Yoksul çocuk hep kaybeden

Uzaktan eğitimden en olumsuz etkilenen dar gelirli ailelerin çocukları oluyor. Eğitim-İş Genel Başkanı Yıldırım, yüksek oranda öğrencinin EBA’yı takipte sıkıntı yaşadığını söyledi.

13 Nisan 2020 Pazartesi, 06:00
Abone Ol google-news

Milli Eğitim Bakanlığı’nın Eğitim Bilişim Ağı (EBA) üzerinden başlattığı “Uzaktan Eğitim’’ sürecinde üç hafta bitti. Dezavantajlı gruplar bu eğitime erişimde ve yararlanmada sorunlar yaşıyor.

Eğitim-İş Sendikası Genel Başkanı Orhan Yıldırım, “Ülkemizin dar gelirli halkının dezavantajlı çocukları bu süreçten yine en çok olumsuz etkilenenler olmuştur. MEB ve Hükümet, yoksul insanlarımızın çocuklarının eğitimde ‘hep kaybeden’ olmasını önlemelidir’’ dedi.

Yıldırım, uzaktan eğitim sürecini şöyle değerlendirdi, “Uzaktan eğitim sürecini standart bir şekilde sürdürmek için belli koşullar gerekmektedir. Bunlar şöyle:

1 MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI

MEB teknolojik altyapıyı oluşturması, süreci iyi yönetecek sadece bu konuda uzmanlaşmış ve yetişmiş bürokratik kadrosu ile ders aktarımı izlemesi, sürdürmesi konusunda yeterli hizmetiçi eğitim almış öğretmen kadrosunun da bulunması gerekmektedir.

- MEB’in EBA oluşturma süreci çok öncelere dayandığı için ufak ekleme çıkarmalar ile EBA üzerinden ders aktarımı kısmen hazırdı.

- Ancak EBA’nın 18 milyon öğrenciye kesintisiz erişimi konusunda ne yazık ki MEB başarısız olmuştur. Bakan öğrencilerin yüzde 20’sinin, uzaktan eğitim ve EBA konusunda erişim sıkıntısı olduğunu ifade etmiştir ki bu oran tespitimize göre çok daha yüksektir.

- Bakanlıkta bu konuda bürokratik kadro yeterince hazır olmadığı için de yaşanan aksaklıklar konusunda hızlı ve acil çözüm üretmede yetersiz kalınmıştır .

- Her dersin EBA üzerinden aktarımında kullanılacak olan ders anlatımı konusunda önceden hazırlıksız olunduğu da çok açıktır. MEB’de bu konuda alanında çok iyi öğretmenler olmasına rağmen ne yazık ki diğer alanlarda olduğu gibi liyakata değil, siyasi hatta Ensar gibi sakıncalı yapılardan öğretmenler kullanılmıştır..

2 EVDE HAZIR BULUNMA HALİ

Uzaktan eğitimin amacına ulaşabilmesi için ev ortamının teknik, teknolojik ve ortam olarak uygun olması esastır.

- Ev internet çekim alanı içinde mi?

- İnternet varsa kapasitesi yeterli mi?

- Sabit ya da taşınabilir bilgisayar-laptop mevcut mu?

- Evde öğrencinin rahatça ders izlemede kullanabileceği TV var mı?

- Evde kaç öğrenci var?

- Evdeki her öğrencinin kendi bilgisayarı ve ayrı televizyon var mı?

- Her öğrencinin ayrı odada izleyebileceği ortam mevcut mu?

Bu soruların büyük çoğunluğunun cevabı, 18 milyon öğrencinin çok büyük bölümü için olumsuzdur.

3 AİLENİN UZAKTAN EĞİTİMDEKİ HAZIR BULUNMA DURUMU

- Ortalama ebeveyn eğitim seviyesi orta son düzeyindedir.

- Özellikle devlet okullarında çocuklarını okutan ailelerin genelini dar gelirliler oluşturmaktadır.

- Muhtemeldir ki bu ebeveynlerin birçoğu internet ve her yıl gelişen bilgisayar teknolojisinden uzaktırlar .

- Yaşam kavgası içinde emekleri üzerinden hayata tutunmaya çalışan aileler salgın zamanında bile çalışmaya devam etmektedirler. Evde yalnız kalan çocuklarının uzaktan eğitimini hem evde olmadıklarından hem de eğitim tecrübe eksikliğinden dolayı MEB’in öngördüğü şekilde yapabilmelerine olanak yoktur.

ÇALIŞAN ÇOCUKLAR NASIL ERİŞECEK

Eğitim Reformu Girişimi’nin, Öğretmen Ağı işbirliğiyle hazırladığı “Arka Plan” başlıklı eğitim bülteninde dezavantajlı grupların uzaktan eğitime erişim durumları değerlendirildi. Bu çocuklara ilişkin öneriler şöyle: “Çalışan çocuklar örgün eğitime erişimde dezavantajlı gruplardan birini oluşturuyor.

Türkiye’de 6-17 yaş grubundaki 743 bin 932 çocuk eğitimin dışında. Çocukların çalışma nedenleri arasında ilk sırada ‘hane halkının ekonomik faaliyetine yardımcı olmak’ var. Örgün eğitime erişemeyen çocukların uzaktan eğitime erişiminin sağlanması, bu dönemde üzerinde durulması gereken önemli konulardan biri. Uzaktan eğitim ve telafi hizmetlerinin erişilebilir olmasının yanı sıra, risk grubundaki çocukların eğitimde tutulmasına ilişkin önlemler alınması da bu süreçte önceliklendirilebilir.’’