Kaostan çıkış yolu!..

23 Ekim 2015 Cuma

“Zaaf değil güvenlik açığı var” demiştim son yazımda.
IŞİD’e yol verildiğini belirtmiştim.
Ardından o belge çıktı ortaya.
Tüm emniyet birimlerine gönderilen yazıya bakılırsa daha da vahimmiş durum!
Belgede açık açık, kanlı örgütün büyük bir terör eylemi yapacağı belirtiliyor...
Daha ne olsun?
Zaaf, ihmal değil, kasıt var o zaman...
Dolayısıyla önemli bir soru:
“Bu kasıtla ne amaçlanıyor?”
İktidardan uzaklaşılırsa verilemeyecek hesaplar, büyük günahlar mıdır?

***

Siz buna, Ankara katliamını değerlendiren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “AKP IŞİD’i terör örgütü olarak görmüyor... IŞİD konusunda açık ve net AKP’yi suçluyorum. Bütün olayların tamamından AKP’nin haberi vardı” sözlerini...
Başbakan Davutoğlu’nun son bir hafta içindeki akıl almaz, tutarsız açıklamalarını, AKPPKK mutabakatıyla terör örgütüyle sürdürdükleri çözüm sürecinden, beyaz Toros tehditlerine uzanan virajları...
Haziran seçim yenilgisinden sonra Eylül ayı başında, AKP genel merkezindeki toplantıda yükselen çatlak sesleri. “Biz mücadelemizi dinselleştirdik... Bizim nefret kitlemiz büyüyor... Son dört yıl içinde lale devri yaşıyoruz ve toplumsal olanı gözden kaçırıyoruz... Biz ‘Erdoğan ne istiyor?’ sorusunun cevabını tam bilemeden hareket edemiyoruz” yorumlarını...
Suriyeli ilticacıları topraklarında istemeyen Batı’nın, Türkiye’yi güvenli ülke yapma çabalarını ve Merkel’in ziyaretini ekleyin...
Türkiye’deki sorunların, Ortadoğu’daki kanlı sürecin, Suriye’deki milyonlarca ilticacının sorumlusu emperyalizmin, Batı’nın ikiyüzlü tutumuna da değinmekte yarar var bu arada.
Örneğin Türkiye’den 100 akademisyen, Merkel’in ziyaretine ilişkin rahatsızlıklarını dile getiren bir mektup yayımlamıştı.
KP, yerinde bir saptamayla şu değerlendirmeyi yaptı:
“AKP’nin Avrupa ve Amerikan emperyalizminin destek ve iteklemesi ile ülkemizin başına dert edildiği açıkken, şimdi emperyalist merkezlerin bir yenilenme arayışında oldukları ortadayken, Merkel’e yazılan mektup bir utanç vesikasıdır... Avrupa değerleri, özgürlükler ve insan hakları, hatta demokrasi ve ilerleme gibi kavramlar üzerinden AKP’ye destek olanlar bugün ‘AKP’yi geriletme’ edebiyatı ile karşımızdadır. Ülkemiz sol düşüncesini uluslararası gericiliğin kırık bir aynası haline getirme çabaları her zaman bizi karşısında bulacaktır.”

***

Bütün olan bitene Ergin Yıldızoğlu’nun bir önceki yazısında vurguladığı, Batı gazetelerinde yer alan Türkiye’ye yönelik tanımlamaları ve “koalisyon olmazsa ordu ülkeye düzen getirmekte tereddüt etmeyecektir” yorumlarını...
AKP bölünecek, 5. parti çıkacak, tartışmalarını da katın...
Ortaya çıkan fotoğraf nasıl yorumlanır?
Bir ülkede “kaos” tanımlaması için daha ne olsun?
Gayet açık...
Ülkede yönetim ve iktidar boşluğu doğmuştur, insanlar yaşam güvenliğinden yoksundur.
Bu iktidardan kurtulmadan, çıkış yolu yoktur...  


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Yaşasın Cumhuriyet 1 Ocak 2016
Sesler kısılırken... 25 Aralık 2015
Sahipsiz Saip Köyü... 7 Aralık 2015