Suriye kazanı kaynıyor

Muhaliflerin etkinliğinde kalan son bölgelerden Hama ve İdlib’de gerilim alevlendi. HTŞ’den kopan Hurras el Din’in de aralarında bulunduğu cihatçı grupların Suriye ordusunu hedef aldığı, çatışmalarda 35 asker ile 13 militanın öldüğü savunuldu.

12 Mayıs 2020 Salı, 02:00

Dünyanın ortak gündemini oluşturan yeni tip koronavirüs salgını nedeniyle arka planda kalan Suriye’de terör yeniden tırmanıyor. Londra merkezli, muhaliflere yakın Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, önceki gün Hama kentinde aralarında El Kaide bağlantılı Heyet Tahrir Şam’dan (HTŞ) kopan Hurras el Din’in de bulunduğu cihatçı grupların Rusya destekli Suriye ordusuna saldırı düzenlediğini duyurdu. 

İdlib’in komşusu Hama kırsalındaki El Ghab bölgesinde yoğunlaşan çatışmalarda 35 Suriye askeri ile 13 militanın öldüğü aktarıldı. Muhaliflerin Tanjara köyünün kontrolünü ele geçirdiğini de iddia edildi. Bunun taraflar arasında marttan bu yana en şiddetli çatışma olduğuna dikkat çekiliyor.

Rus ve Türk heyetleri arasında geçen martta Moskova’da yapılan görüşmeler sonucunda Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İdlib’de temas hattı boyunca ateşkes uzlaşısına varıldığını açıklamıştı. 

‘SAATLİ BOMBA’

Mart ayında İdlib’de M-4 otoyolu üzerindeki Muhambal civarında Milli Savunma Bakanlığı’nın “radikal gruplar” tarafından düzenlediğini belirttiği saldırıda iki asker şehit olmuştu. Saldırıyla ilgili Hurras el Din işaret edilmişti. İdlib uzlaşısı çerçevesinde Türk ve Rus askerleri M-4 çevresinde ara ara ortak devriyelerini de sürdürüyor. Rusya, İdlib uzlaşısıyla muhalif güçlerin silahsızlandırılmasında sorumluluğun Türkiye’de olduğu çıkışını sıklıkla yapıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği önceki gün, küresel çapta koronavirüs kriziyle mücadele edilen bir dönemde IŞİD ve diğer terör örgütlerinin Suriye’de yeniden yapılanmaya gittiği uyarısı yapmıştı. BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet, bölgedeki durumu saatli bir bombaya benzetmişti. Resmi rakamlara göre, koronavirüs salgını nedeniyle Suriye’de 47 vaka bulunurken 3 kişi yaşamını yitirdi. 

AF ÖRGÜTÜ: SAVAŞ SUÇU

Öte yandan Uluslararası Af Örgütü, Suriye’nin kuzeybatısındaki sivillere yönelik saldırıları ele aldığı raporda, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad ile müttefiki Rusya’yı Suriye’de “savaş suçu işlemekle” suçladı. “Bizim için hiçbir yer güvenli değil: Yasadışı saldırılar ve kitlesel yerinden etmeler” başlıklı raporda, sivillere yönelik saldırılarla “uluslararası hukukun ihlal edildiği, savaş suçu ve insanlığa karşı suç işlendiği” belirtildi. Mayıs 2019 ile Şubat 2020 arasındaki saldırıların ele alındığı raporda, Suriye ordusu ve Rus güçleri tarafından sivillere yönelik en az 18 saldırı düzenlendiği kaydedildi. Okullara yönelik saldırılarda devletlerarası hukukta yasak olan misket bombaları kullanıldığı savunuldu. 

Örgütün Almanya Temsilciliği’nden Suriye uzmanı Vanessa Ullrich, bu raporla “Rus ordusunun doğrudan bir hastaneye hava saldırısı düzenlediğine” ilişkin ilk kez kanıtlar bulunduğunu kaydetti.

Suriye’deki krize siyasi çözüm çabalarında ise İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Abbas Musevi, yeni Astana Üçlüsü zirvesi için görüşmelerin devam ettiğini belirtti. Sürecin garantör ülkelerinin dış müdahele olmadan Suriye halkının gelecekleri hakkında karar vermesine yardımcı olmak için çalıştıklarını söyledi. Bazı medya organlarının garantör ülkeler, Rusya, Türkiye, İran’ın Suriye hükümetinin geleceği hakkında karar verdiğine yönelik yayınladıkları haberlerin gerçeği yansıtmadığını da kaydetti.