Vicdani retçilerde hayal kırıklığı

Halkı askerlikten soğutmak suçlaması, 4. yargı paketinde suçun ismi değiştirilerek yer aldı. Vicdani retçi Halil Savda, yeni düzenlemeyi 'kandırmaca' olarak yorumlarken Rıza Türmen de yapılan değişikliklerin Türkiye'yi AİHM'de rahatlatmayacağını söyledi.

12 Mart 2013 Salı, 07:32
Abone Ol google-news

İktidarın 4. yargı paketinin Türkiye’yi AİHM’de vicdani ret davalarında da “rahatlatmayacağı”na dikkat çekildi. Türkiye’yi AİHM’de mahkûm ettiren vicdani retçi Halil Savda paketi “saçma sapan, kandırmaca” olarak nitelendirirken; eski AİHM yargıcı, CHP İzmir Milletvekili Rıza Türmen de 47 Avrupa Konseyi ülkesi içinde sadece Türkiye ve Azerbaycan’ın vicdani ret hakkını kabul etmediğini, tasarının AİHM açısından bir rahatlama getirmeyeceğini söyledi.

Yargı paketi tasarısında “Halkı askerlik hizmetinden soğutacak etkinlikte teşvik veya telkinde bulunanlara veya propaganda yapanlara altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir” maddesinin “Askerlik hizmeti yapanları firara sevk edecek veya askerlik hizmetine katılacak olanları bu hizmeti yapmaktan vazgeçirecek şekilde teşvik ve telkinde bulunanlara altı aydan 2 yıla kadar hapis cezası verilir” diye değiştirilmesi öngörülüyor.

Vicdani retçi Halil Savda, “Askerlikten soğutma maddesi kalkıyor diye bir iddia vardı. Bu korunuyorsa saçma sapan, bizi kandırmaya dönük bir durum. Ben zaten propagandasını yapıyorum, her yerde herkesi, askere gitmeyin, diye çağırıyorum. 5 ay ceza almıştım, onu yattım, çıktım, AİHM’ye gittik, kazandım. Sonra Ankara’da askerliği yeren, eleştiren bir basın açıklaması nedeniyle 6 ay ceza yedim. Şimdi Yargıtay’da. Onanırsa tekrar hapse atacaklar” dedi. Savda, vicdani ret hakkının tanınması ve “halkı askerlikten soğutma” maddesinin kaldırılmasını istedi.

 

‘Yeşil ışıkta geçerseniz teröristsiniz!’

CHP’li Türmen de pakette Türkiye’yi AİHM’de rahatlatacak düzenlemeler olmadığını vurgularken, şu değerlendirmeleri yaptı:

- Terörle Mücadele Kanunu’ndaki asıl problem terör tanımı. Bu tanımı değiştirmezseniz AİHM’de başınız her zaman derde girer. Efendim, “cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek”... Bu ekonomik düzeni değiştirmek istiyorum, sosyalist düzen istiyorum derseniz terör örgütü olacaksınız. “Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak...” Federasyon istiyorum derseniz terör örgütü mü olacaksınız? “Devlet otoritesini zaafa uğratmak...” Yeşil ışıkta geçerseniz devletin otoritesini zaafa uğratıyorsunuz demektir, terör örgütü mü olacaksınız?

- 7. madde ağırlaştırılıyor. “Toplantı ve gösteri yürüyüşü sırasında gerçekleşmese dahi...” deniyor, siz balkonunuza çıkıp bir amblem koysanız suç işlemiş olacaksınız. Eskiden “taşınması” denirken, şimdi bir de “asılması” ekleniyor.

 

Asıl problem öğrencilerin yargılanmasında

* Asıl problem bütün öğrencilerin yargılandığı 220. madde. “Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi” düzenlemesi duruyor. KCK tutuklularıyla ilgili bir ses yok.

* Katalog suçlarını çıkarmadığınız sürece aslında hiçbir şey değişmez. Gerekçeli doğru dürüst karar yazılmıyor, klişe karar yazılıyor. Diğer kontrol tekniklerini uygulamıyorsunuz. Mustafa Balbay’a pekâlâ ev hapsi olabilir. Ağzınızla kuş tutsanız 4 sene tutukluluğu dünyada, AİHM’de kimseye kabul ettiremezsiniz.

* Vicdani retle ilgili iki unsur var. Birincisi, inancınız olacaktır ki askerlik hizmetiyle bağdaşmayacaktır. İkincisi, alternatif kamu hizmeti göstereceksiniz. Bunları yapmadığınız sürece siz vicdani reddi kabul etmiş olmazsınız.