Efsane, dilden dile dolaşarak kuşaktan kuşağa aktarılan, genellikle olağanüstü olaylar ve kahramanlıklar barındıran anonim bir halk anlatısı veya bir kişinin, bir nesnenin ya da olayın herkes tarafından bilinen, dillerden düşmeyen meşhur durumunu ifade eden bir kavramdır.
Efsane türünün özellikleri, köken: Çok eski çağlardan beri halk tarafından anlatılagelmiştir.
İnandırıcılık: Dinleyenler ve anlatanlar tarafından yaşanmış gerçek olaylar olarak kabul edilir veya öyleymiş gibi algılanır.
Olağanüstülük: Anlatılarda genellikle doğaüstü kahramanlar, motifler veya gerçekleşmesi güç olaylar ağır basar.
Konu: Çoğunlukla belirli bir kişiye, olaya veya bir yere (tarihi mekân, dağ, nehir vb.) dayandırılır.
Popüler kültürde efsane: Terim ayrıca sinema, müzik ve spor gibi alanlarda “ulaşılamaz seviyede meşhur veya başarılı” olan kişi ve eserleri nitelemek için de sıkça kullanılır. Kullanılır ama sırı dökülmüş, pörsümüş bir efsanedir ancak...
***
Bu yazının nedeni, 8 Haziran 2026 günkü Sözcü gazetesinde gördüğüm bir manşet: “Fenerbahçe’de efsane geri döndü.” Sporun her dalıyla çok yakından ilgilenirim. Televizyonda, başta futbol olmak üzere bütün spor programlarını tutkuyla izlerim. 16-17 yaşıma kadar futbol oynadım. Mersin Lisesi’nde okurken bunu iyi bilen edebiyat öğretmenimiz, folklor bilgini Cahit Öztelli, “Artık karar ver, futbolcu mu olacaksın yoksa edebiyatçı mı?” demişti. Bir karar anıydı.
Bu eklentiyi işin içinde olduğumu belirtmek için yazdım. “Fenerbahçe’de efsane geri döndü” haber başlığını okuyunca Fenerbahçe futbol takımında oynayıp ayrılmış Efsane adlı bir futbolcu ya da antrenör var mıydı diye düşündüm: YOK! Meğer sayın Aziz Yıldırım, 27 binden fazla delegenin katıldığı seçimde 17 bin 345 oy alarak tekrar başkan seçilmiş. 1948 yılından bu yana bir Galatasaray yandaşı olarak ben de kutlarım.
Aziz Yıldırım’ın başkanlık yaptığı 20 yıllık dönemde (1998-2018) Fenerbahçe 6 kez şampiyon olmuş ama Galatasaray o dönemde toplam 10 şampiyonluk yaşamış. Ezeli rakipten 4 kez daha az şampiyon olan bir başkan nasıl efsane oluyor Allah aşkına?! Kazandığı şampiyonluklar için sayın Aziz Yıldırım’ı kutlarım. Kendisi hakkında “efsane” sıfatını duyunca mutlaka “Estağfurullah” der. Böyle gazetecilik olmaz! Ama ne çare ki dünyanın her ülkesinde spor muhabir ve yazarları bu türden şaklabanlık yaparlar. Bizim mahallede bu şaklabanlığa “maval okumak” derler.
Bunun üzerine, çuvaldızı kendimize batırmak için Cumhuriyet’in spor sayfasına baktım. Manşette “Yıldırım döndü” yazmakta. Spor servisinde görevli genç arkadaşlarımı bu türden mesleki zırtapozluk yapmadıkları için kutlarım.
Amigoluk, müritlik, yağcılık saygılı ve özsaygılı insanlara kesinlikle yaraşmaz. Benim kendimle ilgili söylediğim bir saptama vardır: “Kimsenin müridi olmadım, kimsenin müridim olmasına izin veremem.” Çünkü gazeteciliğin etiğinde bu türden hastalıklar kesinlikle bulunmaz.
Ayrıca Vikipedi’den aktardığım “ulaşılamaz seviyede meşhur veya başarılı” tanımına da karşıyım: İnsanlık var oldukça insanlar için “ulaşılmaz” hiçbir rekor ve başarı yoktur. Örneğin, sık sık örnek verdiğim Kübalı yüksek atlayıcı Sotomayor... Anımsıyorum, bir zamanlar yüksek atlama atletleri şimdiki gibi çıtayı havada dönerek sırtüstü geçmezlerdi. Makaslama ya da binme yöntemini kullanırlardı.
Yüksek atlamada sırtı dönük atlama yöntemini (günümüzdeki adıyla “Fosbury Flop”) geliştiren ve uluslararası arenada kullanan ilk atlet, 1968 Meksika Olimpiyatları’nda altın madalya kazanan Amerikalı atlet Dick Fosbury’dir.
Geleneksel yöntemlerle yüzü çıtaya dönük atlayan sporcuların aksine Fosbury, bu tekniği 1960’ların ortalarında lise yıllarında geliştirmiş ve çıtayı sırtı dönük aşmayı başarmıştır. Uluslararası alandaki en büyük çıkışını, stili ilk kez dünyaya tanıttığı 1968 Meksika Olimpiyatları’nda 2.24 metrelik atlayışla altın madalya kazanarak yapmıştı.
Efsane ölümsüzdür, zamansızdır, aşılmazdır, değişmezdir. İnsanla ilgili olan her şey ölümlüdür, zamanla sınırlıdır, aşılır ve değişir. İnsanüstü insan yoktur ama üst insan vardır. Yani dâhiler ve rekortmenler!... Onlar bile efsane değildir. Uzun lafın kısası efsanelik insan yoktur, olmadı tarihsel zamanda. “Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az!”