'Türkiye'nin bir ayıbını kaldırdık'

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Nazım Hikmet'in Türk vatandaşlığıyla ilgili hükümetin yaptığı girişimi iadeiitibar olarak değerlendirmediklerini belirterek, ''Nazım Hikmet zaten itibarı yüksek, fevkalade bir Türk şairiydi. 1951 yılında yapılmış bir haksız uygulama vardı. Bu haksızlığı, Türkiye'nin bir ayıbını kaldırdık'' dedi.

10 Ocak 2009 Cumartesi, 17:27
Abone Ol google-news

Bursa'nın İnegöl ilçe belediyesince yaptırılan Kent Müzesi'nin açılış törenine katılan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, gazetecilerin Nazım Hikmet'in Türk vatandaşlığına kabul edilmesi için yapılan çalışma ve Ergenekon soruşturmasıyla ilgili soruları yanıtladı.
''Nazım Hikmet'in Türk vatandaşlığıyla ilgili hükümetin yaptığı girişimi iadeiitibar olarak değerlendirmiyoruz'' diyen Günay, şöyle konuştu:
''Nazım Hikmet zaten itibarı yüksek, fevkalade bir Türk şairiydi. 1951 yılında yapılmış bir haksız uygulama vardı. Bu haksızlığı, Türkiye'nin bir ayıbını kaldırdık. Bu açıdan bu terimle nitelendirmekten ben kaçınıyorum. Mezarın Türkiye'ye getirilmesi konusunda yeni bir gelişme yok. Tamamen ailesinin bileceği bir iş olduğunu başından beri söylüyorum. Ailenin bize ulaşan talebi yok. Talep olursa buna açık olduğumuzu ifade ettim. Türkiye'de geçmişten bu yana süregelen birtakım yaraların sarılması, sancıların giderilmesi, Türkiye'nin çoğulcu, çoğunlukçu, özgürlükçü, barışçı çizgide dünyanın saygın bir ülkesi haline gelmesi konusunda hukuk düzenimizde ve sosyal yaşamımızda iyileştirme yapmaya çalışıyoruz. Attığımız adım bunun somut göstergelerinden biridir.''
 

Hepimiz aynı milletiz

Bakan Günay, Türkiye'de farklı kültür ve inanç kümeleri olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti: ''Ama biz hepimiz aynı milletiz. Aynı toprağın üzerinde, aynı bayrağın altında bir devletin egemenliğinde yaşıyoruz. Bu çerçevede yurttaşlarımızın inanç ve kültür farklılıkları bizim ayrılma tehdidi unsurumuz değil tam tersine zenginliğimizdir. Geçmiş yıllarda Türkiye ne yazık ki darbe dönemleri yaşadı. Sancılar, sıkıntılar, cumhuriyete ara verme dönemleri yaşadı. Bu dönemlerde baskıcı, tekilci yaklaşımlar egemen olmuştur. Yurttaşlarımızın inanç ve kültür köklerine baskılar süregelmiştir. Bunları da gidermeye çalışıyoruz. Farklı inançlardan insanlar Alevi olur Sünni olur Türk olur Kürt olur Hristiyan olur Müslüman olur, inanır, inanmaz, bu insanların kendi bilecekleri iştir veya doğuştan gelen özellikleridir. Bunları eksiklik ya da fazlalık olarak kabul etmeyiz. Türkiye Cumhuriyeti nüfus kağıdı taşıyan herkesin aynı haklara sahip olmasını inançla, kararlılıkla savunur, bunun gereklerini yerine getirmeye çalışırız. Son zamanlarda başbakanın ifade ettiği görüşler, Alevi açılımı denilen yaklaşımlar ya da başka yaklaşımlar, çoğulcu aynı zamanda bütünleştirici bakış açısının ayak izleridir.''

Ergenekon soruşturmasındaki gelişmelere de değinen Günay, ''Yargıda tartışılmakta olan fevkalade önemli bir konuda siyasetçilerin konuşmasını çok doğru bulmam'' dedi.


'Özgür basın demokrasinin olmazsa olmazıdır'

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, ''Özgür basın ve yayıncılık demokrasinin olmazsa olmaz kurallarından biridir'' dedi.
Bakan Günay, programı takip eden basın mensuplarının, Çalışan Gazeteciler Günü'nü kutladı. Özgürlükçü bir basından yana olduklarını ifade eden Günay, kendisinin de gençlik yıllarında yerel gazetelerde çalıştığını belirterek, ''O yüzden basının, yayının, gazeteciliğin önemini çok yakından biliyorum. Özgür basın ve yayıncılık demokrasinin olmazsa olmaz kurallarından biridir. Demokrasi çok sesliliğe, çoğulculuğa, toplumun sesi olmaya ancak basın sayesinde ulaşabilir'' dedi.
Bakan Günay, basın sektörünün ve gazetecilerin sorunlarına da değinerek, ''Basının yasayla korunması gereken hakları var. Patronlarına karşı yeteri kadar güvencede olmamak gibi, çok dillendirilmeyen sorunları var. Basın özgürlüğünü bütün kalbimde destekliyorum. Bu sorunların giderilmesi noktasında, kendi alanıma düşen her görevde basının yanında olmaya gayret ettiğimi belirtmek isterim'' diye konuştu.