Adı Berkol’du… Özgen Berkol Doğan. Isparta’da düzenlenen Yüksek Fizik Kongresi’ne giderken içinde bulunduğu uçak düştüğünde yirmi yedi yaşındaydı.
\nYaşamından söz edeyim biraz.
\n1980’de doğdu. 1991’de Robert Kolej’e girdi. Yedi yıl sonra mezun olurken Michael Hamilton Fizik Ödülü’nü aldı. Yine Isparta’da, yine bir uçak kazasında yaşamını yitiren Hamilton anısına tek öğrenciye verilen bir ödüldü bu.
\nÖğrenimini Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü’nde sürdürdü. Genetik mühendisliğine ilgi duyuyordu önceleri. “Sonuçlarını göremeyeceği gelişmeler yerine sonuçlarını yaşayabileceği bir araştırma alanını seçmek” amacıyla deneysel fiziğe yöneldi. Lisans eğitimini tamamlayınca master çalışmalarını yine Boğaziçi Üniversitesi’nde sürdürdü. Tezini İsviçre’de CERN’de yazdı. Bir süre aynı kurumda çalıştı. 2006’da Boğaziçi Üniversitesi’nde doktora programına katıldı. İtalya, Romanya, Yunanistan’da ve ülkemizde gerçekleştirilen çeşitli uluslararası fizik kongrelerinde Boğaziçi Üniversitesi’ni temsil etti.
\nBir yıl sonra fizikçi arkadaşları ve hocalarıyla Isparta’da düzenlenen Yüksek Fizik Kongresi’ne giderken içinde bulunduğu uçak düştü.
\nEvet, gencecik bir bilim adamıydı. Kendi alanında kim bilir neler başaracaktı…
\nKazadan sonra ne demişti Prof. Salih Sultanov:
\n“Berkol’un getireceği araştırma sonuçları bizim için çok önemliydi.”
\n***
\nSadece bir bilim adamı değildi Berkol Doğan. Dans, resim, fotoğrafçılık, dağcılık gibi çeşitli alanlara da ilgi duyuyordu. Bu alanlarda yeteneğini geliştirmiş, “uzmanlık” sınırlarına ulaşmıştı.
\nKaçkar Dağları’nda donma tehlikesiyle burun buruna gelmiş, arkadaşları tarafından kurtarılmıştı.
\nİzmit depreminde gönüllü olarak kurtarma çalışmalarına koşmuştu.
\nDansa özel tutkusu vardı. Lise sıralarında oluşturdukları toplulukla çeşitli gösterilere katılmıştı. Tutkusunu Cenevre’de de sürdürdü.
\nEdebiyatı, sinemayı yaşamının bir parçası yapmıştı. Dünya edebiyatını, sinemasını sürekli izlerdi.
\nÜç bilimkurgu romanı çevirmişti dilimize.
\nFizik, yaşamının temeliydi; ama o temeli kültürle, sanatla besliyordu.
\nAt gözlüğü takıp sadece kendi alanında yarışan biri değildi.
\nBir aydındı.
\n***
\nBerkol Doğan’ı 30 Kasım 2007’de yitirmiştik.
\nBugün neden yazıyorum bunları?.. Yarın onun adına (ve anısına) bir şenlik var da ondan.
\nŞenliği onun okulu, Robert Kolej düzenliyor. Liselerarası bir dans şenliği bu. Berkol Doğan’ı anmanın (ve yaşatmanın) belki de en güzel biçimi…
\nOnu yüzlere iliştirilen maskelerle değil, coşkuyla anacağız.
\nOkulu, ilgilileri kutluyorum. Üç yıllık tarihi olan bu etkinlik dilerim uzun yıllar sürer.
\nO kadar çok şeyi unutuluşun külleri arasına gömüyoruz ki, bu tür “vefa” örnekleriyle karşılaşınca insan şaşırmadan edemiyor.
\n\n