BUGÜN günlerden Cumhuriyet Kitap!

Kitap Dergi, 1604'üncü sayısıyla BUGÜN, gazeteniz Cumhuriyet'le birlikte... Bu sayımızın kapağında, doğanın tahrip edilmediği, emeğin ve adaletin saygınlığını yitirmediği zamanların romanı Sus Barbatus! üçlemesinin ikinci halkasıyla Faruk Duman’la yaptığımız bir söyleşi yer alıyor. Gamze Akdemir'in söyleşisi...

11 Kasım 2020 Çarşamba, 00:15
Abone Ol google-news


- Cumhuriyet Kitap Dergi'nin BUGÜN yayımlanacak 1604'üncü sayısının kapağında; doğanın tahrip edilmediği, emeğin ve adaletin saygınlığını yitirmediği zamanların romanı Sus Barbatus! üçlemesinin ikinci halkasıyla Faruk Duman’la yaptığımız bir söyleşi yer alıyor.

Üçlemenin ilk kitabı Sus Barbatus!, çetin kış koşullarında geçen ürkünç olaylarla ilerliyordu. Sus Barbatus! 2’de ise bahar mevsimi bütün görkemiyle gözler önüne seriliyor. Arka plandaki siyasal olaylar iyice belirginleşerek hız kazanıyor. Gamze Akdemir'in söyleşisi...

- Bu hafta üçüncü sayfamızda yazarımız Feridun Andaç, ‘Sesinde yalnız’ başlıklı yazısında; “İçinizde Don Quijote’nin hevesi, gönlünüzde Kolomb’un merakı, bilincinizde Spinoza’nın ışığı olmalı. Fısıldamalısınız şu sözünü herkese: ‘…kimse sırf kulaktan dolma bilgiyle bilinç sahibi olamaz.’” diye sesleniyor.

Yazarımız M. Sadık Aslankara, ‘Edebiyat; soyutlayım ve dönüştürüm...’ başlıklı yazısında; yazınsal dilin olmazsa olmazlarını değerlendiriyor.

Gamze Akdemir, usta gazeteci ve yazar Zeynep Oral ile anlatı kitabı Yaz Yüreğim Yaz üzerine konuşuyor.

Bu haftadan itibaren Cumhuriyet ailemize çocuk yazınının iki önemli ismi katılıyor: Yunus Bekir Yurdakul ve Emek Yurdakul. Her hafta sizlerle buluşacak yazarlarımızın ilk yazılarının konusu; Dilge Güney’in Nöbetçi Oyun Arkadaşı isimli kitabı. Ayrıca yetkin kitap tanıtımlarından oluşan Çocuk Güncel köşeleri de sizleri bekliyor. Yazarlarımıza Cumhuriyet ailemize hoş geldiniz diyor ve diğer yazılarını da heyecanla bekliyoruz.

Mesut Örs, yaklaşan Dünya Çocuk Hakları Haftası’nı ve Muzaffer İzgü’nün yapıtlarını değerlendiriyor.

Ülker İnce, Şermin Yaşar’ın, “Dünyanın yüzlerce ülkesinde, o ülkelerin kalabalık ailelerle dolu milyonlarca köşesinde hiç tanımadığımız insanların, milyonlarca farklı biçimde yaşadıklarının öyküleri bunlar. Bir başka deyişle, havasız yaşayan insanların öyküsü.” sözleriyle nitelediği Gelirken Ekmek Al kitabındaki öykülerini merceğe alıyor.

Türkiye, yıllardır ihanet, casusluk ve terör örgütü FETÖ’nün darbe girişimini, devlette ve toplumda nasıl örgütlendiğini konuşuyor. Son dönemde, tarikat ve cemaatlerin yapısı ve faaliyetleri gündemde öne çıkarken; bu süreçte, kendilerine liberal sol diyenlerin, başından bu yana FETÖ’ye verdikleri büyük ve stratejik destek de sorgulanıyor. Barış Doster, Hikmet Çiçek’in FETÖ’nün ‘Solcuları’ isimli, bu sözde solcuları anlatan kitabını inceliyor.

Refet Özkan kaleme aldığı Fakir ve Refet isimli kitabında, iki devrimci öğretmen olarak kendisinin ve arkadaşı Fakir Baykurt’un savaşımlarını, dostluklarını anıları ve belgeleriyle gözler önüne seriyor. Bunu yaparken 1940’lardan günümüze değin eğitimimizdeki ilerlemeleri, gerilemeleri de kayıt altına alıyor. Hasan Akarsu’nun yazısı...

Ben Kazandım - Ekrem Ekşi Kitabı; kendilerini Ekrem Ekşi Kitabı Kolektifi olarak adlandıran ve “gençlik yıllarında mücadeleyi ve hayatı Ekrem’le birebir yaşayan, paylaşan, Ekrem’in yoldaşları, arkadaşları” olarak tanımlayan; İhsan Murat Er, Kamil Tekin Sürek, Mustafa Çolak, Nevzat Onaran, Ramazan Tuncer ve Raşit Özyiğit tarafından kaleme alınan bir belgesel. Kolektif, kitabı “Emeğin dünyasını kurma mücadelesini 12 Eylül’ün işkencehanelerinde de sürdürenlere…” armağan ediyor. Ekrem Ekşi’nin yanı sıra aynı dönemde işkencede öldürülmüş ve yazıları kendilerine gönderilen Hasan Asker Özmen, İlhan Erdost, Mustafa Hayrullahoğlu ve Süleyman Cihan’ın işkence altındaki direnişlerini de kitaba katıyor. Dinçer Mete’nin yazısı...

Büşra Uyar; İvo Andriç’in, 19’uncu yüzyıl Osmanlısı’nın önemli paşalarından Serasker Ömer Paşa’nın ordusuyla birlikte, huzursuzluğa son vermek çıktığı Saraybosna seferini ele alan, Balkanlardaki etnik, dini ve kültürel çeşitliliğin getirdiği tezatlıkların da bir tablosunu oluşturduğu Ömer Paşa isimli yapıtını inceliyor.

Batuhan Sarıcan da, Giacomo Papi’nin halkı yönetmelerine engel olduğunu düşündükleri entelektüelleri kontrol altına almak için dili hedef alan baskıcı bir rejimin fotoğrafını çektiği Radikal Şıkların Sayımı kitabını değerlendiriyor.

İyi okumalar

Editörden...

Kitap Dergi, BUGÜN gazeteniz Cumhuriyet'le birlikte...