Terörle Mücadele Kanunu'nda değişiklik

''Taş atan çocuklar'' için düzenlemeler de öngören Terörle Mücadele Kanunu (TMK) ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı, TBMM Başkanlığı'na sunuldu.

10 Kasım 2009 Salı, 10:52
Abone Ol google-news

Tasarının gerekçesinde, temel ceza mevzuatında yapılan değişikliklerin, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe girdiği, ancak yaklaşık 4 yıllık bir uygulama sonunda, bazı sorunlarla karşılaşıldığının gözlemlendiği belirtildi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nce de (AİHM), bu sorunlar nedeniyle Türkiye aleyhine bazı ihlal kararları verildiği vurgulandı.

Uygulamada ortaya çıkan bazı eksikliklerin giderilmesini amaçlayan tasarıya göre, Terörle Mücadele Kanununda yer alan ve çocuklar aleyhinde sonuç doğuran bazı istisnai hükümler ile çocuklara verilecek cezalar ile yargılanacakları mahkemeler konusunda çocuk hukukunun temel ilkelerine aykırı bazı istisnalar kaldırılacak.

Tasarıya göre, Terörle Mücadele Kanunu'nun ''terör suçları'' tanımını yapan ve ilgili maddeleri sıralayan 3. maddesi ile ''terör amacı ile işlenen suçlar' başlıklı 4. maddesinde yazılı suçlar, çocuklar için uygulanmayacak. Yaş ayırımı yapılmaksızın, terör suçu işleyen tüm çocuklar, ''çocuklar için kurulan mahkemelerde'' yargılanacak.

Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlarla ilgili olarak da çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması, seçenek yaptırımlara çevirmeye ve ertelemeye ilişkin hükümler uygulanacak. Bu değişiklikle, çocuklar hakkında verilen hürriyeti bağlayıcı cezalar, para cezasına çevrilecek. Bunların meslek ve sanat edindirme kurslarına katılması veya kamuya yararlı bir işte çalıştırılması sağlanacak.


İnfaz hakimliği

Mevcut durumdaki, şikayet üzerine infaz hakiminin duruşma yapmaksızın dosya üzerinde yaptığı incelemeden sonra karar verilebilmesi ile hükümlüler hakkında verilen disiplin cezalarına karşı yapılan şikayet başvurularının aynı usulle incelenmesine ilişkin düzenleme de getiriliyor.
Buna göre, disiplin cezalarına karşı yapılan şikayet başvurusu üzerine infaz hakimi, tutuklu veya hükümlünün savunmasını aldıktan sonra karar verebilecek. Ayrıca hükümlü veya tutuklu, hazır bulunmak ve vekaletnamesini ibraz etmek koşuluyla avukatıyla birlikte veya avukatı aracılığıyla da savunmasını yapabilecek.

Tasarıyla, infaz hakimliklerinin adliyelerde veya ceza infaz kurumlarında görev yapabilmelerine imkan sağlamak amacıyla, bu hakimliklerin kuruldukları yer adliye binasında görev yapacağına dair hüküm de kaldırılıyor. Ayrıca, daha önceden verilmiş ve infaz hakimliğinin incelemesinden geçmiş disiplin cezaları bakımından da aynı haktan yararlanılabilecek.

Bu hak, AİHM önünde bulunan mevcut başvurular bakımından da geçerli olacak. Böylece, AİHM'de bu konuyla ilgili bulunan başvuruların düşmesi sağlanacak.

 

Göçmen kaçakçılığı

TBMM Başkanlığı'na sunulan tasarı, Türk Ceza Kanunu'nun, (TCK) ''Göçmen kaçakçılığı'' ile ilgili maddesinde de değişiklik içeriyor. Buna göre, ilgili maddenin daha etkili uygulanabilmesini sağlamak amacıyla, TCK'ye ''Suç, teşebbüs aşamasında kalmış olsa dahi, tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur'' ibaresi ekleniyor. Böylece, göçmen kaçakçıları hakkında teşebbüs hükümlerinin uygulanmaması öngörülüyor.

Ayrıca suçun, mağdurların hayatı bakımından bir tehlike oluşturması veya onur kırıcı bir muameleye maruz bırakılarak işlenmesi halinde, verilecek cezanın yarısından üçte ikisine kadar artırılmasını öngören bir fıkra ekleniyor. Bununla, kaçak göçmenlerin kamyon kasalarında havasız olarak veya küçük kayıklarda kalabalık şekilde taşınması sırasında, hayati tehlike oluşması veya ölüm gerçekleşmesi durumunda verilecek cezaların artırılması sağlanıyor.
Ayrıca, Ceza Muhakemesi Kanunu'nda (CMK) da değişiklik yapılarak, göçmen kaçakçılığı, ''katalog suçlar'' arasına ekleniyor. Bu değişiklik sonucu, göçmen kaçakçılığı suçunun işlendiği konusunda kuvvetli suç şüphesi sebeplerinin varlığının kabulü halinde, tutuklama kararı verilebilecek.


Yargılanmanın yenilenmesi

Tasarı, CMK'nin yargılamanın yenilenmesiyle ilgili hükümlerinde de değişiklik yapılmasını düzenliyor. Buna göre, CMK'nin, 311. maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılıyor.

Böylelikle, 04 Şubat 2003 tarihi itibarıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde (AİHM) derdest olup da daha sonra AİHM'ce, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin veya eki protokollerin ihlal edildiği tespit edilen ceza hükümleri açısından, yargılamanın yenilenmesi yolu açılıyor.

Bununla birlikte, yargılamanın yenilenmesi talebinin, bu talebin esassız olması ve CMK'niın 311. maddesinin ikinci fıkrası gereğince reddedilmesi durumu bulunduğunda, yargılamanın yenilenmesi yolunun yeniden açılmasının önlenmesi bakımından, söz konusu kanunun 319 ve 321. maddelerinde de yeni düzenlemeler yapılıyor.

Buna göre, yargılamanın yenilenmesi talebi daha önce esassız olması sebebiyle reddedilenler açısından aynı sebebe dayanarak yeniden talepte bulunulduğunda, talebin, kabule şayan bulunmaması sebebiyle reddedilmesi, AİHM kararlarının hükme tesirinin söz konusu olmaması durumunda, talebin, esassız olması sebebiyle reddedilmesi ve yargılamanın yenilenmesi yolu açılan kararlar bakımından, yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulabilmesi için kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıllık süre öngörülüyor.

Düzenleme ile daha önceki yargılamanın yenilenmesi başvurusu incelenerek, ''istemin esassız olması'' nedeniyle reddedilenler bakımından, başvuru hakkından faydalanılmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor.

Tasarı, Terörle Mücadele Kanunu'nunda yer alan ''onbeş yaşını tamamlamamış'' ifadesi ile ''Bu suçlardan dolayı 15 yaşın üzerindeki çocuklar hakkında açılan davalar da bu mahkemelerde görülür'' hükmünün yürürlükten kaldırılmasını öngörüyor.