TBMM'de ''Etik'' kurallar şekilleniyor

Milletvekillerinin uyacağı etik kuralları belirlemek amacıyla oluşturulan Meclis Etik Komisyonu, raporuna son şeklini vermeye hazırlanıyor.

03 Aralık 2012 Pazartesi, 14:32
Abone Ol google-news

TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in talebiyle, AK Parti Zonguldak Milletvekili Köksal Toptan, CHP İstanbul Milletvekili Oktay Ekşi, MHP Manisa Milletvekili Sümer Oral ve BDP Hakkari Milletvekili Adil Kurt'tan oluşan Komisyon, üzerinde uzlaşma sağlanan etik kuralları belirleyerek, raporunda yer verecek. Komisyon, raporunu yılbaşından önce TBMM Başkanlığı'na vermeyi hedefliyor.

BDP'li Kurt, raporda yer alan ''etik kurallar'' konusunda gazetecilerin sorularını yanıtlarken, ABD, Avrupa ve Asya ülkelerindeki örnekleri araştırdıklarını, Meclis'te daha önce verilmiş kanun tekliflerini incelediklerini ve ortak noktaları çalıştıklarını, ayrıca teklif veren milletvekillerini Komisyon'a çağırarak görüştüklerini anlattı. Kurt, ''Üzerinde uzlaştığımız etik manzumeleri, önerilerimizi rapor olarak Meclis Başkanlığı'na sunacağız. Bunun yasa teklifi haline getirilmesi veya Etik Kurul oluşturulması, ayrı bir süreç olacak'' dedi.

4 üye olarak üzerinde uzlaştıkları önerileri sunacaklarını belirten Kurt, ''Bizim sunacağımız öneriler; hem ABD hem Avrupa hem de Asya örnekleri açısından idealidir. İdeal bir çalışma yapıldı. Bu Meclis eğer kendi milletvekilinin hareket alanını kısıtlayan ve cezai müeyyide mekanizması öngören yasayı çıkarmayı başarabilirse, ben kamuoyu nezdinde itibar kazanacağını düşünüyorum. Bu Meclis bunu yaparsa, Türkiye'nin diğer sorunlarını çözecek iradeyi gösterebilecektir. O denli iddialı bir çalışma oldu'' değerlendirmesinde bulundu.

Raporda; ''milletvekilinin sadece milletvekilliği yapmasının'' öngörüldüğüne dikkati çeken Kurt, şöyle konuştu :

''Yasalarda farklı uygulamalar var. Avukatlık yapamıyor ama doktorluk konusunda boşluk var. Şirkette yönetim kurulu üyesi olabiliyor, ticari faaliyet sürdürebiliyor ama bir vakıf üniversitesinin mütevelli heyetinde yer alamıyor. Özel üniversite ile kamu üniversitesi ayrımı var. Biz özel ile kamusal alanın tamamına eşit oranda yaklaşıyoruz. Hiçbir yerde çalışmasın diyoruz. Dünyadaki örnekler de böyledir. Milletvekili milletvekilliği yapsın, bu konuda her türlü taştırmadan uzak dursun, milletvekilliği saygınlığını ve Meclis'in itibarını korusun.''

Milletvekillerinin kendi parti mekanizması, disiplin anlayışına karşı sorumlu olduğunu kaydeden Kurt, ''Bizim önerimiz; Siyasi Etik Kurul'un oluşmasıdır. Siyasi Etik Kurulu oluştuğu zaman, aynı zamanda her bir milletvekili 550 milletvekiline karşı sorumluluk üstlenmiş olacak. Milletvekili olduğu andan itibaren ben BDP'li olarak 'AKP'liden, CHP'liden bana ne' diyemeyeceğim, herkes birbirine karşı sorumlu olacak. Bu anlamda Türkiye'de ilk olacak'' dedi.

''Periyodik olmamak'' kaydıyla

Kurt, ''periyodik olmamak kaydıyla'', düşünce, fikir ve sanat üretiminin istisna olacağını belirterek, milletvekillerinin diğer alanlarda çalışmasının yasaklanmasını önerdiklerini ifade ederek, şunları kaydetti:

''Bir milletvekilinin avukatlık yapması, nüfuz kullanımı gerekçesiyle yasaklanmıştır. Köşe yazarlığı nüfuz kullanımı anlamına gelmiyor mu, geliyor. Yazacağı köşe yazısı etkili olacak. Ekonomi alanına ilgili duyan milletvekilinin, Merkez Bankası ile ilgili yazı kaleme alması etkili olmaz mı? Hele hele iktidar milletvekiliyse... Periyodik olmamak kaydıyla milletvekili makale yazabilir. Milletvekili kitap yazabilir, ses sanatçısıysa konser verebilir, ressamsa resim yapabilir. Diyelim ki panele katıldınız, konferans verdiniz, sembolik anlamda maddi karşılığı olabilir. Dünyada da bunu kısıtlayan örnekler yok, bizde de kısıtlanmasın diyoruz. Bu sıkıntı olmasın. Bunun dışındaki bütün faaliyet alanları yasaklanmalı. Milletvekili iş adamıysa, iş adamı olarak çok para kazanıyor olabilir. Ama tercih yapması gerekecek; ya ticaretle uğraşacak ya gelip yasama çalışmalarına katılacak. Milletvekili olduğu andan itibaren ticari faaliyetlerini devredecek. 'Hem para kazanayım hem de milletvekilliği yapayım' denilmemeli. Dünya örnekleri de bu şekilde...''

''Hiç hediye almasın''

Kurt, milletvekilinin hediye kabul edip etmemesinin tartışıldığına işaret ederek, mal bildirimi ile ilgili yasada, ''asgari ücretin 10 katı tutarındaki hediyenin kabulünün bildirime tabi tutulduğunu'' hatırlattı.

''Böyle bir tartışma yürüttüğünüz zaman hediye kabulüne ilişkin de kriter getirmeniz gerekir'' diyen Kurt, milletvekilinin maaşının olmadığı mekanizmayı asgari ücret üzerinden tanımlamanın yanlış olduğunu kaydetti. Milletvekilinin maaşı olmadığını, ödenek ve yolluğu bulunduğunu belirten Kurt, ''Eğer bir kriter getirilecekse, milletvekili ödenek ve yolluğu üzerinden kriter olmalı. Bu bir aylık, aylığın yarısı olabilir. Ama bizim asıl önerimiz, milletvekilinin hiç hediye almamasıdır'' diye konuştu.

''Mal varlıkları Kurul'a açık olacak''


Milletvekillerinin mal varlığının açık hale getirilmesini de önerdiklerini belirten Kurt, mal varlıklarının Kurul'a açık halde olması ve mal varlıklarında başlangıç beyanı ile dönem sonu arasındaki değişimin tamamının izlenebilmesine imkan sağlanmasına yer verdiklerini kaydetti.

Kurt, ''Şu anda bir milletvekili ile ilgili iddia gündeme getirildiğinde, bunu inceleyecek mekanizma yok. Kurulacak Etik Kurul, haber, şikayet veya iddiayı resen ihbar kabul edip üzerinde çalışacak, ilgili milletvekilini çağırıp izah isteyecek. Gerçekten anormal artış söz konusu ise bununla ilgili karar verecek ve açıklayacak. Kamuoyuna açılmış olacak. Oysa şimdi kapalı zarfın içinde duruyor'' dedi.

Vatandaş şikayetlerine açık olacağını, Kurul'un bunları inceleyeceğini ifade eden Kurt, ''Yaptırım ne olacak?'' sorusuna, ''Bir milletvekili, siyasetçi açısından en büyük yaptırım teşhirdir. Bunun uyarısı, kınaması da olacak. Diyelim ki haksız mal edinmiştir, bunun TCK'da zaten karşılığı var'' diye konuştu.