TRT STV yolunda

21 Aralık 2021 Salı

Sır Kapısı, Büyük Buluşma, Beşinci Boyut, Tek Türkiye, Şefkat Tepe, Kollama, Nizama Adanmış Ruhlar... 

Eski STV dizileriydi saydıklarım. Fethullahçılar bu dizilerin senaryolarıyla neyi amaçlıyordu? Yargının tespitlerinden okuyalım: 

“Kamuoyunu şekillendirme, yönlendirme, genel kanı ve algı yaratma görevi yerine getirildi. Bu şekilde ileriki dönemde yapılması planlanan soruşturma ve operasyonlara zemin hazırlamak için toplumsal algı ve genel kanı oluşturma amacı güdüldü.” 

Şimdi...

TRT’deki “Teşkilat” dizisini düşünün... Karanlık bir karaktere Kılıçdaroğlu’nun “Geliyor gelmekte olan” sloganı söyletildi. Haliyle, çok kişi tepki gösterdi. RTÜK’ün CHP kontenjanından üyesi İlhan Taşcı ise yapılanın “planlı bir algı operasyonunun parçası olduğunu” söyledi. Ve ekledi: “Demokratik faaliyetleri halkın gözünde terörle bağdaştırmaya çalışmak pervasızlıktır.”

Tam da burası önemli işte. Hatırlayın, kısa süre önce Arka Bahçe’de yazdım... 

Seçime giden Türkiye’de muhalefet partisi yöneticilerine “terör” ve “casusluk” üzerinden operasyonlar gelebilirdi. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun aynı sloganı Meclis’teki muhalefet sıralarına bakarak söylemesini de bu bağlamda düşünebilirdik. 

Sözün özü... Böylesi kumpaslara hazırlık için zamanında STV dizileri kullanılıyordu. Şimdi benzer tezgâh TRT üzerinden devredeydi. 


FARKINDA MISINIZ?

- “Kontrollü kambiyo rejimi gibi zırvalıkları gündeme getirenleri de asla masum görmüyoruz. Döviz kurundaki istikrarı, bu tür zırva yöntemlerle değil, piyasanın kendi işleyişi içinde sağlayacağız.” Cumhurbaşkanı Erdoğan bu sözleriyle, 2 Aralık’ta “Kontrollü kambiyo rejimi kalkanı” manşetini atan Aydınlık gazetesine yanıt vermiş oldu. 

- “Ekonomiden sorumlu bakanların ve yetkililerin konuşurken dikkatli olması lazım. Bunlardan birinin karamsar bir konuşma yapıp batarsa hepimiz batarız gibi iyimser olmayan tablo çizdiğini okudum. Ekonomi bu kadar hafife alınacak bir iş değildir.” Sabah gazetesi başyazarı Mehmet Barlas bu satırlarıyla, patronuna yakın olan Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’yi uyardı.


OHAL TALEBİ İLK DEĞİL

İzzet Özgenç’in “ekonomik OHAL” çıkışı tartışılmaya devam ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan da bir dönem yakın olduğu Özgenç’in bu tezini şöyle karşıladı: “Ekonomide OHAL değerlendirmesi, akıl karışıklığının ötesinde büyük bir yanlıştır.” 

Hani bugünlerde sık sık 2001 krizi hatırlatılıyor ya… 

Unutuldu gitti, o dönemlerde de yine “ekonomik OHAL” gündeme gelmişti. Ve bakın, dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Mayıs 2001’de neler demişti:

“Meclis’in saygınlığını korumak için üzerime düşeni yapıyorum. Ama asıl görev parlamentoya düşüyor. Ekonomik kriz doruk noktaya çıktığında bana olağanüstü hal ilan edilmesi talebi geldi, reddettim. Çünkü o zaman Meclis devre dışı kalacaktı.”


BAHÇELİ’NİN ERKEN SEÇİM GEREKÇESİ

2002: Türkiye’nin gündemine bilinçli olarak taşınan siyasi belirsizlik ve yönetim boşluğu tartışmaları giderek tırmandırılmış, ekonomik ve siyasi istikrarı hedefleyen bir kampanya başlatılmıştır. 

2021: Türkiye ekonomisi şu anda sert bir kuşatma altındadır. İç ve dış ihanetin azılı failleri devreye girmişler, millete ve devlete saldırı üstüne saldırı planlayarak harekete geçmişlerdir. Oyun büyük, oyun vahşi, oyun düşmancadır.

Evet…

Arasında 19 yıl olan iki benzer açıklamayı da aynı kişi, MHP lideri Devlet Bahçeli yaptı. Fark şu ki ilk okuduğunuz açıklama şu cümlelerle devam etmişti:

“Ortak hareket eden bir cephenin bu amaçla sahneye koymaya çalıştığı siyasi senaryolara, milletin hakemliğine gidilerek bir cevap verilmesi artık gerekli ve kaçınılmaz hale gelmiştir.

Milliyetçi Hareket Partisi bu oyunu bozmuş ve seçimlerin 3 Kasım 2002 tarihinde yapılması için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni 1 Eylül’de olağanüstü toplantıya çağırmıştır.

Emanetin asli sahibine başvurulmasından ve ortaya çıkacak gerçek millet iradesinden kimsenin endişe etmemesi gerekir.” 


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları