Birçok kişinin belirttiği gibi CHP’nin başına gelen “mutlak butlan” yalnız parti içi bir mesele değil, aynı zamanda bir hukuk, demokrasi, ülke sorunudur.
Orhan Veli şiirlerinin birinde; “Gemlik’e doğru/ Denizi göreceksin/ Sakın şaşırma” demişti. Beklenmedik durumlarla karşılaşınca insanın şaşırması doğaldır. Ancak bugün yaşadıklarımız, sıradan olaydan öte büyük siyasal bir darbedir. Hukuka, demokrasiye, anayasaya karşı olan bu darbe, olsa olsa 12 Eylül, 12 Mart darbelerinde yaşananlara benzetilebilir.
KÖKENİ ULUSAL DİRENİŞE DAYANIYOR
2004 Mart başında zamanın başbakanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Bolu’da yaptığı konuşmada CHP’yi “kökü bereketsiz bir parti” diye nitelemesi haklı tepkilere yol açmıştı.
Bunun üzerine biz de parti içi eğitim birimi olarak tarihçi Şerafettin Turan’ın yazdığı “Kökeni Ulusal Direnişe Dayanan Bir Devrim Partisi: Cumhuriyet Halk Partisi” adlı kitabı başta Erdoğan olmak üzere bütün AKP üst yöneticilerine Meclis PTT’sinden gönderdik. Kitaba bir mektup da ekleyerek “Bizim kökenimiz bu, ya sizin partinizin kökeni nedir” diye sorduk.
Recep Tayyip Erdoğan’ın butlanla ilgili “Biz bu işe karışmıyoruz, hiçbir yerinde yokuz” anlamındaki açıklaması inandırıcı değildir.
İKTİDAR YÜRÜYÜŞÜNÜ ENGELLEME
CHP muhalefette zayıf kaldığı sürece Recep Tayyip Erdoğan rahatsız olmadı. Ancak her zaman en ağır sözlerle partiyi ve genel başkanlarını karaladı durdu. Ne zaman ki 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Özgür Özel genel başkanlığında CHP başarılı olup AKP yenilince dayanaksız karalamalar, iddialar yargı alanına taşındı. Seçilmiş belediye başkanları hapse atıldı.
Cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun diploması iptal edildi. Arkadaşlarıyla birlikte tutuklandı.
CHP’nin kamuoyu yoklamalarında sürekli önde olduğu bir dönemde “Mutlak butlan” davası gündeme getirildi.
TEPKİLER ÇIĞ GİBİ
Ankara Bölge İdari Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin butlan kararını öğrenir öğrenmez bir partili arkadaşımla genel merkeze gitmek için hemen yola çıktık. Ancak yollar kesilmişti. Zorunlu olarak arabamızı uzakta bir yere park edip yürümeye başladık. Haberi duyup bizim gibi gelen birçok insan vardı.
CHP Genel Merkezi’nin önü ana baba günüydü. Yalnız CHP’liler değil dayanışma için gelen kişiler, başta ODTÜ’lüler olmak üzere üniversiteliler vardı. Sloganlar atılıyordu. Özellikle “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber, ya hiç birimiz” çok sık yineleniyordu. Türk bayrağı, parti bayrağı sallanıyordu. Özgür Özel coşkulu, öfkeli topluluğa hem basın açıklaması, hem de konuşmasıyla direneceklerini söyledi. Ertesi gün daha coşkulu bir kalabalık genel merkez önünde mutlak butlan kararını kınadı.
KURULTAY ÇAĞRISI
24 Mayıs 2026 Pazar günü polis zoruyla, biber gazı sıkarak, kırıp dökerek henüz kesinleşmemiş kararı genel başkana ilettiler. Genel başkan Özgür Özel kararı yırtarak tepkisini belli etti. Kalesini sonuna kadar savundu Özgür Özel. Oradan söküp çıkarılınca direnmeyi, yürümeyi sürdürdü. Genel merkezden Meclis’in yanındaki Milli Egemenlik Parkı’na, partililer ve yurttaşlarla birlikte yağan yağmura, doluya, polisin engeline karşın yürüdü. CHP örgütü, eski ve yeni milletvekilleri, demokratik kitle örgütleri butlanı kınadılar, Özgür Özel’e desteklerini bildirdiler.
Eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu kendisini ve partiyi daha çok yaralamadan kurultayı hemen toplamalıdır. Zorla güzellik olmaz. Seçilmeden uzun süre parti yönetilemez. Bir hukuk devletinde delegelerin ezici çoğunlukla noter onaylı imzalı kurultay çağrısı göz ardı edilemez.
MUSTAFA GAZALCI
16. VE 22. DÖNEM DENİZLİ MV