İYİ Partili Usta: "Dış güçlere bağlamak en büyük kötülük"

İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, "Pazartesi sabah neye uyanacağımız konusunda hiç birimizin fikri yok." açıklamasında bulundu.

24 Ekim 2021 Pazar, 14:31
İYİ Partili Usta:
Abone Ol google-news

İYİ Parti Ekonomi Politikaları Başkanı ve Samsun Milletvekili Erhan Usta, iktidarın art arda yaptığı hatalarla savrulduğunu ve çaresiz kaldığını söyledi. "Pazartesi günü neye uyanacağımız hakkında hiç bir fikrimiz yok" diyen Usta, KRT TV'de katıldığı Semra Topçu ile Haftanın Panoraması programında yaşananlardan sonra artık doların öngörülemez olduğunu vurguladı.

Usta, "Ne kadar yükseleceğini tahmin etmek, öngörmek mümkün değil ama maalesef düşmeyeceğini söylemek mümkün" ifadesini kullandı.

"Ekonominin sağlam olmayışı nedeniyle en ufak rüzgardan etkilendiğini" belirten Usta, şunları söyledi:

"Yarın ne olacağını hiç kimse bilmiyor. Pazartesi sabah neye uyanacağımız konusunda hiç birimizin fikri yok. Ticarette olan, parası olan olmayan, işsiz, çiftçi, esnaf herkes perişan. Sanayici, üreten insanlar da ne olacağını, ne edeceğini bilmeden yeni güne uyanıyorlar. Türkiye ekonomisi yoğun bakımda, işin kötüsü bu işin sahibi olanlar veya bu hastaya bakmakla yükümlü olanlar, yönetmekle yükümlü olanlar olup bitenden haberi yok. Türkiye'nin Ocak ayı itibariyle 3,2 trilyon lira olan dış borçları şimdi 4, 3 trilyon liraya çıktı. 84 milyon kişiden 2021 yılı içinde toplayacağımız vergi 1 trilyon 50 milyarken, yapılan üç hatayla bu ülke ekonomisine bir yük geldi. 84 milyonun ödeyeceği verginden daha fazla yük geldi, kur ve faiz nedeniyle...Bunu yapmaya kimsenin hakkı yok" 

"DOLARIN NE KADAR YÜKSELECEĞİNİ TAHMİN ETMEK MÜMKÜN DEĞİL"

Doların ne kadar artabileceğine yönelik değerlendirme yapan Usta, şöyle devam etti: 

"Doların ne kadar yükseleceğine ilişkin bir öngörü olması mümkün değil çünkü Merkez Bankası bağımsız hareket eden bir merkez bankası değil. Aldığı kararlar da kararlar rasyonel değil. Zatan kararlar bilim ışığında almış kararlar olsa deriz ki bugün itibariyle makro ekonomik ortam bu, yapılacak işler de şunlar. Yani öngörebilirsiniz. Zaten Merkez Bankalarının bağımsızlığı zaten bu açıdan önemli, bağımsız olduğu zaman ekonomi bilimi ne emrediyorsa o kararlar alınır, işin uzmanları da bu kararları tahmin edebilir, herkes pozisyonunu ona göre belirler ve belirsizlik azalır. Ama şu anda biz ekonomi bilim ışığında mı karar almıyoruz. Siyasi iradenin ne talimat verdiğini hiç birimiz tahmin edemeyiz. Onu şu anda Recep Tayyip Erdoğan biliyor, yanındakiler biliyor. Belirsizlik o yüzden artıyor. 

Merkez Bankası'nın bağımsız olmasının gereğine dikkat çeken Erhan Usta, şu ifadeleri kullandı: 

"Bağımsız olmayan bir Merkez Bankasının iş başında olduğu, hükümetin ne yaptığını bilmediği bir ortamda dolar kuruna ilişkin tahmin yapmak mümkün değil. Örneğin, 10 dakika sonra Sayın Erdoğan bir davranışta bulunur, bir kararname çıkartır, bir bakmışsın pazartesi sabah on lira ile açılmış kur. Nereye çıkar bilemeyiz ama düşer mi, düşme ihtimali yok. 5-10 kuruş gider gelir onları demiyorum. ama bu işin maalesef çok üzülerek ifade etmek istiyorum ki, yönü yukarıya doğru. Bu sürekli artacak taa ki bu hükümet ya düzgün işler yapıncaya kadar ya da sandık gelsin deyinceye kadar bu işler maalsef böyle gidecek." 

Merkez Bankası'nın Cumhur Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın etkisiyle aldığı faiz indirme kararının ve ardından 10 büyükelçi krizi ile Türkiye'nin kara para ve terör finansmanı nedeniyle gri listeye alınması dövizin seyrini etkileyen üç ayrı etmen oldu. İktidar tarafından "gri liste" ve 10 büyükelçi krizinin dış güçlere bağlandığını söyleyen Erhan Usta, "Hemen dış güçlere bağlamak bu ülkeye yapılan en büyük kötülüktür" dedi.    

"2022 BÜTÇESİ ÇÖP OLDU"

Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne bu hafta sunulan 2022 bütçesinin revize edilmesi gerektiğini belirten Usta, şu ifadeleri kullandı:

 "Dolar kuru 2022 yıl ortası 9,27 görünüyor oysa daha 2021 bitmedi kur 9,60 oldu. Dolayısıyla bu bütçe daha çok değişir. Bütçe daha yeni geldi, henüz görüşmeye başlamadık ama şimdiden tabiri caizse çöp oldu. 

Türkiye 2001 krizinde derin bir kriz yaşadı ve milli gelir bir defa küçüldü. 94 krizinde de bir defa küçüldü. Hatta İkinci Dünya Savaşı'nda 4 defa küçüldü, AKP döneminde ise 7 defa küçüldü. şu anda L tibi bir krizle gidiyoruz. Ucu ne zaman yukarı kalkacak kimsenin bildiği yok."