Barış Doster

Türkiye - Mısır yakınlaşması kime yarar?

05 Mayıs 2021 Çarşamba

Beklenen oldu. Türkiye, Mısır’a dışişleri heyeti yolladı. İki ülke ilişkilerini normalleştirme yönünde bir adım daha atıldı. Son 8 yılda yaşanan gerilimin; Türkiye’nin Mısır’ın içişlerine karışmasının; İhvan’ı desteklemesinin; Doğu Akdeniz’de, Libya’da, Filistin’de, kimi Afrika ülkelerinde Ankara ve Kahire arasında yaşanan gerginliğin, iki ülkeye de yaramadığı görüldü. Bu temasların sonunda neler olur? Tartışalım...  

Mısır, Arap dünyasının lideri. İslam âleminde ağırlığı var. Türkiye, İran ve Mısır, İslam ülkeleri arasında, tarihi, siyasi, kültürel ağırlıklarıyla öne çıkarken; Mısır ve Türkiye’nin, Osmanlı geçmişi nedeniyle, aralarında özel bir bağ da bulunuyor. Mısır’ın ABD’yle, İsrail’le ilişkileri güçlü. Rusya’yla dengeleri gözetiyor. Suudi Arabistan’la yakın ilişkilere sahip. 1 milyon kilometrekarelik yüzölçümüyle, 106 milyonu aşan nüfusuyla (Müslüman yüzde 90, Hıristiyan yüzde 10), güçlü ordusuyla öne çıkıyor. Ekonomik açıdan ise zayıf. 360 milyar dolar büyüklüğünde bir ekonomi. ABD ve Suudi Arabistan’dan yardım alıyor. İşsizlik, yoksulluk ve yolsuzluk yaygın. En güçlü kurumsal yapı, ordu.  

Mısır; son yıllarda hep Türkiye karşıtı bir dış politika izledi. Bunda, Türkiye’nin dış politikada yaptığı büyük yanlışların da etkisi var. Türkiye’nin, Mısır’ın iç siyasetine karışması, Mısır’daki adaylar, partiler arasında taraf olması, Müslüman Kardeşler örgütünü (İhvan) açıktan desteklemesi, İhvan kökenli cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin seçim kampanyasına katkı sunması, İhvan liderlerine kucak açması, İhvan medyasına yayın yapma imkânı vermesi yanlıştı. Bu yanlışlar, Doğu Akdeniz’de ülkemizi daha da yalnızlaştırdı. Mısır’ın Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi’yle yakınlaşmasını da hızlandırdı. Bu ülkelere İsrail, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, ABD ve Avrupa Birliği destek çıktı. Türkiye, enerji rekabetinde de zayıf düştü. 

MISIR’LA YAKINLAŞMANIN ÖNEMİ  

Mısır ve Türkiye; sadece deniz yetki alanlarının paylaşımında, Doğu Akdeniz’deki enerji denkleminde değil, Libya ve Filistin’de değil, Somali, Sudan ve Etiyopya’da da karşıt konumdalar. Kahire; Ankara’nın Afrika’ya yönelik ilgisini, bu kıtada nüfuzunu artırmaya çalışmasını tehdit algılıyor. Mısır - Libya sınırı 1115 kilometre ve Mısır, Libya’daki her gelişmeyi, beka meselesi olarak görüyor. Yakından ilgileniyor. Filistin’de Hamas; İhvan’ın bu ülkedeki kolu olarak öne çıkıyor ve Türkiye’den destek görüyor. Mısır ise Hamas karşıtı cephenin arkasında. Türkiye’nin verdiği onca desteğe karşın, İhvan’ın bölgede eski gücü yok. Mısır siyasetinde zayıfladı, liderlerinin çoğu hapiste, toplumsal tabanı da eriyor.  

Mısır’ın Türkiye’yle yakınlaşmasına karşı olan güçler var. ABD ve AB, Suudi Arabistan’ın öncülüğündeki Körfez ülkeleri, İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs Rumları karşı. Atina’nın sitemleri ve telaşı dikkat çekici.   

Türkiye’nin yapması gerekenler ise belli. Mısır adımını, Suriye adımı izlemeli. Laikliğin sadece iç siyasette değil, dış siyasette de ne kadar önemli olduğu, mezhepçi siyasetin içeride ve dışarıda ülkemize ne kadar zarar verdiği görülmeli. Ankara - Kahire işbirliğinin, Türkiye’nin elini Doğu Akdeniz’de, enerji rekabetinde, Suriye siyasetinde ve Yunanistan’a karşı güçlendireceği; Libya’da çözüme katkı sunacağı unutulmamalı. Bu yakınlaşmanın, bölge ülkelerinin ve Avrasya’nın büyük güçlerinin desteğini alması için çaba gösterilmeli.  


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları