2018 Bütçe Kanunu tasarısı TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmeye başlandı. Yaklaşık bir ay sürecek olan bir maratondan söz ediyoruz.
Aynı komisyon, düne kadar bütçe deliklerini yamamak üzere hazırlanmış vergi zamlarıyla dolu; toplamda da 60’ın üzerinde kanunu değiştiren “torba kanun”u görüşüyordu.
Aralıksız 10 gün çalışan komisyon, görüşmeleri bitirdi. Hemen ardından da 2018 Bütçe Kanunu tasarısına başladı. Trafik ağır.
Vergi zamları getiren “torba kanun”, yakında TBMM Genel Kurulu’nda görüşülecek. Torba kanun için genel kurula katılması gereken Plan Bütçe Komisyonu üyeleri, mecburen bakanlıkların 2018 bütçesini görüşüyor olacaklar. Komisyon ile genel kurul salonu arasında mekik dokuyacaklar.
“Dokusunlar” diyebilirsiniz. Zaten AKP’nin istediği de bu. 60’ın üzerindeki kanunu bir anda değiştiren bir “torba”yı hazırlayıp Meclis’e getiren iktidar anlayışı için maddelerin, toplum yararına tartışılması değil; parmak üstünlüğüyle ve hızla kabul edilmesi.
Komisyondaki bütçe görüşmelerinin ilk günü, TBMM Başkanlığı, Cumhurbaşkanlığı ve MİT’e ayrılmıştı. TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın sunuşunu yaptığı Meclis bütçesinden bazı temel verileri aktaralım:
• 2017 için TBMM bütçesine 981.6 milyon TL ayrılmıştı. Bu tutar, yıl içinde artırılarak 1 milyar 43.5 milyon TL’ye ulaştı,
• 2018 yılı bütçe tasarısında Meclis’e 1 milyar 255 milyon 124 bin TL ödenek ayrılıyor.
Bu tutar, 2017’nin başlangıç ödeneğine göre yaklaşık yüzde 28 artış anlamına geliyor.
TL karşılığı ise 273.5 milyon TL.(Ödeneğin yaklaşık yarısı, personel giderleri için.)
Yüzde 28 artış ne için
TBMM Başkanı Kahraman, 2018’de Meclis bütçesindeki artışı izah ederken;
“Bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşanan hızlı gelişme”den, “demokrasinin ve katılımcılığın artan önemi”nden söz ediyor.
Biliyorsunuz; bundan 15 ay önce, 15 Temmuz darbecilerini hızlı ve etkili yargılamak amacıyla ilan edilen OHAL beşinci kez uzatıldı. Güneş ışığından kış lastiğine, Varlık Fonu’na kamu şirketi devretmekten, belediye başkanını görevden almaya dek her alanda sınırsız, ölçüsüz ve hukuksuz düzenleme yapma yetkisi OHAL sayesinde yürütme organının elinde.
Milyonlarca seçmenin oyuyla seçilmiş milletvekilleri, OHAL KHK’leri üzerinde tek kelime söz söyleme hakkına sahip değil.
Onlar, hangi kuralın konulduğunu, kimlerin hayatına ne kısıtlamalar getirildiğini, hangi devlet kurumunun nasıl yeniden şekillenip, kimlerin malvarlığının nasıl sahiplik değiştirdiğini, gece yarıları yayımlanan mükerrer Resmi Gazete’den öğreniyorlar hanidir.
Herkes gibi. Hepimiz gibi.
Peki, böylesi bir tabloda “demokrasi ve katılımcılığın artan önemi”ni nerede arayalım?
Yüzlerce milletvekilinin, ülkenin halini, gidişatını etkileyen kararlarda hiçbir etkisi yokken, Meclis bütçesinin yüzde 28 oranında artışını hangi demokrasiyle açıklayalım?
Meclis bütçesi niye artıyor?
Yazarın Son Yazıları
Hoşça kalın
O fayansın talimatı kimden?
Bakan düzeyinde 2018’de biteceği açıklanmış ilk metro hattında işlerin planlandığı gibi gitmeyeceği, herhalde baştan belliydi ki, İETT yarım milyar TL’lik bir otobüsle taşıma ihalesini yapıverdi. Otobüsle taşıma seçeneği zorunluysa, özel taşımacılık şirketlerine kaynak aktarmak zorunlu muydu? Otobüsle taşıma işini İETT’nin organize edip gerçekleştirmesi daha mı pahalı olurdu?
‘Enflasyonla topyekûn mücadele’
Bankalara ne oluyor?
Tek hane hedefi
Boykot ve adanmışlık
Otağ Merkezi ve bütçe
Cevapsızlığın şiddeti
Türkiye’nin Uluslararası Yolsuzluk Algı Endeksi’ndeki sırası 81’inciliğe düştü. “Vergi Barışı” tebliği, uluslararası yükümlülükleri hiçe sayıp Türkiye’yi kara para aklayan ülkeler konumuna sokabilir. CHP’li Utku Çakırözer, yurtdışındaki paraların ülkeye transferini yapanların sorgulanmamasını sağlayan düzenlemeyle kimlerin korumaya alındığını sordu.
2019 bütçesinde KÖİ garantileri
Devletin dövizli sözleşmeleri
Türkiye kara para cenneti midir?
İstanbul metrolarının geleceği
Müteahhit kriterleri
3. Havalimanı’na nasıl gidilir
Matrah artırın, yoksa…
Melen Barajı 11 Ağustos’ta açılacak mı?
Tarım alanına santral yaparsanız
Tarım alanlarına Danıştay’dan destek
Yap-işlet-devret yöntemiyle yapılacak Kanal İstanbul büyük bir rant yaratacak. Ancak Kanal İstanbul’un mühendisliği ne kadar mükemmel olursa olsun, çarpık kentleşmiş, betona boğulmuş, neredeyse her gün yeni bir felaket yaşayan ve deprem beklenen bir metropolde doğayla oynanacak. Giresun’da 82 yaşındaki Yusuf Topal, gittiği aile hekimliğinde doktorla tartıştı. Doktorun “beyaz kod” alarmı vermesi üzerine hastaneye gelen polisler, yaşlı vatandaşı gözaltına aldı. Gözaltına alınmasına tepki gösteren Topal’a polislerce biber gazı sıkılıp ters kelepçe takıldı. CHP’li Gülizar Biçer Karaca, Meclis’te milletvekillerini uyardı: “Bu projeyle İstanbul’da milyonlarca metreküp toprak taşınacak. Güzergâh üzerindeki Sazlıdere Barajı yok edilecek. Hafriyatla ekolojik sistem değişecek, sular kirlenecek.”
Büyük ihalede itirazlar dinlendi
Devlet şişmanlıyor ‘Yeni devlet’ darmadağın ve çok başlı
Şehir hastanelerinde ‘kur’ virüsü
Berberoğlu kararı ve ‘kapsayıcı Meclis’
TCDD’nin mali yüküymüş!
SGK neden Sayıştay’dan kaçırıldı?
Torba teklif dönemi
‘Ses ve öfke’
Perhizler ve turşular
Madde 104 yokmuş gibi davranmak
1 numaralı kararname
Ucuz hayatlar
Kişiye özel elbise
‘Yeni’ Meclis dalsız bir çınar gibi
‘Helalinden yüzde 31’
Yüksek enflasyonda dolarlı ihale
Sahip çıkma becerisi
Sonuna dek beklense ne olurdu?
Asıl sorudan kaçmak