Yazıcıoğlu’nun ölümünü Gül’e bildiren MİT’çinin sırrı

Kazanın hemen ardından Muhsin Yazıcıoğlu’nun öldüğü haberini veren MİT görevlisi Oğuz Eryılmaz’ın hakkında BBP’lilerin ve kendisinin savcıya verdiği ifadeler ilginç bir portre ortaya koyuyor.

13 Nisan 2015 Pazartesi, 23:37
Abone Ol google-news

BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun 2009’da yaşamını yitirdiği helikopter kazasından 3 saat sonra BBP’lilere ölüm haberini veren MİT görevlisi Oğuz Eryılmaz’la ilgili savcılık kayıtları, esrarengiz bir portre ortaya koydu. Savcı ifadelerine göre Eryılmaz, “O dönem MİT’in Köşk sorumlusu olarak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü doğrudan bilgilendiren kişi. BBP’ye gidip geldiği için partililerce tanınıyor, Yazıcıoğlu’na ölmeden önce en son görüşenlerden olacak kadar yakın” bir isim konumunda.

Gazeteci Emre Soncan’ın, “Son Akıncı- Muhsin Yazıcıoğlu’nun Sır Ölümü” adlı kitabında kazadan hemen sonra “öldü” haberini veren MİT görevlisi Oğuz Eryılmaz’la ilgili çarpıcı detaylar yer aldı.

Gül’ün cinayet şüphesi

Kitapta Oğuz Eryılmaz’ın o dönem görevinin “MİT’in Cumhurbaşkanlığı sorumlusu” olduğu belirtiliyor. BBP’lileri bilgilendiren Eryılmaz’ın Köşk görevi nedeniyle dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e de bilgi iletmiş olabileceği akla uygun bulunuyor çünkü Gül, Yazıcıoğlu’nun ölüm olayının soruşturulması için en fazla uğraşan isim oldu. Hatta Gül, “Bana video geldi. Baktım ki birileri buzlarda cesetlerle ilgileniyor, birileri diğer taraftan vida söküyor” açıklamasını yaptı ve Devlet Denetleme Kurulu’nu da harekete geçirdi.

Eryılmaz’ın kazadan 3 saat sonra kriz masası toplantıdayken telefonla görüşüp “Yazıcıoğlu öldü” haberini verdiği BBP’li Erol Dok’un savcılığa verdiği ifadede de ilginç anlatımlarda bulunuyor. “Yazıcıoğlu ölünce siyaseti bıraktım” diyen Erol Dok, kazayı haber alışını, “Helikopter düştüğü zaman ben Ankara’da işyerimdeydim. Haberi alır almaz 15 dakika içerisinde parti genel merkezine gittim. Parti merkezinde helikopterin düşmesi ile ilgili bir komisyon oluşturuldu. Bu, kriz masasına benzer bir oluşumdu. Ben de bu oluşumda görev aldım” diye anlattı.

Telefon geldiğinde toplantı halinde olan partilileri Mahir Damatlar, Hasan Çağlayan, Ökkeş Şendiller ve Naci Doğan diye sayan Dok, Eryılmaz’la ilgili olarak da şunları anlattı:

“Oğuz Eryılmaz isimli kişiyi de MİT’te çalışan bir polis olarak tanırım. Kendisi partiye gider gelirdi. Olay günü kriz masasındayken başkanımın kaza mahallinde bulunduğu, yaralı olduğu şeklinde bilgiler geldi ancak bu bilgilerin nereden geldiğini şu anda hatırlamıyorum. O gün Oğuz Eryılmaz’la görüşüp görüşmediğimi de hatırlamıyorum.”

Çarpıcı bir anekdot

 Oğuz Eryılmaz, Yazıcıoğlu’nun durumuyla ilgili bilgi paylaştığı iddiasıyla savcı Şeref Gürkan’a verdiği ifadede bir dış boyut anlatımında bulundu. İfadesine göre Eryılmaz, kazadan kısa bir süre önce gelen davet üzerine Yazıcıoğlu’nun evine uğradı. Yazıcıoğlu da Eryılmaz’a çarpıcı bir anekdot anlattı. Buna göre, “Türk dünyasından bir ülkenin” büyükelçisi, “dünya politikasına yön veren bir ülkenin” büyükelçisi tarafından makamına davet edilmişti. Büyükelçiliğe gittiğinde, yine çok büyük başka bir ülkenin sefiri de oradaydı. Ev sahibi büyükelçi, misafir ettiği büyükelçiye Yazıcıoğlu’nu kastederek, “Sen onunla konuş, bu kendini ne sanıyor, ne yapıyor?” şeklinde sözler sarf etmişti. Türk dünyasından bir ülkenin Ankara sefirliğini yapan bu isim de yaşadıklarını merhuma anlatmıştı.

Son mitingde konuştu

Kitapta Yazıcıoğlu’nun kazadan sadece 18 gün önce, Şarkışla’da düzenlediği mitingde yaptığı şu konuşma da yer alıyor:

“Belçika büyükelçisi, Bosna ve ABD İstanbul konsolosu bir yemekte konuşurken Bosna konsolosu bir hanımefendi, kendisiyle Bosna savaşında tanışmıştık, o bana aktardı.

Seninle olan tanışıklığımızı bilmedikleri için Belçika büyükelçisi dedi ki ABD konsolosuna; ‘Bu BBP’ye çok dikkat edin. Ben de konu açılsın diye; ‘BBP’nin Meclis’te milletvekili bile yoktur ona niye dikkat edilsin’ dedim. Belçika büyükelçisi de ‘Şu an küçük ama bir kere tutturursa çok süratle büyüyecek bir tabana sahip, eğer bir kere gelirse de kolay kolay gitmez. Muhsin Yazıcıoğlu ilkelerinde çok katı duran bir siyasetçi’ ifadesini kullanıyor. Açıkça elçi ‘Biz onu yönetemeyiz’ diyor.”