Sahte gözyaşları

07 Eylül 2015 Pazartesi

Küresel güçlerin, Batılı liderlerin, umut yolculuğunda soluğu kesilen Aylan bebeğin ardından söylemlerine bakar mısınız!
Batı’nın ikiyüzlülüğü, yalanı, dolanı bir kez daha insanlığın utanç sahnesinde sergileniyor.
Sahnede şimdi sahte gözyaşları var.
Ne kadar üzülmüşler, yürekleri dayanamamış, kıyıya vuran bebeğin cesedine isyan etmişler.
Kendi çocukları akıllarına gelmiş, derinden yaralanmış efendiler.
Suriyeli mültecilere koydukları kotayı artırmaya karar vermiş beyler...
Bir ülkenin başbakanı, Aylan bebeğin dramının ardından binle sınırladıkları sayıyı artırmaya karar vermiş. Beş bin göçmeni daha kabul edeceklermiş.
Batılı bir başka lider, bir gün önce mülteci kabul etmeyeceklerini söylerken, göçmen politikalarını gözden geçireceklerini belirtmiş.
Şimdi Batı’da tren garlarında, sokaklarda meçhul bir geleceğe doğru yola çıkmış, sefalet içinde yaşayan on binlere sınırları açıyorlar.
Oysa...
Daha önce ismini bilmediğimz kaç Aylan daha öldü göç yollarında, binlerce insan, çoluk çocuk, kadın erkek, Akdeniz’in, Ege’nin sularında kaybolup gitti.
Ne yaptılar, sesleri çıktı mı hiç?
Karanlık sularda ölüm çığlıklarını duydular mı hiç?

***

90’lı yılların başında dünyaya barış getireceklerini savunup yeni dünya düzenini kuranlar, insanlığı yerle bir ettiler, bir kez daha.
Barış değil, savaş geldi.
Silahlanma hızı dinmedi.
Kan ve gözyaşı oldu emperyalistlerin düzeni...
Suriye’nin emperyalist işgalinde Aylan bebek daha doğmamıştı.
Irak’ta olduğu gibi kendi çıkarları uğruna, “demokrasi getireceğiz” yalanıyla Ortadoğu coğrafyasına girenler ve onların işbirlikçileri Aylan bebeğin katilidir.
Türkiye’yi yönetenler, sanki sorumlulukları yokmuş gibi işbirliği yaptığı Batı’ya, küresel güçlere topu atıyor.
“Biz 2 milyon mülteciyi barındırıyoruz. Bu yükün altına siz de girin, daha çok mülteciye sınırlarınızı açın” diyorlar.
Esad kankalığından bir gün sonra düşmanlığa geçiş nasıl oldu, onu açıklayın önce.
Batılı ülkeler Rusya, Çin ve İran’ın direnciyle karşılaşıp, Suriye politikalarını değiştirmek zorunda kalınca siz neden ayak diriyordunuz?..

***

Sorun Suriyeli mültecilerin sorunu değildir. Göçmenlerin hangi ülkeye hangi sayıda yerleştirilecekleri hiç değildir.
Sorun, Suriye’deki baskıcı rejimi değiştirmek için birçok yöntem varken, işgali yeğleyen küresel güçlerdir.
Yaşadığımız insanlık ayıbının, insanlık suçunun sorumluları, Aylan bebeğe bir gün ağlayıp, bildiklerini okumaya devam edeceklerdir.
Türkiye’yi yönetenler, yeni Osmanlı sevdalıları da bu insanlık ayıbında suç ortağıdır.  


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Yaşasın Cumhuriyet 1 Ocak 2016
Sesler kısılırken... 25 Aralık 2015
Sahipsiz Saip Köyü... 7 Aralık 2015