Yakasında uğur böceği

8 aydır yapay kalple yaşayan klarnet ustası Selim Sesler, nakil için acil listesinde bekliyor. Hem halka sesleniyor hem de emeklerini hatırlatarak Kültür Bakanlığı'na...

03 Kasım 2012 Cumartesi, 11:16
Abone Ol google-news

Yakasında bir uğur böceği var bu aralar... 38 yıllık hayat arkadaşı Nuran Sesler takmış bu uğur böceği şeklindeki minik iğneyi. “Bir gün hastanedeki odasının açık penceresinden içeri bir uğur böceği girdi. Neredeyse bir buçuk saat dolandı durdu, sonra uçtu gitti. Bu iğneyi aldım, uğur getirsin diye” diyor. Umarız uğur getirir...

Duymayan var mı? 13 aydır kalp yetmezliği çekiyor Selim Sesler. Yaklaşık bir senedir de “Ben onunla birim. Bir bütünüm” dediği klarnetini de çalamıyor. Koltukta yanında bir alet var, kabloları vücuduna bağlı. “Bu yapay kalp takılalı 8 ay oldu. 3 hastane dolaştım. Başta doktorum Süha Küçükaksuya, bu yapay kalple bana hayat verdiler” diyor. 7 Kasımda ise dostları Kubat, Suzan Kardeş, BaBa ZuLa, Kolektif İstanbul, Hakan Aysev ve oğlu Ramazan Sesler destek ve moral konseri için bir araya geliyor. Hastalığı nedeniyle Sesler, gecede olamayacak ama “Konser güzel olacak mutlaka” diyor.

Hastalığında ilk arayanlardan biri yönetmen Fatih Akın. Çoğu kişi belki de Selim Sesler’i Akın’ın “Duvara Karşı” ve “Köprüyü Geçmek” filmlerinden hatırlar. “Bizim dostluğumuz yıllar öncesine dayanıyor. Kanadalı Brenna MacCrimmon’la yaptığımız ‘Karşılama’ albümümüzü çok beğenmiş. Sonrasında ‘Duvara Karşı’da bana çaldırmak istiyor ve gelip beni İstanbul’da buluyor... ”

Yurtdışına açılması ve artık uluslararası bir sanatçı olmasının ilk kapısı MacCrimmon. İlk yurtdışı konseri de Kanada. “Bir ay dolaştık. Ondan sonra da kendi kendine açıldı kapılar. Sanatımla ilgili atıp tutmayı pek sevmem ama bu süreçte benim de katkım oldu. Kaba bir tabir belki ama derler ya ‘at yemini kendi artırır.’ Onun gibi...”

Türkiye koşullarında herkesin yaşadığı ve yaşama ihtimali olduğu gibi hastane hastane dolaşması ve yanlış teşhisler de tedavisini geciktirmiş. Şu anda kalp nakli için acil listesinde beklemede Sesler. “Benim durumum çok acil. Kontroller dışında sokağa bile çıkamıyorum. Bu alet beni yaşatıyor ama sıkıntısı büyük. İçimde bir metal var. İçinde bir metal olduğunda rahat edebilir misin?”

Organ naklinde uzayan listeler, hastaların sıra beklediği günler, geceler... “Halkımızdan rica ediyorum, çok duyarlı olsunlar. İnsanlara can versinler, bağış yapsınlar. Hatta onlara yalvarıyorum. Hem sevap da kazanırlar, bizden de çok dua alırlar. Bizi yaşatsın sevgili halkımız.”

Bir de tabii uzun yıllardır uluslararası platformlarda da temsil ettiği ülkesinin bakanlarına, başbakanına seslenmek istiyor… “Kültür bakanı beni belki biliyordur ama nereden ulaşacağız? Ben çok kültürlerarası organizasyonlarda, devlet erkânına çaldım. Türkiye’yi temsil ettim. Ayasofya’da zamanın Amerikan Başkanı Bush’a da çaldım. Tabii insanlar zaman geçince unutuyor bunları...”

9-10 yaşından beri müzikle iç içe Sesler. “Klarnetimle bir bütünüm” diyor ama en son geçen eylülde Almanya’da altı konser vermiş. “Keyfim biraz kaçıktı o günlerde de... Şimdi çalamıyorum, mecalim yok. Müzisyenlikte, klarnet çalarken bir kere keyfinin olması lazım. Hiçbir şey düşünmeyeceksin. Şimdi aklım fikrim burada” diyerek yapay kalbini gösteriyor. “Çok özlüyorum çalmayı. Bu vaziyette klarnet çalamam ama inşallah nakilden sonra yeni bestelerimiz olacak, yeni gruplarla çalacağız” diyor umutla.


‘Gönlümün feneri’

7 Kasım’da Babylon’da olacaklardan biri de Fatih Akın. “Keşke iki kalbim olsa da birini Selim Ağabey’e versem” diyor. Sesler’i ilk kez Eski Peyote’de görmüş Akın. “İstanbul’a gelmişim, kimseyi tanımıyorum o zamanlar. Tesadüfen girmiştim. Hem kendi hem de müdavimleri alternatifti. 1999 yılıydı sanırım. Selim Sesler’i ilk o akşam dinledim. Seyirci ‘biz rockçıyız’ diye başta tepki gösterse de daha sonra rock müzik ve roman havasında bir ortaklık kuruldu.”

“Duvara Karşı” filminin fikrinin yeni yeni oluşmaya başladığı dönemler... Akın o akşam bir şeyler keşfettiğini söylüyor. “Filmin havası nasıl olabilir diye düşünürken geldi aklıma. Daracık bir yerde, alternatif insanlar Selim Sesler müziğiyle dans ediyorlar, kafayı buluyorlar. İstanbul’da buluştuk, teklifimi kabul etti. O günden sonra da arkadaş olduk zaten. Onun için de benim için de ‘Duvara Karşı’ bir dönüm noktası oldu.” Sesler için “ O benim gönlümde ve hayatımda bir fenerdir” derken de ekliyor: “Selim Ağabey Türkiye kültürünün bir temsilcisidir. Bizim desteğimiz yetmez. Kültür Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı da görsün Selim Ağabey’i. O da bize üflesin, kafamızı serinletsin ara sıra.”