İsmail Hakkı Tonguç ve Eskişehir ilkler
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

İsmail Hakkı Tonguç ve Eskişehir ilkler

08.06.2019 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Ön yaklaşım
Bu yazıda ülkemizin çağdaş uygarlığa ulaşma hedefinde başçıl aşamalarından birini oluşturan Köy Enstitülerinin (KE) ve öncüllerinin kurucusu, kuramcısı ve genel uygulayıcısı İsmail Hakkı Tonguç’un aramızdan ayrılışının 59. yılına (23 Haziran 1960) yaklaştığımız şu günlerde hem onun yaşantısı açısından hem de KE olgusu yönünden önemli bir dönüm noktası durumundaki Eskişehir bağlantılarından söz edilecek; böylece de destansı yaşantısından alınmış bir kesitle Tonguç Baba’ya saygı görevi yerine getirilmeye çalışılacaktır.

Tonguç Eskişehir’le tanışıyor
İsmail Hakkı Tonguç’un değinilen yörede odaklanmasının temelinde Almanya dönüşü, 11 Eylül 1919’da Eskişehir Darülmuallimin’inde (Erkek Öğretmen Okulu) resim ve elişleri öğretmeni olarak meslek görevine başlaması yatar.1
Bu başlangıçlık zamanla ülke düzeyinde yaygınlaşacak hizmetinin üç alanındaki kararlılığının temelini oluşturacaktır.
Bunlar:
- Hizmetin Hedef Kitlesi,
- Hizmetin Başlama Yeri,
- Hizmetin Niteliği İsmail Hakkı Tonguç’un bu konudaki ilk kararlılığını öğrenim yapmak amacıyla
İstanbul’a geldiğinde karşılaştığı umarsızlıkların açmazıyla başvurmak zorunda kaldığı akrabası olan Osmanlı paşasının onu aşağılayarak kapıyı göstermesi üzerine kendi kendine verdiği şu söylem oluşturur:
“Görürsün sen... Parası olmayan okur mu okumaz mı? Senin gibi budalalar yüzünden babalarımız cahil kalıp yoksul düşmüşler. Ne yapıp yapıp okumanın yolunu bulacağım. Hem de benim gibi zorluk çeken çocukların zorluksuz okumaları için de yaşamımın sonuna kadar mücadele edeceğim.”2
Sonraki süreçte görürüz ki İ.H. Tonguç hayatını bu karara adamış ve ömrünü bu yolda tüketmiştir. KE’yi ve öncesi kurumları bu kararlılığının ürünü olarak görmek abartı sayılmamalıdır.

Eskişehir kararlılığı
İ.H. Tonguç’un hizmeti başlatma ve geliştirme yeri olarak Eskişehir ilini belirlemesi ise ikinci kararlılığını oluşturacaktır.
Eskişehir’deki görevinin ilk günlerinden itibaren kente dönük olumlu yargılar geliştirmiştir. Anılarında bu küçük Anadolu kentini ekonomik ve stratejik açıdan önemli bulduğunu belirtirken Haydarpaşa-Bağdat demiryolunun kazandırdığı yenilik ve canlılıktan söz eder. Eskişehir’le Avrupa kentleri arasında benzerlikler bulmaya çalışır.3
Öte yandan yöre kırsalındaki halkın onun üzüntülerini katlayan yoksulluğu ve terk edilmişliği ise yine onun ilk kararlılığının yerindeliğini gösteren bir Anadolu gerçeği olarak belleğine yeniden kazılır.
Eskişehir’e ilişkin çelişkili yaşantı kesitleri de anılarında canlılığını hep koruyacaktır. Bir yandan İngiliz işgal subayından yediği tokatın onur kırıcılığını unutmazken öte yandan da utkuyla sonuçlanan İnönü Savaşları’nın kıvancını yaşar.4
Onu Eskişehir’e yakınlaştıran bir başka husus ise adını çok duyduğu, örnek aldığı, gıyabında tanıdıkça daha çok takdir edeceği Ethem Nejat adlı eğitimcinin 1. Dünya Savaşı’nın bunalımlı döneminde (1915-1917) bile eğitim müdürü olarak bu kentte gerçekleştirdiği başarılı çalışmalar ve gelişmiş uygulamalardır. Ethem Nejat’ın kırsal eğitime dönük yaklaşımları Tonguç’un gelecekteki hizmetinin niteliğini belirlemede ışık tutucu olacaktır.5
Enstitüleşmenin yaklaştığı dönemde ise Eskişehir’le ilgili bir başka değerlendirmesini Tonguç şöyle dile getirecektir.
“Trenimiz karanlık deryası içinde kaybolmuş ışıksız köylerin çevrelediği birçok istasyondan geçti. Mütemadiyen ışıklı köy arıyorum. Işıklı yollarla birbirine bağlanmış Avrupa köy ve kasabalarının manzarasını hatırlıyorum. Yüreğim burkuluyor. Nihayet memleketin her yerinden gelmiş trenlerin doldurduğu Eskişehir istasyonuna gelebildik. Hasretini çektiğim tabloya sonunda kavuşuyorum. Eskişehir bu dinamizmi dolayısıyla çok sevimlidir. Cumhuriyetimizin yarattığı canlı hayatı ve dinamik vatandaş tiplerini burada görebilirsiniz.” 6

Uygulama başlarken
İzleyen süreçte İ.H. Tonguç’un bir ileri görüşlülükle kırsal eğitim projesinin ilk örnekleri olan 1936’da ilk eğitmen kursunu, 1937’de ilk köy öğretmen okulunu, 1940’ın 17 Nisan’ında ilk Köy Enstitüsünü Eskişehir’in Hamidiye ve Mahmudiye köylerinde (şimdi ilçe merkezi) uygulamaya koymasının temelinde yukarıda sıralanan beğeniler yanında kuruluş arazisinin ve konumunun uygunluğuna ek olarak özellikle çevrede o güne göre ileri tarım uygulamasını bilen Kırım ve Romanya kökenli göçmen köylüleriyle onların arasına serpiştirilmiş Türkmen köylülerinin birlikte oluşturduğu barışçı, hoşgörülü ve yenilikçi toplumsal yapı özendirici olmuştur.7

Uygulamanın yerindeliği
Böylesi bir ortamda belirtilen kararlılıkla hayata geçirilen ilkler, her aşamada “canlandırılacak köy” atılımının ve ulusal imece katılımının başarılı örnekleri oldular. Doğayla uyumlu yapılanma; planlı yerleşimle kentselliğin yerele uygulanması; özemek kaynaklı olarak enstitünün elektriğe, sağlıklı suya, hijyenik altyapıya kavuşturulması; pedagojik eğitim öğretim ortamının oluşturulması; “kafa-kol-kalp” işbirliğinden oluşan üçlü üretimin yaşayışın temel belirleyicisi olması Hasan Âli Yücel’in “Dağ başlarında kentler yarattık” söyleminin somutlayıcıları oldular. 8

Sonuç
- İsmail Hakkı Tonguç, Çifteler (ÇKE) ve öncesindeki büyük projesinin başarısızlık riskini en aza indirirken uygulamanın da ulusal düzeyde örnek alınmasını sağlamış; uluslararası açılımda da ÇKE’nin bilimsel çevrelerce incelenmesinin ve gerçek KE modeli olarak tanınmasının yolunu açmıştır.9
- Çifteler (ÇKE) başarıları yeni kurulmakta olan enstitüler için özendirici model olurken dizgenin yaygınlaştırılmasına da önemli katkılar yapmıştır.

Sonsöz
Bir kez daha Tonguç Baba’yı en derin saygılarla anarken, Eskişehir’siz bir İsmail Hakkı Tonguç anlatımının eksikli olacağının altını çizmek istiyorum.

1 Tonguç Engin, Bir Eğitim Devrimcisi (İsmail Hakkı Tonguç) 1. Ki. 51- Güldikeni Ya. Ank. 1997
2 a.g.y. 22
3 a.g.y. 51
4 Küçükcan İlyas, Öncesi ve Sonrasıyla Çiftele Köy Enstitüsü. 141 (2018 Yunus Nadi Ödülleri Sosyal Bilimler Araştırma ödülü) YKKED Ya. İzmir 2018
5 Küçükcan İlyas, a.g.y. 141; Yılmaz Yunus, Turancı Sosyalist Ethem Nejat 57,83,107 İleri Ya. İst 2012; Erkek M.Salih, Ethem Nejat 279,295 Kitap Ya İst. 2012
6 Tonguç İsmail Hakkı, Kitaplaşmamış Yazıları C.1/180 Köy Ens. Ve Çağdaş Eğt. V. Ya. Ank. 1997
7 Küçükcan İlyas a.g.y. 140
8 Küçükcan İlyas a.g.y. 150
9 Kirby Foy, Türkiye’de Köy Enstitüleri (Ya. Hz. E. Tonguç) 141, 207 Güldikeni Ya. Ank. 2000, Küçükcan İlyas a.g.y 167  

İlyas KÜÇÜKCAN
Edebiyat Gr. Öğretmeni (E) / 1949 Çifteler
Köy Enstitüsü Çıkışlı

Yazarın Son Yazıları

Mektup (Kafka’ya) - Buğra Gökce

10 aydır mektup yazmak, yanıtlamak ve hatta mektup beklemek en önemli direnç ve yaşama bağlanma biçimi oldu adeta benim için.

Devamını Oku
17.01.2026
Karne kimin aynası? - HAMZA KİYE

2025-2026 eğitim öğretim yılında birinci dönem bitti, karneler dağıtılıyor.

Devamını Oku
16.01.2026
Bir çınar daha sonsuzluğa göçtü - MUSTAFA GAZALCI

Doğa yasası gereği, yüreklerimizi yaksa bile Köy Enstitülü çınarlar bir bir ayrılıyor aramızdan.

Devamını Oku
16.01.2026
Devrim Kanunları’ndan yeni müfredata

Bir eğitim-öğretim yılının daha birinci yarıyılı sona ererken Türkiye’de eğitim sistemi pedagojik ve toplumsal açıdan ciddi tartışmaların odağında yer almaya devam etmektedir.

Devamını Oku
15.01.2026
Nâzım Hikmet 124 yaşında

Cumhuriyet gazetesinin 30 Mart 1950 tarihli birinci sayfasında, “Bursa Cezaevi’nde Mahkûmlarla Konuşma” başlıklı röportaj yayımlandı.

Devamını Oku
15.01.2026
Bütün ülkelerin hukukçuları birleşin! - Ziya Yergök

Dünyanın ve ülkemizin içinden geçtiği süreç adeta hukuksuzluklar sürecine döndü.

Devamını Oku
14.01.2026
Öfke ekonomisi - Mehmet Utku Şentürk

Oxford Sözlüğü’nün 2025 yılı için seçtiği kelime “rage bait” yani “öfke tuzağı” idi.

Devamını Oku
14.01.2026
Eşsiz bir yurtsever: Rauf Denktaş - Doç. Dr. İhsan Tayhani

Henüz 18-19 yaşlarında bir genç olarak Kıbrıs Türkünün özgürlük savaşımına omuz vermeye başlayan ve 88 yıllık yaşamının büyük bölümünü söz konusu savaşıma adayan Rauf Raif Denktaş, salt özverili bir dava adamı değil, omuzladığı savaşımı, bir devlet kurarak taçlandırmış olan çok yönlü bir liderdir.

Devamını Oku
13.01.2026
Roma yanılgısı ve İran - Prof. Dr. Cengiz Kuday

Mesleğim gereği Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlenen birçok bilimsel toplantıya katıldım.

Devamını Oku
13.01.2026
Emperyalizm, Venezuela ve demokrasi - Doğan Ergenç

3 Ocak 2026 günü ABD, Venezuela’ya saldırdı ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşini kaçırıp New York’a getirdi.

Devamını Oku
12.01.2026
MESEM ve çocuk işçiliği - Özgür Hüseyin Akış

Sanayi Devrimi’yle birlikte çocuk emeği üretim sürecinde ciddi bir biçimde yer almıştır.

Devamını Oku
12.01.2026
Gündelik distopya ve umudumuz - Olcay Bağır

Distopyaların ilki olmasa da en meşhuru Aldous Huxley’in 1932’de basılan Cesur Yeni Dünya romanıdır.

Devamını Oku
10.01.2026
‘Bir bilen’ - Kadir Serkan Selçuk

Türkiye’de seçmen tercihleri, genel olarak sorgulayarak, araştırarak değil geleneksel-ailevi bağların, yakın çevrenin veya bir lidere duyulan hayranlığın etkisiyle yapılır.

Devamını Oku
10.01.2026
Bir haydut devletin resmi: ABD - Doğu Silahçoğlu

Dünya egemenliğine soyunan ABD; uluslararası hukuka aykırı bir anlayışla ve geçmişteki sabıkasına uygun olarak yeni yılın ilk sabahında Venezuela’da haydutluğa soyundu.

Devamını Oku
09.01.2026
Bitmeyen meşruiyet arayışı - Hande Orhon Özdağ

Erdoğan’ın ABD seyahati sırasında, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Trump’ın Erdoğan’a “ihtiyacı olanı” verdiğini söylemişti...

Devamını Oku
09.01.2026
Sermaye imparatorluğu - Kaan Eroğuz

Tüm dünya yeni yılı Amerikan emperyalizminin Venezüella’ya saldırısı ve devlet başkanı Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores’in bir savaş suçlusu gibi ABD’ye kaçırılması olayıyla karşıladı

Devamını Oku
08.01.2026
Yargı kısıntısı - Suna Türkoğlu

Anayasa Mahkemesi, 16.7.2010 tarihli E:2010/29 K:2010/90 sayılı kararında hukuk devletini “insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, anayasanın ve yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlet” olarak tanımlamıştır.

Devamını Oku
08.01.2026
Türkiye 2026'dan ne bekliyor? - Necdet Adabağ

Ünlü İtalyan şair-yazarı Giacomo Leopardi “Takvim Satıcısı” adlı denemesinde bir yılbaşı öncesinde takvim satıcısına, gelecek yılın nasıl olacağını sorar, sorunun yanıtını beklemeden gelecek yılın yaşadıkları yıldan farklı olmayacağını; acı ve ıstırapların süreceğini, iç ağrılarının dinmeyeceğini söyler.

Devamını Oku
07.01.2026
Venezüella’da ABD darbesi - Hikmet Sami Türk

3 Ocak 2025 sabaha doğru Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores, ABD Başkanı Donald Trump’ın emriyle ABD ordusunun özel görev birimi Delta Force timleri tarafından yataklarından alınarak kaçırıldı; ABD’ye yönelik uyuşturucu kaçakçılığı ve terörizm iddialarıyla yargılanmak üzere New York’a götürüldü.

Devamını Oku
07.01.2026
Liyakat, adalet, açılım: Türkiye masada... - Gani Aşık

“Vatanımız cennet, sofralarımız bereket ve idaremiz merhamet” sloganı ile iktidar olan intikamcı siyasal İslam; foyasının çıkması, yurttaşın bıkması ve devletin kokuşması ile 23 yıllık fetret döneminin sonuna gelmiş görünüyor.

Devamını Oku
07.01.2026
Harita üzerinde mütalaa etmek - Nejat Eslen

Mustafa Kemal Atatürk, “Ben siyasi meseleleri de askeri vaziyetlerde olduğu gibi harita üzerinde mütalaa ederim” demiştir.

Devamını Oku
06.01.2026
Vicdanı altınla değil, hakikatle tartmak - Abdullah Dörtlemez

Atinalı Timon, Shakespeare’in kaleminde cömertliğiyle tanınan, dostlarına servetini açan ama karşılığında nankörlük ve ihanet gören bir karakterdir.

Devamını Oku
06.01.2026
Ayrıştırma mı, bütünlük mü? - Necdet Ersoy

Ülkemizde her düzeyde devlet görevlisi, siyasetçiler ve kanaat önderleri, söylemlerinde toplumun bir bütün olduğunu ifade etmek için yurdumuzdaki bütün etnik grupların isimlerini sayıp sonra da “Biz hepimiz kardeşiz” gibi birlik ifade eden bir söylemi kullanmaktadırlar.

Devamını Oku
04.01.2026
Sahipsiz hayvanlar ve ‘tek sağlık’ - Ülgen Zeki Ok

İnsan sağlığını korumakla birlikte hayvan ve çevre sağlığının da korunması gerektiğine temellenen “tek sağlık” anlayışı, farklı alanlarda, farklı düşünebilen beyinlerin uyum içinde çalışmalarının yarattığı sinerji ile hızla yayılıyor.

Devamını Oku
03.01.2026
Toplumsal çürüme ve mücadele - Coşkun Özdemir

Kaygılar içinde yaşadığımız koca bir yıl geçti.

Devamını Oku
03.01.2026
2026'da Türk ordusu - Cumhur Utku

Filmi geri saralım.

Devamını Oku
02.01.2026
Her şey bizim elimizde - Yüksel Işık

Doğanın yasası bu, bir yılı daha tarihteki yerine yolcu ediyoruz.

Devamını Oku
02.01.2026
Mustafa Necati'yi düşünürken - Mustafa Gazalcı

Her yılbaşı geldiğinde gencecik yaşında talihsiz bir biçimde yitirdiğimiz Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’yi düşünürüm.

Devamını Oku
01.01.2026
Liyakat kurumu - Ülkü Sarıtaş

Türk Dil Kurumu sözlüğündeki tanıma göre, kökeni Arapça olan liyakat kelimesinin anlamı; bir kimsenin, kendisine iş verilmeye yeterlilik, uygunluk ve yaraşırlık durumunda olmasıdır.

Devamını Oku
01.01.2026
Cumhuriyetin kurucu felsefesine dönüş - Basri Gürsoy

Türkiye bugün yalnızca bir iktidar değişimi tartışması yaşamamaktadır.

Devamını Oku
31.12.2025
Umut korkuyu yensin - Abdullah Yüksel

2025’in omuzlarımızda bıraktığı ağırlıkla giriyoruz yeni yıla.

Devamını Oku
31.12.2025
İyilik biriktirenlerin yolu - Serpil Güleçyüz

Yeni bir yıla, bin bir umutla merhaba derken tartışmaların dayatmaların gölgesinde, bizi biz yapan değerlerimizden ne kadar uzaklaştığımızı fark ediyoruz.

Devamını Oku
31.12.2025
Askeri hastanelerin yeniden açılması - Dr. Süleyman Kalman

Sıkça gündeme gelen askeri hastanelerin yeniden açılması yönündeki tartışmalar, yalnızca yönetsel bir düzenleme sorunu değil, görünüşte ani ama belki de “bile bile” yapılmış bir yanlıştan dönmenin ve silinmeye yeltenilmiş Cumhuriyetin sağlık belleği ile kurulan ilişkinin de bir göstergesidir.

Devamını Oku
30.12.2025
Barış üzerine bir deneme - Av. Ekrem Demiröz

Savaş kabadır, çirkindir ve acımasızdır.

Devamını Oku
30.12.2025
Yeni bir toplumsal yalnızlık - Dr. Alper Demir

Türkiye’de son yıllarda yaşanan siyasal gerilimler, derinleşen kutuplaşma ve kamusal alanın giderek daralması, artık yalnızca güncel siyasetin değil, toplumsal yapının kendisinin sorgulanmasını zorunlu kılıyor.

Devamını Oku
29.12.2025
Yıl biterken... - Erol Ertuğrul

23 yıldır Türkiye hak etmediği acıları yaşıyor.

Devamını Oku
28.12.2025
Mustafa Kemal’in Ankara’ya gelişi: Kızılca Gün - Hüner Tuncer

Birinci Dünya Savaşı sonucunda Osmanlı topraklarını Avrupa devletleri arasında paylaştıran Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında, Mustafa Kemal’in öncelikli düşüncesi, “ulusal birlik” düşüncesiydi.

Devamını Oku
27.12.2025
Su kıtlığına doğru... - İsmail Özcan

Herkesin bildiği üzere yaşadığımız dünyanın insanlar ve tüm canlılar için olmazsa olmaz iki büyük nimetinden biri hava, diğeri sudur.

Devamını Oku
27.12.2025
Devlet geleneği, demokrasi ve vicdan - Halil Sarıgöz

Dün İsmet İnönü’yü aramızdan ayrılışının 52’nci yılında andık..

Devamını Oku
26.12.2025
‘Asgari’ sömürü - Aydın Öncel

Aralık ayının son günlerinde yaşanan “asgari ücret” tartışmalarında gelenek bu yıl da bozulmadı!

Devamını Oku
25.12.2025