Ekrem İmamoğlu, T24 portalından Cansu Çamlıbel’in sorularını yanıtlamış. Okuduktan sonra bende bıraktığı izlenim şu oldu: Atatürk’ten alıntı yaptığı bir yer hariç, DEM Partili bir siyasetçinin röportajı da olabilirdi.
Yanıtları hangi danışmanıyla yazdılar bilmiyorum ama liberal ve etnikçi görüşler ağırlıkla hissedilmiş.
İmamoğlu, Türkiye’nin geleceğini AB’ye bağlamış...
Özgür Özel ile yoldaşlığını anlatırken İslamcı şair İsmet Özel’in şiirinden alıntı yapmış... (İsmet Özel, Sivas katliamından sonra “Aziz Nesin gibilerinin kendilerini güvende hissetmeleri için Sırp (veya Grek, Ermeni, Rus veya Amerikan) uçaklarını Sivas semalarında görmeleri mi gerekiyor?” diye soran biridir.)
Amerikan kurulu düzeninin yayın organları Foreign Affairs, The New York Times ve Financial Times’a yazdığı makaleleri dışarıda “Türkiye’ye duyulan merakla” açıklamış...
Açılım konusundaki çağrısının “doğruluğundan” söz edip Bahçeli’ye mesaj vermiş...
Demirtaş’ın “Diyarbakır’da bir Amedspor-Trabzonspor maçında buluşmalıyız” sözünü yineleyip “süreci desteklemeye devam edeceğiz” demiş.
‘ILIMLI İSLAM’IN İDEOLOGUNA ATIF!
İmamoğlu, küresel düzen üzerine görüşlerini anlatırken Samuel Huntington’ın “demokratikleşme dalgaları” tezine atıf yapmış!
Onca siyaset bilimci varken Huntington adını geçirmesini normal bulanlar olabilir ama ben bunu sıradan bir durum olarak göremem. Çünkü Huntington, Amerika’nın Ilımlı İslam politikasını yönlendirmiş ve Türkiye’nin İslam coğrafyasında lider olması için laiklikten vazgeçmesi gerektiğini söylemiştir! “Atatürk’ün partisiyiz” iddiasını her fırsatta kullanan bir partinin adayının hiç referans vermemesi gereken biridir!
İmamoğlu’nun bunu bilmediğini varsaysak, cumhurbaşkanlığına aday olan bir siyasetçinin bu kadar önemli bir bilginin farkında olmaması, onun adına büyük bir hata ve eksiklik. Bunu bilip önemsemediyse, o daha da kötü. Huntington adını özellikle kullandıysa, onun yorumu okurlarıma ait!
‘EŞİT YURTTAŞLIK’ İLE NE KASTEDİYOR?
Söyleşinin bir bölümünde konu Öcalan açılımına geldiğinde İmamoğlu, komisyonun çalışmalarını çok önemsediğini belirtip Özgür Özel gibi “eşit yurttaşlık” kavramını kullanmış ve şu cümleleri kurmuş:
“Herkesin dilinden kültürüne ve inançlarına kadar eşit yurttaşlık hissedeceği bir süreç, Türkiye’ye en büyük sıçramayı yaratacaktır. Bizim için terörün sona erdirilip Kürt vatandaşlarımızla eşit vatandaşlık prensibi etrafında bir ve beraber yaşamak, parti siyaseti meselesi değil, ülke ve devlet meselesi. Soruna bu perspektiften baktığımız için sürece başından itibaren destek verdik, vermeye devam edeceğiz.”
Özel’e, “eşit yurttaşlık” ile neyi kastettiğini, 2023’te CHP Genel Başkanı olduğu tarihten tam 18 gün sonra bu köşede sormuştum. Çünkü yurttaşlık, zaten doğası gereği yurttaşların eşitliği üzerine gelişen bir kavram olduğundan ve anayasanın 10. maddesinde “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir” şeklinde açıkça tanımlandığından, Özel’in neden sıklıkla “eşit yurttaşlık” dediğini merak etmiştim.
Bu sorumu zaman zaman yazılarımda tekrarladım ama bugüne kadar yanıt veren olmadı.
NET OLUN ARTIK!
İmamoğlu, eşit yurttaşlığı “dil, kültür ve inanç” temelinde tanımlıyor. Öyleyse tekrar soruyorum: Kastedilen anayasanın 42. ve 66. maddelerinin değiştirilmesi midir?
Halka bu söylemin karşılığını net olarak açıklamaları şarttır.
Hukuken eşitlik anayasada varsa hangi alanda yok? Neden kimse eşitsizlik konuşulurken sermaye sınıfının işçi sınıfı üzerinde kurduğu ağır tahakkümden söz etmiyor ama konu sürekli etnik kökene geliyor?
Neden asıl eşitsizliği yaratan ağalık sistemi ve tarikatların sömürüsünden söz edilmiyor ama konu sürekli kimlik siyasetine geliyor?
Bu arada İmamoğlu, kısa bir süre önce “19 Mart darbesi olmasaydı çözüm sürecinde elimiz daha rahat olurdu” itirafında bulunan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir’in bu görüşüne katılmıyormuş. İlginç.