Akıllı telefonlar, bilgisayarlar ve sosyal medya uygulamaları hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Gün boyunca gelen mesajlar, e-postalar ve bildirimler bireyleri sürekli ekrana bakmaya zorluyor. Uzmanlara göre bu durum yalnızca dikkatin dağılmasına değil, aynı zamanda stres artışına, zihinsel yorgunluğa ve dijital tükenmişliğe yol açıyor. Psikiyatri alanında “bildirim yorgunluğu” olarak tanımlanan bu durum, özellikle çalışan kesimde iş verimliliğini düşürüyor, ruh sağlığını olumsuz etkiliyor.
Cumhuriyet’e konuşan Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ali Erdoğan, gün içinde sık sık gelen bildirimlerin kişinin odaklandığı işi yarıda bırakmasına neden olduğunu belirtti. Her bildirimle birlikte beynin “Önemli mi, acil mi?” sorusunu sorduğunu ifade eden Erdoğan, bunun zihinsel yükü artırdığını vurguladı.
STRESİ TETİKLİYOR
Birçok kişinin aynı anda birden fazla işi yapabildiğini düşünse de beynin çoğu zaman bunu başaramadığını aktaran Erdoğan, beynin aynı anda iki karmaşık işi paralel yürütmek yerine hızlı görev değiştirme yaptığını ifade etti. Bu durumun hata oranını artırdığını ve işleri uzattığını söyleyen Erdoğan, “Düşünce zinciri koptuğunda hem süre hem kalite kaybı yaşanıyor” dedi.
Bildirimlerin yalnızca bilgi taşımadığını aynı zamanda stres yanıtını da devreye soktuğunu söyleyen Erdoğan, “Ani uyarılar, bedeni alarm durumuna geçiriyor. Kalp atışı hızlanabiliyor, kaslar gerilebiliyor” ifadelerini kullandı. Gün içinde sürekli tetikte olmanın stres hormonlarını artırdığına dikkat çeken Erdoğan, bunun sinirlilik, zihinsel yorgunluk ve uyku sorunlarına yol açabileceğini ifade etti.
Sürekli çevrimiçi olma hali, “dijital tükenmişlik” olarak adlandırılan bir tabloya neden oluyor. Dikkat dağınıklığı, unutkanlık, sabırsızlık, motivasyon kaybı, uyku problemleri ve kronik yorgunluğun dijital tükenmişliğin en sık görülen belirtileri olduğunu aktaran Erdoğan, “Bildirim yoğunluğu, yüz yüze iletişimi de olumsuz etkiliyor. Sürekli telefonla ilgilenmek, empatiyi azaltıyor. Sosyal ilişkiler yüzeyselleşiyor” diye konuştu.
Sosyal medya bildirimlerinin yarattığı karşılaştırma baskısının da bireylerde değersizlik duygusunu artırabildiğine değinen Erdoğan, şu önerilerde bulundu: “Gereksiz uygulama bildirimleri kapatılmalı. E-postalar için belirli kontrol saatleri belirlenmeli. Her mesaja anında yanıt verme zorunluluğu ortadan kaldırılmalı. Uyumadan önce ekran süresi azaltılmalı. Telefon yatak odasında uzak bir noktada tutulmalı'.