'Sonuç beklediğimiz gibi çıkmadı'

DSP Genel Başkanı Masum Türker, 12 Eylül'de yapılan halk oylamasıyla birlikte Türkiye'de ''dikkatli olunmazsa dikta rejimin alt yapısını oluşturabilecek yeni bir düzen oluştuğunu'' savundu.

18 Eylül 2010 Cumartesi, 14:57
Abone Ol google-news

DSP Genel Başkanı Masum Türker, partisinin Tokat İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında, halk oylaması sonucunun bekledikleri gibi çıkmadığını ifade ederek, ''Aslında bu referandumda yüzde 55'in üstünde bir 'hayır' oyu bekliyorduk'' dedi. Medya aracılığıyla yapılan kampanyada ''hayır'' oylarının tek kişi ve partiye dayandırılması ve onların yaptığı hatalar dolayısıyla oyların renk değiştirdiğini iddia eden Türker, ''Ama yine de yüzde 42'i, yüzde 50'ye yakın rakamdır. Geçtiğimiz referandumda 'hayır' yüzde 32 idi. Yüzde 10'luk artış vardır'' diye konuştu.

Türker, ''Bu referandumla birlikte Türkiye'de dikkatli olunmazsa dikta rejimin alt yapısını oluşturabilecek yeni bir düzen oluşmuştur. Bu nedenle bu konuda çok duyarlı olmak gerekir'' görüşünü savunarak, parlamento açılır açılmaz yeni anayasa değişikliğine uyum kanunları için uzlaşma komisyonu kurulması gerektiğini belirtti. Genel seçimlere 8-9 ay kaldığını ifade eden Türker, ''DSP'yi seçimlere hazırlama çalışmasını başlatıyoruz. DSP seçime tek başına, kendi adı altında girecektir. Ama bu süreç içerisinde başka parti veya partililer bizlerle işbirliği yaparak DSP bayrağı altında seçime gireceklerse onlara da açığız. Görüşmeler de yapıyoruz. DSP değişimden yana bir partidir. Her alandaki açılımın dengeli ve ölçülü olarak, dayatma yapılmadan gerçekleşmesinden yanayız. DSP'nin seçim yürüyüşüne başladığını duyurmak istiyorum'' dedi.

Hakkari'deki mayınlı saldırı

Türkiye'deki en önemli sorunlardan birinin terör olduğunu belirten Türker, ''Terörün kendisine yakın olan bazı parti ve sivil örgütler aracılığıyla demokratik özgürlük isteği, federal bir yapı konusunda dayatması, şimdi 'öğrencileri okula göndermem' politikası, terörün biraz daha derinleşeceğini göstermekte. Bu konuda hükümetin yanlış işler yaptığını görüyoruz'' diye konuştu. Hakkari Yüksekova'daki mayınlı saldırının olduğu gün iktidar ile BDP'nin buluşacağını ifade eden Türker, ''Biz buradan çağrı yapıyoruz hiçbir şeyi gizli yapmayın. Cumhurbaşkanı bütün parti liderlerini yuvarlak masa etrafında toplasın, orada partilerin ne çözüm önerileri varsa bunları söylesinler. Hiçbir şey gizli kalmasın'' dedi.
 

Cumhurbaşkanlığı seçimi

Bir gazetecinin cumhurbaşkanlığı seçimi ve adaylar ile ilgili sorusu üzerine Türker, şunları söyledi: ''Hele o gün bir gelsin, kimin cumhurbaşkanı olacağını söylemek kolay değil. Çünkü cumhurbaşkanı adaylarının TBMM üyesi olma şartı var, ya da TBMM'deki belli bir milletvekili sayısı tarafından dışardaki adayların gösterilmesi gerekiyor. Yeni Meclis seçilmeden kimleri aday göstereceklerini söylemek mümkün değil. AKP demek ki tavır koyuyor, diyor ki Sayın Cumhurbaşkanına 'seni aday göstermeyeceğiz'... Sayın Cumhurbaşkanı da bu kadar kısa zamanda ve genç yaşta emekli olmayıp tekrar siyaset yapmak istiyorsa, bu demek ki 2011 yılında Cumhurbaşkanı istifa edecek. Belki iki seçimi birlikte gerçekleştireceğiz, bundan bu mana çıkıyor. Bence Tayyip Erdoğan adaysa Cumhurbaşkanı erken istifa etsin, seçime giderken hem cumhurbaşkanlığı seçimini ve milletvekilliği seçimini aynı anda yapalım. Tayyip Erdoğan risk alıyorsa alsın.''

Türker, ''Referandum sürecinde partinizin Tokat İl Başkanı Hüseyin Alpay'ın 'evet' diyeceğini belirterek istifa etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz'' sorusu üzerine, ''İstifa eden arkadaşla bir kere telefonla konuştum. İstifa metnini internette görünce 'aslı var mı?' dedim. 'Evet, var' dedi. 'Bu görevde durmam şık değil, sizi rahatlatacağım' dedi. Arkadaşımızın görüşüne saygı duyduk, kendi kendine istifa etti'' karşılığını verdi.