'YSK kararları kesindir'

Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, 12 bağımsız milletvekili adayının, adaylıklarının iptaline ilişkin YSK kararıyla ilgili olarak, ''Orada arkadaşlarımız karar vermiş. Mutlaka mevzuat açısından bir değerlendirme yaptılar. Bilemiyorum'' dedi.

19 Nisan 2011 Salı, 07:40
Abone Ol google-news

Yargıtay Başkanı Gerçeker, Kültür Üniversitesi'nde düzenlenen, ''2. Çocuk ve Hukuk Uluslararası Kolokyumu'' öncesinde basın mensuplarının, YSK'nın bazı milletvekili adaylıkları yönünden aldığı kararlara ilişkin sorularını cevapladı.

Hukukçu ve hakim kimliğinden dolayı siyasi konularla ilgili konuşmak istemediğini ifade eden Gerçeker, ''Orada arkadaşlarımız karar vermiş, yani YSK. Mutlaka mevzuat açısından bir değerlendirme yaptılar. Bilemiyorum. Şu anda detayını daha bilemediğim için bir şey söylemek imkanım yok. Konuyu tam bilmeden bir şey söylediğiniz zaman yanlış değerlendirme yapmış olabilirim'' diye konuştu.

''YSK'ya itiraz olabilir mi?'' şeklindeki soru üzerine de Gerçeker, ''Listeler kesinleştikten sonra ilan edildi. Yanılmıyorsam. Onlara itiraz edilebilir, yeniden incelenebilir. Ama YSK kararları kesindir biliyorsunuz. Ancak maddi hata varsa düzeltme olabilir. Oradaki arkadaşlarımızın bilecekleri, değerlendirecekleri bir konu'' dedi.

 

Barolar: Hukuki bir fiyasko

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki 16 baro tarafından Yüksek Seçim Kurulunun (YSK), bağımsız adayların adaylıklarını iptal kararı ile ilgili yapılan ortak açıklamada, YSK kararının ''hukuki bir fiyasko'' olduğu ileri sürüldü.

Diyarbakır, Şırnak, Ağrı, Adıyaman, Batman, Bitlis, Bingöl, Elazığ, Hakkari, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Tunceli ve Van barolarınca yapılan yazılı açıklamada, kararın hukuken değil, siyaseten verildiğinin genel kabul gördüğü ifade edildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:
''YSK'nın kararını aday listelerinin açıklanacağı son güne bırakmış olması, milletvekillerinin YSK'da sürekli eksiklikler konusunda bilgi alışverişinde bulunmasına rağmen kendilerine adaylıkları iptal edilenler konusunda sorun olmadığının söylenmesi, YSK'nın kararının ülkeyi kaosa sürüklemeyi amaçladığını göstermektedir. YSK Anayasa'nın 76. maddesi gereği eski mahkumiyetleri gerekçe göstermiştir.''

Bu gerekçenin kabul edilmesinin mümkün olmadığı bildirilen açıklamada, şu görüşlere yer verildi:
''Gültan Kışanak ve Sebahat Tuncel'in milletvekillikleri halen devam etmektedir. Daha önceki başvurularda sehven cezalarının görülmemiş olduğuna inanmak gerçekçi değildir. Kaldı ki, Sebahat Tuncel'in redde gerekçe edilen cezası mazbatasını almadan önce kesinleşmiş olup, buna rağmen mazbatası kendisine teslim edilmiştir. Aynı şekilde Leyla Zana ve Hatip Dicle'nin başvurularının kabul edilmemesi akıl ve mantık dışıdır. Kamuoyunun da bildiği gibi Selim Sadak, Leyla Zana ve Hatip Dicle aynı davadan yargılanıp ceza almışlardır. Selim Sadak, 2009'daki belediye başkanlığı seçimlerinde Siirt Belediye Başkanı olarak seçilmiş, YSK Selim Sadak'ın adaylığı için herhangi bir eksiklik görmemiştir. Oysa belediye başkanlığı ile milletvekilliği yeterlilik şartları aynıdır.
Ertuğrul Kürkçü, 1986 yılında infaz yasasında yapılan değişiklikle cezasını tamamlayarak, özgürlüğüne kavuşmuştur. TCK'da yapılan değişiklikle memnu haklarının iadesi kurumu kaldırılmış, Avrupa'ya bu değişiklik Türkiye'nin insan haklarına duyarlılığı olarak lanse edilmiştir. Yüzde 10 seçim barajı bu ülkenin demokrasisinin önünde büyük bir engeldir. Bu kararı Kürt ve Türk halkları ile Avrupa'ya açıklamanın hiçbir yolu bulunmamaktadır. YSK'nın şikayet yoluyla bu anlamlandırdığımız kararı geri alacağına inanmak istiyoruz.''