Enflasyondan dolarizasyona: Soygundan vurguna!

Enflasyondan dolarizasyona: Soygundan vurguna!

23.12.2021 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Enflasyon bir soygundu.

Dolarizasyonun yapılış biçimi bu soygunu bir vurguna dönüştürdü.

***

Sonbaharda artık iyice hızlanan enflasyon yıl sonunda yüzde 50’leri geçtiği zaman herkesin cebindeki paraların yarısından çoğu uçtu...

Uçtu uçtu nereye uçtu?

Yönetici oligarşinin* kasasına uçtu.

Bütün halkın, ama özellikle sabit ve dar gelirlilerin gelirleri buharlaştı...

Bu buhar nerede soğutulup kimin kasasına yağmur olarak yağdı?

Evet, bildiniz:

Yönetici oligarşinin kasasına.

***

Enflasyon yavaş yavaş, alıştıra alıştıra yapılan bir ekonomik ve mali soygundur.

Halkın cebindeki paralar yavaş yavaş uçar, buharlaşır.

En sonunda, artık kimsenin cebinde para kalmayana kadar devam eder.

Borsadaki ve döviz kurlarındaki ani çıkış ve inişler ise vurgundur:

Bu şok, enflasyonla birlikte yaşandığı zaman, moraller iyice bozulur, umutsuzluk başlar, insanların yaşama sevinci yok olur.

***

19 Aralık Pazar günü AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.

Bu sırada dolar 18 lira.

Zülâl Kalkandelen bu konuşmayı dünkü yazısında şöyle irdeledi:

AKP’li Cumhurbaşkanı, “Neymiş efendim, faizleri düşürüyormuşuz? Benden başka bir şey beklemeyin. Bir Müslüman olarak naslar neyi gerektiriyorsa onu yapmaya devam edeceğim” dedi.

Faiz politikasını, iktisadi temeller yerine dinsel bir dogmaya dayandırdığını ilan etti. 

Daha önce Taliban ile inanç farkı olmadığını söylediğinde, “Türkiye’nin inancı” ifadesini kullanarak, ülkede yaşayan herkesin istisnasız inançlı ve aynı inançta olduğunu iddia etmişti.

Partili Cumhurbaşkanı, Genel Başkanı olduğu siyasal İslamcı partinin sözcüsü olarak konuşuyor...

Bu durum bir din devletinde yaşansa sorun olmaz; çünkü orada zaten anayasa, yasalar ve kamu yönetiminin tüm alanları dini inancı temel alır.

Ne var ki Türkiye’de laik bir devlet olduğu ve bunun değiştirilmesinin teklif bile edilemeyeceği anayasada açıkça yazıyor.”

Bu konuşma sonunda, bundan önceki konuşmalarında olduğu gibi, topluma yine doların derhal yükseleceği beklentisi egemen oldu.

Bu toplantıdan yaklaşık 24 saat sonra ise ABD Doları hâlâ 18 lira iken, yine Erdoğan dolarizasyon kararlarını açıkladı...

Ve bu açıklamalardan yaklaşık 13 saat sonra ABD Doları 12 liraya indi.

ABD Doları 18 Türk Lirası iken 100 bin Dolar satıp 12 Lira’dan geri alanlar 13 saat içinde 50 bin dolar yani dolar bazında yüzde 50 kâr sağladı.

***

Tuncay Mollaveisoğlu bu hızlı düşüşün arkasındaki vurgunun adını dünkü “TL görünümlü dolar! Erdoğan’ın seçim planı erken patladı” yazısında “Dolarizasyon” olarak koyuyordu:

“Bunu da başardılar!

Türk Lirası’nı doların yeşiline boyadılar...

Artık bankalarda yatan TL’yi Amerikan Doları gibi görmemiz mümkün.

Adı TL ama kazancı dolara endeksli...

Uzmanlar buna ‘dolarizasyon’ diyorlar.

Ekonomiye, mevduatlara, TL’ye doların hâkim olması...”

***

Sevgili okurlarım, Erdoğan konuşmaları ve talimatlarıyla, doları sürekli olarak çıkarıp indiriyor...

En sonunda “Faizleri düşüreceğim” nutuklarından sonra faizleri de “Dolarizasyon” yöntemiyle yükseltiyor...

Başta sabit ve dar gelirliler olmak üzere tüm halk da umutsuzluk içinde cebindeki paranın uçuşunu, buharlaşmasını izliyor.


* Oligarşi: Küçük bir grubun baskı altında uyguladığı ve halkı kendi çıkarları için sömürdüğü bir rejimin ve bu rejimdeki yönetici sınıfın adı.

Bu sınıf farklı gelişme düzeylerindeki ülkelerde, farklı ittifaklar halinde:

Despot yöneticilerden, tekelci sermayedarlardan, müteahhitlerden, oligarklardan, medya patronlarından, toprak ağalarından, tarikat şeyhlerinden oluşur.

Yazarın Son Yazıları

En korkunç yalan ve yalancı

Sizce en korkunç yalan hangisidir?

Devamını Oku
08.03.2026
Savaşa çare: 4 ülkede seçim!

Ortadoğu’daki savaşa ve bu savaşın ülkemize bulaşma olasılığına karşı tek çare, ABD, İsrail, İran ve Türkiye’deki seçimlerdir!

Devamını Oku
06.03.2026
Türkiye’ye füze düşerken, emperyalizmle savaş?

Bir İran füzesinin Türkiye’ye düştüğü sırada bir okurum soruyor: “ABD, İran’daki ‘Molla Diktatörlüğüne’ saldırdı.

Devamını Oku
05.03.2026
Savaşın tetikçisi ve asıl amacı

İsrail ve ABD’nin İran’a saldırısı, “Büyük Ortadoğu Savaşı”nın günümüzdeki son aşamasıdır.

Devamını Oku
03.03.2026
Emperyalizm, Lumumba, Musaddık, Allende ve Atatürk

ABD ve İsrail, İran’a saldırıyı başlattı.

Devamını Oku
01.03.2026
Statü: Anzaklılaştırma bakanlığı

Ey Okur Bu yazı, son yıllardaki akıl almaz trajik olayların yaktığı beynimin ürettiği bir İRONİ yazısıdır.

Devamını Oku
27.02.2026
Laiklik sadece devletin değil toplumsal barışın da temelidir

“Siyaset” ya da “Politika”; biri Osmanlıcadan biri Batı dillerinden gelen aynı anlama sahip iki sözcüktür.

Devamını Oku
26.02.2026
En korkunç darbe yargı eliyle laikliğe karşı darbedir!

Çağdaş Demokratik Devlet, kültürel, mukaddes ırk ve inanç kimlikleri ne olursa olsun, bütün vatandaşlarına eşit muamele eden devlettir.

Devamını Oku
24.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da ‘vicdan’ları vardır (3)

Bu üç yazılık diziyi, Sosyal Psikolojik temellere dayanarak “Grup Baskısı” kavramı ve kimi zaman onunla çatışan “Bireysel Vicdan” hakkındaki bilgilere dayanarak yazdığımı açıklamalıyım...

Devamını Oku
22.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır! (2)

“Komisyon”un raporuna ilişkin “Vicdani” soruları da Pazar gününe bırakarak...

Devamını Oku
20.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır (1)

ÖNCE VİCDAN KAVRAMINI TANIMLAYALIM...

Devamını Oku
19.02.2026
Faşizmi siyaseten öldüren, onun ‘mutlak egemenliği’dir!

Tarih, Sosyoloji (Toplumbilim) ve Siyasal Bilim bize bütün Faşist Liderlerin ve Faşist Rejimlerin hem insanlık tarihinden hem insanlık değerlerinden, hem de kendi toplumsal ve kişisel gerçekliklerinden de kopmuş olduklarını gösterir.

Devamını Oku
17.02.2026
Adalet, bilim ve özgürlük, yok edilemez ki! (3)

Korku ne?

Devamını Oku
15.02.2026
Bilim karşıtlığı-2: Rasathane, güvercin ve katledilenler

Unutmayalım: Türkiye bugünlere cinayetlerle ve darbelerle getirildi ve YÖK de bir askeri darbe kurumudur!

Devamını Oku
13.02.2026
Üniversite çökertilirse gelecek kalmaz!

Son kabine değişikliği, seçimlere giderken ortamın daha gerileceğinin işareti olarak görülüyor.

Devamını Oku
12.02.2026
Sami Selçuk: ‘Kaba güç ölümcüldür!’ (8)

Cumhurbaşkanı, Türkiye genelinde toplam 25 bin 449 hâkim ve Cumhuriyet savcısının görev yaptığını belirtmiş.

Devamını Oku
10.02.2026
Sami Selçuk: Değiştirilen yargıçlar ve uzayan davalar (7)

Herhalde İktidar sayesinde (!) olağanlaşmış olan “Haksızlık, Hukuksuzluk ve Adaletsizlikler”, hukuk, yargı ve akademi çevrelerinde bütünüyle kanıksanmış olmalı ki, “Hukuksuzluk Olgusu” üzerine yazdığım yazılar, iki üç kişi hariç, bu çevrelerde, insanları utandıran bir sessizlikle karşılandı.

Devamını Oku
08.02.2026
Laik hukuk yoksa ne ‘süreç’ olur, ne ‘açılım’ ne de ‘barış’! (6)

DÜN 5 ŞUBAT LAİKLİK GÜNÜYDÜ!

Devamını Oku
06.02.2026
Hukuksuzluk en çok iktidara ve topluma zarar verir (5)

Hukuksuzluk, yani kuralsızlık ve keyfilik, en çok onu yapan iktidarlara ve onların yönettikleri toplumlara zarar verir; çünkü istikrarı bozar!

Devamını Oku
05.02.2026
Hukuksuzluk yapanlar hapisteyken... (4)

HUKUKSUZLUK, sadece devletin değil, toplumun da altını oyuyor: Adalet, güvenlik, ekonomi, iş hayatı, aile, günlük yaşam, ahlak, nezaket, terbiye, geleceğe umut, bütün değerler, kurallar, güvenceler yerle bir oluyor...

Devamını Oku
03.02.2026
Yemin, ahlak, hukuk, namus ve şeref (3)

Bugünkü makalem, bu konuda art arda yazdığım üçüncü yazı.

Devamını Oku
01.02.2026
Hukuksuzluk Türkiye Cumhuriyeti’nde sürekli olamaz!

Yine dünkü Cumhuriyet...

Devamını Oku
30.01.2026
Hukuksuzluk, ahlakı, güvenliği ve devleti de yok eder!

Dünkü Cumhuriyet’in manşeti “‘Çete Lideri’ne VIP ayrıcalığı” biçimindeydi...

Devamını Oku
29.01.2026
Engellenen on parmak mucizesi

Kitaplarımı önce el yazımla yazmaya başlardım.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu’yu bir devrimci olarak anmak

Dün, Uğur Mumcu’nun 1993 yılında dinci/ faşistler tarafından haince katledilişinin 33. yıldönümüydü.

Devamını Oku
25.01.2026
Emperyalizmin bilinci ahlakı ve vicdanı

ABD, Suriye’yi teslim ettiği HTŞ (Ahmed eş Şara) ile IŞİD’le mücadele ve İsrail’le ittifak konularında anlaşıp artık SDG’ye ihtiyaçlarının kalmadığını ilan edince Kürtler şaşkınlık içinde, “ABD bize ihanet etti, ABD bizi sattı” kıvamındaki sözlerle yakınmaya başladılar.

Devamını Oku
23.01.2026
Yerli ve milli klavye mucizesini kim katletti?

29 Nisan 2025 günü elektronik postama bir mektup geldi...

Devamını Oku
22.01.2026
Sol tartışır sağ malı götürür (6)

Suriye’deki son gelişmeler, Emperyalizm ile radikal siyasal İslamın bütünüyle anlaştığını gösterdi.

Devamını Oku
20.01.2026
Kuramsal tartışmalar ve ittifak arayışları (5)

Gerek Kemalizm ve Atatürkçülük üzerine, gerekse Marksizm ve Sosyalizm üzerine yapılan kuramsal ve kavramsal tartışmaların sonu yoktur.

Devamını Oku
18.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 4

Türkiye şu anda “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denilen “Şahsım Devleti” modelinden kaynaklanan bir “Rejim Bunalımı” ile karşı karşıya.

Devamını Oku
16.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 3

Kemalistler ile Sosyalistler arasındaki ittifak arayışı, tarihimizin en özgürlükçü Anayasası olan 1961 Anayasası sonrasında, TİP’in kuruluşu...

Devamını Oku
15.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 2

Devletin ve toplumun bütünlüğü ile, Demokratik ve Laik Cumhuriyet Rejimi’ni korumak için bugünlerde dile getirilen, Kemalistler ile Sosyalistler arasında ittifak önerisi, bir hayli eskidir.

Devamını Oku
13.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları (1)

ABD’nin Venezuela’yı basıp Başkan Maduro ve eşini alıp götürmesi, bütün dünyada “İç cephenin güçlendirilmesi” sorununu gündeme getirdi.

Devamını Oku
11.01.2026
Venezuela dersleri 3: Muhalefet

“İç cepheyi tahkim etmek için”, muhalefet de etnikçilik, dincilik ve mezhepçilik üzerinden bölücülük yapmamalı, Bağımsız Cumhuriyeti tehlikeye atacak iç ve dış süreçlere destek vermemelidir.

Devamını Oku
09.01.2026
Venezüella dersleri 2: Muhalefet ne yapmalı?

ABD Başkanı Trump’ın, Venezüella Başkanı Maduro’yu, konutunu basarak alıp götürmesi, bütün dünyada müthiş bir şok etkisi yarattı...

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella olayı: Küreselleşmenin üçüncü aşaması

Küreselleşmenin birinci aşaması Sovyetler Birliği’nin çökmesi ile 1991’de başlamıştı:

Devamını Oku
06.01.2026
Nüfusu eğitmek yerine ithal etmek!

Çağdaş Demokratik Devlet vatandaşlarının eğitimlerini çağın gereklerine göre belirlemek zorundadır...

Devamını Oku
04.01.2026
İktidar toplumla ters düştüğünde

Sosyal Psikolojinin en net kuralıdır...

Devamını Oku
02.01.2026
2026, umut ve direniş yılı olsun!

YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN...

Devamını Oku
01.01.2026
2025’ten 2026’ya: Terör yeniden sahnede!

2025’in son yazısı:

Devamını Oku
30.12.2025