AKP'ye yine milletin ''kenara çekil'' demesini sağlayacaklarını belirterek, ''Hasar gerçekten çok büyük, eşi benzeri yok'' diye konuştu. ''Siyasette seviyesizliğin her geçen gün arttığını'' savunan Didinmez, ''Hocalarını takip etselerdi bu yanlışlara düşmezlerdi. Hele hele bir Başbakan bu seviyede olmamalı'' görüşünü ifade etti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ''muhalefet görevini üstlenen ve tehlike olarak gördüğü herkese karşı sert bir üslup kullandığını ve bunu alışkanlık haline getirdiğini'' savunan Didinmez, ''İmam böyle yaparsa cemaat ne yapmaz'' diye sordu. 

Başbakan Erdoğan'ın takip ettiği bu metoda, AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik ile Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ve parti yöneticilerinin de katıldıklarını öne süren Didinmez, ''Bunca yıllık geçmişi olan bir kültürün var olduğu parlamento çatısı altında bile nezaketsizlik, geldiği nokta itibarıyla birçok tehlikenin önüne geçiyor'' görüşünü savundu.

Didinmez, ''kürt açılımı'' genel görüşmesi sırasında TBMM'de, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin konuşması sırasında, Başbakan Erdoğan'ın ''nezaketsiz bir söz kullandığını'' ileri sürerek, ''Ne sözünü kullandığını kendisi biliyor. Sayın Başbakan, Sayın Genel Başkanımıza, uygun olmayan birtakım değerlendirmeleri yakıştırabilecek bir gerginliğe, strese ya da farklı bir psikolojik hale bulaşmış bulunuyor'' değerlendirmesinde bulundu.
 

'Dinleniyoruz endişesiyle dertleşemiyoruz'

CHP'li Nur Serter de bu bayramın ''kardeşlik duygularının en fazla zedelendiği'' bir süreçte kutlanmaya çalışıldığını savundu. Hükümetin ''açılım'' adı altında ''milleti ayrıştırdığını, daha önce birbirinin etnik kökenini merak etmeyen insanların bu konuyu merak eder hale geldiklerini'' öne süren Serter, ''Şu anda da belirli yerlerde tehlikeli bir süreç başladı, düğmeye basıldı'' iddiasında bulundu.

İktidarın, açılımı, ''demokrasi adına yaptığını'' söylediğini belirten Serter, ''Bu işleri demokrasi adına yapıyor, yaptığını iddia ediyor ama demokrasi çiğnenerek bir dinlemeler süreci başlatıldı. Yargı çok ciddi baskı altındadır'' görüşünü dile getirdi. yurttaşların bayram kutlamalarında bile ''dinleniyorum endişesi'' ile rahatça dertleşemediklerini ileri süren Serter, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Bu en temel haklarımızın ihlalini bile sanki çok doğal ve meşru bir hareketmiş gibi topluma sunan bir yönetimle karşı karşıya olmamız üzüntü vericidir. Bayramlaşmak için telefonları açarken bile dinlenildiğinizi bilerek telefon etmenin, tedirginliği ve rahatsızlığı içindeyiz. Paylaşmak istemediğimiz bir sırrımız olduğu için değil ama özel yaşamlarımıza böylesine bir müdahalede bulunulduğu için... Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik koşullar, işsizlik, eğitim sorunları bu bayramı bayram gibi hissetmemizi zorlaştırıyor. Umuyoruz ve diliyoruz ki kısa sürede bu iktidardan kurtulduğumuz günler, bu bayramları da doya doya yaşayacağımız günler olacaktır.''

 

SP'ye ziyaretler

Saadet Partisini, DP, BBP, SHP, İşçi Partisi, CHP, AKP, MHP, DSP ve LDP heyetleri ziyaret etti. Ziyaretçileri, Saadet Partisi Genel Başkan yardımcıları Ömer Vehbi Hatipoğlu ve Mücahit Yanılmaz ile Genel Sekreter Yardımcısı Atıf Özbey ağırladı. CHP adına İstanbul Milletvekili Nur Serter başkanlığındaki heyet, Saadet Partisi'ne geldi. Ziyarette konuşan Serter, aşı tartışmalarını değerlendirerek, bu konuda toplumda bir güvensizlik ortamının oluştuğunu söyledi. Serter, ''İnsanlar Sağlık Bakanı'nın ağzından çıkan şeye güven duyamıyorlar, hoş bir durum değil'' dedi.

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hatipoğlu ise hükümetin bu konuda ''yanlış bir politika izlediğini'' savunarak, hükümetin, yurttaşları aşıya zorlamaması veya aşı karşıtı tutum sergilememesi gerektiğini ifade etti. Hatipoğlu, ''Konu uzmanlar tarafından tartışılmalı ve vatandaşlar bu tartışmalar sonucunda kararlarını vermeli'' görüşünü dile getirdi. Serter, dinleme iddialarına da değinerek, TBMM'de yapılan görüşmelerde, ''iktidar partisi milletvekillerinin, dinleme iddialarını son derece doğal ve masum bir olaymış gibi savunduklarını'' öne sürdü. Serter, ''insanların özel hayatına müdahalenin süreklilik kazandığını'' iddia etti.
 

'Bayramlaşma, genel başkanlar tarafından yapılsın'

Saadet Partisini, AKP adına Sakarya Milletvekili Hasan Ali Çelik başkanlığındaki heyet ziyaret etti. Ziyarette konuşan Hatipoğlu, bayramlaşmanın genel başkanlar tarafından yapılmasının daha faydalı olacağını belirterek, bunun toplumdaki gerginliği azaltacağı görüşünü dile getirdi.

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Yanılmaz da genel başkanların yapabileceği bir bayramlaşmanın Cumhurbaşkanı veya Meclis Başkanı tarafından düzenlenebileceğini dile getirerek, ''Dünyaya bir güç birliği sergilenmiş olur, Türkiye'de tüm siyasi partilerin ortak bir noktası olduğu gösterilir'' dedi. AKP Milletvekili Çelik ise genel başkanların bayramlaşmasının, olumlu bir yansıması olacağını ifade etti.

Saadet Partisini, MHP adına Genel Başkan Yardımcısı Faruk Bal başkanlığındaki bir heyet ziyaret etti. Bal, ziyarette yaptığı konuşmada, hükümetin uyguladığı politikalarla, ''Türkiye'deki barış, kardeşlik, huzur ve refah ortamının aşındığını'' ileri sürdü. Bal, ''AKP, bin yılda kurulan kardeşlik hukukunu, bir günde berhava ederek, insanları soy meselesine soktu'' görüşünü savundu. Partisinin ''kürt açılımı'' konusundaki görüşlerinin net olduğunu da vurgulayan Bal, ''Bunun bir okyanus ötesi proje olduğunu, gören göz, duyan kulak biliyor'' diye konuştu.

Hatipoğlu ise ''iktidarın her konuda toplumu kutuplaştırdığını'' savunarak, ''Aşı sorununda da bu oldu. Maalesef süreç çok kötü yönetiliyor'' dedi. Terör örgütünün 30 yılda millet arasında bir ayrışmaya sebebiyet veremediğini vurgulayan Hatipoğlu, ''(Açılım) lafının ortaya konulmasıyla ayrışma ciddi boyutlara geldi'' değerlendirmesinde bulundu. Saadet Partisini ayrıca DP, BBP, SHP, İşçi Partisi, DSP ve LDP heyetleri de ziyaret etti.

 

DP'ye ziyaretler

DTP, DSP, AK PARTİ, BBP, CHP, MHP, SHP ve Saadet Partisi heyetleri DP'ye misafir oldu. DP Genel Başkan Yardımcıları Dursun Akdemir, Aytun Çıray ve Genel Sekreter Muhtar Mahremli, DP'nin Balgat'taki genel merkezinde siyasi parti temsilcilerini ağırladı.
AKP Sakarya Milletvekili ve MKYK üyesi Hasan Ali Çelik, beraberindeki heyetle gerçekleştirdiği ziyarette, DP ve ANAVATAN'ın birleşmesinin hayırlı olmasını diledi.
Akdemir de, bu birleşmenin Türk siyasi hayatına yeni bir soluk getireceğine inandığını belirterek, Seçim Yasası'nın tam demokrasinin uygulanmasının önünde bir engel olduğunu ve değişmesi gerektiğini savundu.

Çıray da, ''Türkiye'de darbeler yaşandı Anayasa değişti, ama Siyasi Partiler Yasası değişmedi. Türkiye'de siyaset kurumu güç kazanmak istiyorsa bu yasa değişmeli'' dedi. AKP Çelik, bu konuda çalışmak gerektiğini belirterek, hangi partiden olursa olsun tüm siyasetçilere saygı duyduğunu, düşüncelerine önem verdiğini, bazı konuların ortak akılla çözülmesinin önemini vurguladı. CHP heyetinin ziyaretinde ise İstanbul Milletvekili Nur Serter, DP ile ANAVATAN'ın birleşmesini, ''Merkez sağda böyle bir partiye ihtiyaç olduğu kanaatindeyim'' sözleriyle değerlendirdi.

Dursun Akdemir, DP'nin Türk siyasi hayatına çok sesliliği getiren bir parti olduğunu, DP ve CHP'nin Türkiye'de demokrasinin olgunlaşmasında önemli rolü olduğunu ifade ederek, ülkenin zor şartlar taşıyan bir süreçten geçtiğini, bayramın tüm iyi niyetlerin hayata geçmesine vesile olmasını diledi.

DTP Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır da, bayramlarda insanlarda her konuda iyi niyetli düşüncelerin hakim olduğunu, bu durumun bir duygu olmaktan çıkıp, felsefe haline gelmesini beklediklerini söyledi. Akdemir, bunun gerçekleşmesinin bazı şartlara bağlı olduğunu belirterek, ''Ekonominin hiçbir dönemde ihtiyaçları karşılayamayacak düzeyde olması toplumda sıkıntılar yaratıyor. Bunu da birliği, bütünlüğü bozmak isteyenler araç olarak kullanıyor'' dedi.

DP ve ANAVATAN'ın ülkenin normalleşmesi için bir araya geldiğini anlatan Akdemir, bütün siyasi aktörlerin dayanışma içinde bu süreci aşması gerektiğini kaydetti. Bayındır ise, ''Turgut Özal'ın bu konuda doğru teşhisler ortaya koyduğunu, ancak fırsat verilmediğini'' ifade etti. DP'li Çıray da, hükümetin demokratik açılım projesinin ciddi olmadığını, günlerdir ortada olmayan bir projenin tartışıldığını ileri sürerek, ortaklıklar üzerine yeni bir dil geliştirmek gerektiğini savundu. Demokrat Parti'yi MHP, Saadet Partisi, DSP, BBP ve SHP heyetleri de ziyaret etti.