Atatürk ve Kılıçdaroğlu
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Atatürk ve Kılıçdaroğlu

02.06.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Image

Bir yanda Mustafa Kemal Atatürk, yanında da CHP’nin işgalci genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu!...

Bu kompozisyonu Özdemir İnce oğlu Prof. Dr. Tan İnce (Md.PhD) gönderdi. Tan Bey çocukluğundan bu yana karikatür ve mizaha meraklıdır. Özgün belgenin sağ alt yanında “Yapay zekâ tarafından oluşturulmuştur” açıklaması var ama benim yazıda bu açıklama galiba görünür olmayacak.

Gördüğünüz tarihsel tranpozisyonda Kemal Kılıçdaroğlu, elinde Mustafa Kemal Paşa hakkında Osmanlı padişahı Vahdettin’in 1919’da çıkardığı “idam fermanı”nı tutarken “Arınmamız lazım. Aklansın da gelsin Samsun’dan” demekte. Bu cümle ile Vahdettin ile Kılıçdaroğlu özdeşleşmekte.

Şu anda Kemal Kılıçdaroğlu altı ok simgeli CHP’yi temsil ediyor mu? Karar ve davranışlarıyla AKP ile kucaklaşmış ve R.T. Erdoğan müfrezesinde onbaşı rütbesiyle görev yapan Kılıçdaroğlu, CHP ve Cumhuriyetin ters yönünde cebri yürüyüş yapmakta. Bir haksızlığı protesto etmek için Ankara’dan İstanbul’a yürüyen siyasetçi nire R.T. Erdoğan’ın kanat altında saltanat arayan zavallılık nire...

Gazeteci Sabahattin Önkibar, Kemal Kılıçdaroğlu’nun 1999 yılında DSP’den milletvekili olmak istediğini ancak merhum Başbakan Bülent Ecevit tarafından “kafası karışık ve meçhul biri” olduğu gerekçesiyle veto edildiğini açıklıyor.

Kemal Kılıçdaroğlu 17 Aralık 1948 tarihinde Tunceli’nin Nizamiye ilçesinde doğdu. Özyaşamöyküsünün geri kalanını yazmayacağım, yer tutar. Siz kendiniz öğrenebilirsiniz.

Tunceli yerine eski adı Dersim’i kullananlara bağlı eşeğimi bile emanet etmem. Hele “Dersim soykırımı” iftirasını duyunca tüylerim diken diken olur. Bölgenin adı 1935 yılında çıkarılan yasa ile “Tunceli” olarak tescil edilmiştir. Ne oldu da bu değişiklik oldu? Bu konuda sağlam bilgi sahibi olmak isteyenlere Serap Yeşiltuna’nın 1120 sayfalık “Devletin Dersim Arşivi” (İleri Yayınları) adlı kitabını önerebilirim.

1937-1938 yıllarında Türkiye Cumhuriyeti hükümeti ile bazı Dersim aşiretleri arasında bölgenin hâkimiyeti ile ilgili çıkan anlaşmazlıklar sonucu bölge aşiretleri silahlı isyan çıkardı. Vikipedi’de yer alan bilgiye göre Tunceli, Erzincan, Elazığ, Sivas, Malatya ve Bingöl illerinde çıkan aşiret isyanlarını bastımak ve mutlak devlet hâkimiyetini sağlamak için Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından aşiretler üzerine Dersim harekâtı düzenlendi. Harekât sonucunda ölü sayıları hakkında birçok iddia varsa da yaygın kanı olarak 11 bin-12 bin kişiye göç uygulanmış ve 2 bin 500-13 bin 160 isyancı öldürülmüştür.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun kökeni 1937-1938 yıllarında yaşanan Dersim isyanı ile derin bağlara sahiptir. Kılıçdaroğlu, Dersim doğumlu (Tunceli) bir Alevi olup olaylarda yaklaşık 40 akrabasını kaybetmiştir. Bu hassas konu, siyasi hayatı boyunca çeşitli polemiklerin ve değerlendirmelerin odağında yer almıştır.

Kılıçdaroğlu, Dersim olayları sırasında aile üyelerinin bir kısmını kaybetmiş ve yıllarca konuyla ilgili özel belge ve fotoğraflar toplamıştır. Geçmişte dönemin Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil ile Dersim üzerine yaptığı görüşmeler ve tuttuğu arşivler çeşitli kitaplara ve araştırmalara konu olmuştur.

Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlık yaptığı CHP, isyanı bastıran iktidardaki hükümet partisidir. Kılıçdaroğlu, partisinin geçmişteki icraatları ile kendi Dersimli kimliği arasında zaman zaman zorlu bir denge kurmak zorunda kalmıştır. Yaşanan ve tanık olunan örneklere bakılırsa çaba, bir denge aramaktan çok “Dersim(li) kimliği”ne bir meşruiyet kazandırmak.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun 1999 yılında DSP’den milletvekili olmak istediğini ancak dönemin başbakanı Bülent Ecevit tarafından “kafası karışık ve meçhul biri” denilerek veto edildiği öne sürülmekte. Rahşan Ecevit, Kemal Kılıçdaroğlu hakkında yaptırdığı araştırmayı değerlendirirken onun geçmişini de mutlaka değerlendirmiş olmalı.

Olanlar bilinince karikatürdeki “Arınmamız lazım, aklansın da (öyle) gelsin Samsun’dan” cümlesi kafa karışıklığını işaret etmektedir. İşaret etmekten çok bir “takdim tehir”¹ söz konusu: “Bugünkü günahlarından (!) arınıp dünkü (1919) Samsun’dan öyle gelsin!” Edebiyatta böyle bir arınma mümkündür. Ancak bir soru var: Atatürk hangi suç ve günahtan arınacak? Kuşkusuz 1937-1938 yıllarında yaşanan Dersim isyanını ezmek suçundan (!) arınacak.

1999’un üzerinden 27 yıl geçmiş, yıl 2026... Kemal Kılıçdaroğlu meçhul, bilinmez biri değil ama kafası hâlâ karışık ve bulanık. Öyle olmasaydı R.T. Erdoğan’da sığınak ararken yaltaklanır mıydı?

---

¹Takdim tehir, sözcük anlamı olarak bir şeyleri “öne alma” ve “sonraya bırakma/geciktirme” işlemidir. Arapça kökenli bu ifade, kullanım yerine göre farklı alanlarda (edebiyat, dilbilgisi ve muhasebe) özel anlamlar taşır. Normal koşullarda cümlenin başında (özne veya yüklem) bulunması gereken bir sözcüğü veya öğeyi sona almak ya da normalde sonda olması gerekeni vurgulamak için başa almak anlamına gelir.