Yazık değil mi Göl Marmara'ya?

KONUK YAZAR | Anıl Talat Eryontuk, Cumhuriyet'in Ege'si için yazdı...

23 Ağustos 2021 Pazartesi, 12:54
Yazık değil mi Göl Marmara'ya?
Abone Ol google-news

Manisa’nın Saruhanlı, Salihli ve Gölmarmara ilçeleri arasında bulunan, suları neredeyse tamamen çekilen Göl Marmara’nın dramını yazmak istedim bugün…

Bu güzelim göl Ege Bölgesi’nde yer almakta ve Gediz Havzası içerisinde bulunan tarımsal rezervuar niteliği kazanan bir doğa harikası.

Göl, 2002 yılında sulak alan kategorisinde yer almış, 2017 yılında Ulusal Öneme Haiz Sulak Alan olarak tescillenmiş. 

Birçok canlıya ev sahipliği yapan göl, 2 binin üzerinde kişiye tarım ve balıkçılık alanında kaynak oluşturmakta. 

Lakin ülkemizdeki diğer sulak alanlar gibi Göl Marmara’da kuruyarak küçülmeye başladı. 

Özellikle 2011-2018 yılları arasında göl alanında yüzde 38 oranda küçülme yaşandı.

2021 Türkiyesi ise Göl Marmara için felaketti.

Tahminen 10 santimetre su var gölde şu an.

Kayıklar göle batmış durumda.

Sıcaklıklara bağlı hızlı buharlaşma ve kaçak su kullanımı nedeniyle göl şu an bitme noktasında.

Öyle bir göl ki hem balıkçılık hem de 3 ilçeye bağlı 40 mahallenin tarımsal sulamada faydalandığı bir yer.

Manyas Kuş Cenneti kadar değerli Göl Marmara…

Neden mi?

Manyas Gölü gibi binlerce kuşa ev sahipliği yapıyor çünkü.

Ya şimdi?

Şu an gölde ne bir kuş ne de bir canlı var. 

Hem üreticilerimiz hem de geçimini bu işle sağlayan balıkçılarımız için bu gölün kurumaması gerekiyor.

Bakın! İnsan faaliyetleri nedeniyle meydana gelen küresel iklim değişikliğinin sonucu ortaya çıkan kuraklığa ek olarak, aşırı su kullanımı ve anlamsız müdahaleler kuruttu bu gölü.

Zaten ülkemizde son 60 yılda kuraklığın, aşırı su kullanımının ve ekosisteme yapılan müdahalelerin neticesinde 60’a yakın göl kurudu.

Kuruyan göllerin toplam alanı Van Gölü’nün 3 katı büyüklüğüne yakın! 

Bazıları mevsimsel olarak tekrar su ile buluşsa da sürdürülebilir olmadığı için artık göl sayılmıyor artık. 

Çoğu gölün sahip olduğu canlı çeşitliliği neredeyse ortadan kalkmış vaziyette. 

Maalesef ki bu göllerden bazıları etrafında yaşayanlar nedeniyle kurutulmuş, kimi açılan drenaj kanalları kimi de aşırı yer altı suyu kullanımından kaynaklı bu hale gelmiş.

Yahut da kendisini besleyen akarsular üzerine yapılan barajlar yüzünden yeterince su alamadığı için kurumuş.

Görüyorsunuz değil mi?

Hepsinin ortak yanı ise insan! 

Yapmayın, etmeyin!

Hepimiz bu dünyada misafiriz.

Bir gün üzerinde yaşamakta olduğumuz, içerisinde milyonlarca güzelliği barındıran adı dünya olan bu yerle bir daha buluşmamak üzere vedalaşacağız.

Gelecek nesillere yapabileceğimiz en büyük hizmet ise adı dünya olan bu yeri en iyi şekilde bırakmak.

Unutmayalım!

Biz doğayı korursak, doğa da bizi korur!