Mehmet Ali Güller

Tek adam rejimi ve CEO’lar kabinesi

01 Mayıs 2021 Cumartesi

Tek adam rejimi, anımsayın, hukuksuzluk üzerinden inşa oldu. Öyle ki Erdoğan’ın ortağı Bahçeli, “fiili duruma hukuk kazandıralım” demiş ve arkasından “Türk tipi başkanlık” sisteminin yolu açılmıştı. 

Yani hukuksuz şekilde uygulanmakta olan tek adam rejimine, anayasal kılıf ve hukuk örtüsü sağlanmıştı. 

Kuşkusuz bu durum bile meşruiyet sağlamadı, zira tek adam rejimi pek çok uygulamasıyla hâlâ hukuksuz! Son örneği de yasaya aykırı alkol yasağıdır.

Tek adam rejimi, beğenmediği kararı nedeniyle Anayasa Mahkemesi’nin kararını bile tanımayan, hatta o kararı verdi diye “Anayasa Mahkemesi de kapatılsın” diyebilen bir rejimdir. Öyle ki alt mahkemeler, Saray’ın güvencesiyle Anayasa Mahkemesi’nin kararlarını bile uygulamaz durumdadırlar. 

Özetle rejimin pek çok uygulaması tam bir hukuksuzluk örneğidir.

PEKCAN VAKASI

Tek adam rejiminin doğurduğu sonuçlardan biri de Ruhsar Pekcan vakasıdır. Günlerdir başta Serpil Yılmaz ve İsmail Saymaz olmak üzere gazeteciler Pekcan vakasını bütün vahametiyle kamuoyuna anlatıyorlar. Özetlersek: 

3 Kasım 2016 gecesi Saray’a bir ihbar gidiyor. Ruhsar Pekcan isimli bir iş insanının “Emine Erdoğan’ın yakınıyım” diyerek vergi ödemeksizin eşya ithali girişiminde bulunacağı belirtiliyor. Bu ihbar üzerine Emine Erdoğan’ın özel kalem müdürü Sema Silkin Ün, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfekçi’nin özel kalem müdürünü bilgilendiriyor. Olayın ciddiyeti nedeniyle Gümrükler Genel Müdürlüğü Özel Bürosu, hemen ertesi sabah bölge müdürlerine bu konuda bir uyarı gönderiyor ve müdürlüklerden dikkatli olmasını istiyor.

20 ay sonra 8 Temmuz 2018 günü Ruhsar Pekcan, kendisi hakkında dikkatli olunmasının istenildiği Ticaret Bakanlığı’na bakan yapılıyor! 

Sonrası daha da vahim: Pekcan, eşi ve iki ortağıyla kurduğu şirketine 2019 yılında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan 1.4 milyon TL teşvik alıp “dezenfektan” üretiyor. Sonra o dezenfektanı Ticaret Bakanlığı’na, yani kendi bakanlığına satıyor. Litresini 3 TL’ye mal ettikleri dezenfektanı THY’nin bir şirketine 14.35 TL’ye satıyor ama satan kendi alan kendi olunca iş kolaylaşıyor ve aynı ürünü Ticaret Bakanlığı’na 35 TL’den satıyor!

PEKCAN VAKASININ SORUMLUSU ERDOĞAN

Konu ortaya çıkınca Erdoğan, sessiz sedasız mini kabine değişikliği yaparak Pekcan’ı görevden aldı. Ancak normalde hükümet düşürecek bu Yüce Divan’lık vakayla ilgili soruşturma bile açılmadı.

Neden? Çünkü Ruhsar Pekcan vakasının asıl sorumlusu Tayyip Erdoğan’dır.

Neden? Çünkü Erdoğan, eski rejimi yıkıp yeni bir rejim inşa ederken, kendisine normal bir kabine değil, CEO’lar kabinesi kurmuştu. 

Neden? Üç yıl önce bu köşede yazdık: “15 Mart 2015’te ‘Ben bu ülkenin şirket gibi yönetilmesini istiyorum’ diyen ve ‘başkanlık sistemi’ adı altında Türkiye’ye CEO olan Erdoğan’ın yönetim maliyeti, gün geçtikçe daha da ağırlaşıyor...” 

Türkiye’yi şirket gören Erdoğan, “baş CEO” oldu ve kabinesini de CEO’lardan oluşturdu: Özel hastane sahibi Sağlık Bakanı, özel okul sahibi Eğitim Bakanı, otel sahibi Turizm Bakanı, patates şirketi danışmanı Tarım Bakanı, iş insanı Ticaret Bakanı yapıldı.

Ve Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan örneğinde görüldüğü gibi CEO, kamuyu, kendi şirketinin çıkarı için kullanmış oldu.

EN HAYATİ KONU

Konu vahimdir ve bir rejimin röntgenini çırılçıplak gözümüzün önüne getirmiştir...

Dolayısıyla, en az “128 milyar dolar” konusu kadar önemlidir. Muhalefetin bu konunun üzerine önemle gitmesi ve Ruhsar Pekcan üzerinden “CEO’lar kabinesini” bir bütün olarak sorgulaması Türkiye için en öncelikli ihtiyaçlardan biridir. 

“Tek adam rejimi ve CEO’lar kabinesi” konusu, hükümet etme özelliğinden hareketle diğer tüm konulara etkisi nedeniyle, ulusal çıkarlar bakımından en hayati konumuzdur.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları