Şöhret kolay, korumak zor

Hollywood, aklın, ilişkilerin, öngörülerin, ticari ve sanatsal projeler arasında bıçak sırtı dengelerin kurulduğu, starlık taktiklerinin pazarlandığı, 40 yaş üstü kadın oyuncuların ıskartaya çıkarıldığı (!) bir düş fabrikası. Endüstride kalmak ip cambazı olmakla eşdeğer…

19 Şubat 2021 Cuma, 11:04
Abone Ol google-news

Günümüzde yıldız olmak, peşine paparazzi ordusu takmak, kozmetik, güneş gözlüğü, çanta ürünlerinin reklamlarına çıkmak, herkesçe tanınmak, Oscar kazanmak, salt yetenekli bir oyuncu olmak anlamına gelmiyor artık. Halkla bütünleşmeniz, özdeşleşmeniz, onlardan biri olduğunuzu, onların arasından çıktığınızı göstermeniz gerekiyor. Yıldız kalmayı sürdürmek kadın oyuncular için daha da zor. Julia Roberts, Kim Basinger, Charlize Theron, Jennifer Aniston, Halle Berry gibi birçok ünlü halkın sevgisini, ilgisini kazanabilmek için türlü yolları denediler. Kimileri çok başarılı oldu, ününe ün, servetine servet kattı, kimileri de unutulup oyuncu ajanslarının onları hatırlamasını bekler duruma geldi.

Julia Roberts

Bu starların içinde en başarılısı 1990’ların başında Pretty Woman’la (Özel Bir Kadın) aniden megastar konumuna yükselen Julia Roberts’di. Flatliners (Çizgi Ötesi), Sleeping with the Enemy (Yatağımdaki Düşman), Dying Young (Genç Ölmek) gibi ortalama yapımların yanı sıra The Pelican Brief (Pelikan Dosyası), My Best Friend’s Wedding (En İyi Arkadaşım Evleniyor) gibi gişe getirisi yüksek projelerde yer alan Roberts, Notting Hill’de (Aşk Kapıyı Çalınca) kendisini, bir starı yorumladı. Mary Reilly ile Michael Collins’te oyunculuk becerisini kanıtlayan star, sosyal özdeşleşmesine ona Oscar getiren işsiz, bekar anne Erin Brokovich’le ulaştı. Bu sıradan, halk kızı Erin’le sinemadaki yerini iyice pekiştirdi Roberts. Hollywood’un en çok kazanan yıldızı ikizlerini doğurduktan sonra sinemaya ara verdi. 2007’de Tom Hanks’le karşılıklı oynadığı politik taşlama Charlie Wilson’ın Savaşı ile sinemaya geri döndü. 1990’lardan 2000’lerin ortasına dek Julia Roberts (53) dünyanın en yüksek ücret alan yıldızıydı.

Kim Basinger

Seksenli yılların cinsellik simgesi, 9,5 Hafta (1986) filmindeki seksi sarışın rolüyle hızla ünlenen Kim Basinger’ın şansı Julia Roberts kadar yaver gitmedi. İzleyici, Batman’in (1989) nişanlısı olduktan sonra Pepsi, Peugeot, şampuan reklamlarında oynayan Basinger’ın sinema oyuncusu olduğunu unuttu. L.A. Confidential’da Curtis Hanson ona düşmüş bir yıldız rolü verdi. Buradaki yetkin yorumuyla yardımcı kadın oyuncu Oscar’ını alan Basinger yanlış rol seçimleri yaptı. Hanson ona ikinci bir şans daha verdi: 8 Mile’da (8 Mil/2002) onu Eminem’in annesi yaptı. Çekiciliğini yitirdiğini düşünen, kendini içkiye veren, oyuncu kocası Alec Baldwin’den olaylı bir şekilde ayrılan, kızının vesayeti için savaşan Kim Basinger’ı (67) sonunda Cellular (2004), The Sentinel (Fedai/ 2006) gibi yapımlarda yan rollerde izlemeye başladık.

Charlize Theron

Güney Afrikalı Charlize Theron (45) mesleğinin ilk döneminde Woody Allen’ın Celebrity’sindeki (1998) çekici kız, süper model olarak anıldı. Ardından Şeytanın Avukatı’nda Keanu Reeves, Astronotun Karısı’nda Johnny Depp, İtalyan İşi’de Mark Wahlberg gibi başrol aktörlerinin yanındaki kadın oldu. Mucize beklemektense kendi mucizesini yaratmayı seçen Theron, Aileen Wuornos adlı seri katili canlandırdığı Monster’ın (Canavar/2003)  yapımcılığını da üstlendi. Görünümünü tümüyle değiştiren, kilo alan aktris bu şaşırtıcı rolüyle en iyi kadın oyuncu Oscar’ını kazandı. Sosyal dram North Country’de kadın madencilerin hakları için savaşan Josey Aimes’te başarılı bir yorum sundu. Theron, Prometheus, Mad Max: Fury Road, Atomic Blonde’da oynadı. Bombshell (2019), The Old Guard (2020) filmerinde rol aldı, yapımcı oldu.

Jennifer Aniston

On yıl süresince Friends (1994-2004) dizisinde oynayan, L’Oréal şampuan reklamında yer alan, Brad Pitt’le boşanmasından ötürü magazin basınının manşetlerinden düşmeyen Jennifer Aniston, küllerinden doğan anka kuşu gibi büyük bir atılım yaptı. Romantik komedilerinin ardından bağımsız yönetmen Miguel Arteta’nın The Good Girl’ünde (2002) mutsuz, evli bir kasiyerdi, tümüyle makyajsızdı. İzleyici onu bu rolde hiç sevmedi. Along Came Polly, Rumor Has It adlı romantik komedilerde yeniden cici kız imajına döndü. Derailed’da (Raydan Çıkanlar/2005) evli bir erkeği baştan çıkaran meşum kadın rolüyle Jennifer cici kızlıktan uzaklaştı. 2018’de dünyanın en çok kazanan kadın oyuncusuydu. 2019’da yeniden televizyona dönüş yaptı. The Morning Show adlı yetkin dramda hem başrolde, hem de yapımcıydı.

Halle Berry

The Last Scout’ta (1991) Bruce Willis’e, Boomerang’ta (1992) Eddie Murphy’ye eşlik eden, dekoratif oyuncu olarak tanınan Halle Berry (54), Losing Isaiah (1995) ve Introducing Dorothy Dandridge’te (1999) oyunculuk yeteneğini gösterdi. Swordfish’te (2001) göğüslerini açması için Berry’ye beşyüz bin dolar verildi gibi çeşitli söylentilerin ardından oyuncu Monster’s Ball’da (2002) çırılçıplak oynadı. Kocası asılan, obez çocuğunu yitiren kadın rolüyle en iyi  oyuncu Oscar’ını aldı. Basinger gibi bu ödül ona da pek iyi gelmedi. Die Another Day’de Bond kızı oldu. X-Men, Cat Woman gibi orta halli yapımlarda gözüktü. 

Bıçak sırtı dengelerin kurulduğu Hollywood’da yaşam kadınlar için daha zor. Kim Basinger, Halle Berry’nin isimleri unutuldu gibi. Julia Roberts tek tük yaratıcı bağımsız yapımlarda, TV dizilerinde oynamayı sürdürüyor. Jennifer Aniston ile Charlize Theron, akıllı seçimleriyle hala endüstrinin içindeler.