‘Hem okurum hem oynarım!’ Y. Bekir Yurdakul’un yazısı...

İki Ongun’dan, anne İpek Ongun’la kızı Defne Ongun Müminoğlu’dan, iki olgun kalemden kucaklayan, sevgi dolu, sımsıcak bir öykü bu. Hayatın ve edebiyatın sunduklarından ince ince devşirilmiş, birlikte yapmaya/ olmaya ve kitaplarla kucaklaşmaya bir çağrı.

21 Kasım 2021 Pazar, 00:03
Abone Ol google-news

“Hem okurum hem oynarım!” İşte böyle bir gülümsemeyle ya da inceden bir iletiyle açılıyor kapı okumayı başka ama özellikle de sevdiğimiz (bazen de hani şu sınavlar testler gibi, sevmediğimiz) işlerin karşısına koyan anlayışa inat.

Hatırlayın; ne çok çalınır kulağımıza “Bırak artık şu oyunu da otur bir şey oku! Yeter artık arkadaşınla bu kadar gevezelik. Al artık eline şu kitabı!..” vb. öğütler, uyarılar. Üstelik bir işe yaramadığını bile bile, düşüne düşüne...

NELER DÜŞÜNDÜM NELER

“Okumak istemeyen Otti”nin şu ilk tümcesi bakın bana daha neler düşündürdü:

Kitaplarla buluşmuş, onlarla bütünleşmiş bir yaşam yolculuğu kurmuş hayatlara doğru bir arama yolculuğu olarak da okuduğum bu yapıt için, bir başına yetermiş sanki bu tümce.

Şimdi kalkıyorum yazının başından; bu tümceyi bütün çocukların odalarının kapısına ya da yataklarının başucuna yazmaya gidiyorum.

HERKES İÇİN FARKLI BİR YOL

İki Ongun’dan, anne İpek Ongun’la kızı Defne Ongun Müminoğlu’dan, iki olgun kalemden kucaklayan, sevgi dolu, sımsıcak bir öykü bu. Hayatın ve edebiyatın sunduklarından ince ince devşirilmiş, birlikte yapmaya / olmaya bir çağrı.

Kitaplar olmadan, edebiyattan uzak düşerek yaşamalara asla boyun eğmeyen, herkes okumayı sever, sevebilir, herkes için bunun bir yolu yordamı illaki vardır diyen bir yolculuk.

Değil mi ki farklıyız birbirimizden, değil mi ki farklılıklarımızla çoğalıyor birlikteliklerimiz; okuma yolculuklarımızda izleyeceğimiz yollar da doğaldır ki farklı olacaktır.

SÜRPRİZ KONUKLAR VE...

Deniz samuru bir aileye ve sualtına konuk olduğumuz yapıt; kahramanımız Otti’yi, ailesini, arkadaşlarını ve öğretmenlerini tanıtarak başlıyor. Sonrasında bitmese dediğimiz oyunlarla bizi de kucaklayarak akıp gidiyor.

Sualtı yaşamına, onun gerçeklerine, beslenme zincirine yakından bakma olanağı bulurken Merve Ergenoğlu’nun metne de çok yakışan olağanüstü resimleriyle sualtında pırıl pırıl bir dünya karşılıyor bizi.

Ve o güzelim dünyanın kimi köşe başlarında Picasso, Dali, şempanze Congo, ünlü basketbol oyuncusu Ruben Alcaraz ve daha kimler kimler çıkıyor karşımıza...

Kısacası “oynarım da okurum da” diye açılan kapıdan hep birlikte ve el ele “en güzeli oyunlarla öğrenmek” penceresine ulaşıyoruz.

“Aa, kitap bitti!” derken hoş bir poster, “Daha değil!” diyor. Bir yüzünde Türkiye Doğal Hayatı Koruma Vakfı’nın katkılarıyla sularımızın/ çevrenin kirliliğine ve onun doğal hayata etkileri üzerine birbirinden ilginç bilgiler sıralanıyor. Öteki yüzündeyse yeni, başka, ilginç bir “kısma birader” bizi bekliyor.

Okumak İstemeyen Otti / Defne Ongun Müminoğlu, İpek Ongun / Resimleyen: Merve Ergenoğlu / Artemis Çocuk / 64 s. / 7+ / 2021.