Köşe Yazısı

A+ A-

Kılıçdaroğlu’nun İflası

Bunlarla da ilgilenebilirsiniz
12 Ağustos 2014 Salı

Lafı uzatmayalım. Erdoğan’ın 51.8 çoğunluk ile Çankaya’ya çıkmasının ana sorumlusu, aday belirleme sürecinde akla ziyan kararlar alan Kemal Kılıçdaroğlu’dur. CHP Başkanı ve onun bu mantık dışı “Ekmeleddin” çıkışına kerhen bile olsa onay veren milletvekilleri, altın bir tepside koltuğu Erdoğan’a hediye etmişlerdir. Bahçeli ve MHP Kılıçdaroğlu’nun suç ortaklarıdır, ama esas vebal CHP Genel Başkanı’nın omuzlarındadır.
Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan ve AKP’ye yaptığı hediyeyi ancak şöyle özetleyebiliriz: Farz edin ki Futbol Federasyonu Başkanı halkın oylarıyla seçilecek. Ve Fenerbahçe Başkanı, doğduğundan beri Galatasaray camiası içinde yer almış, “İdollerim Ali Sami Yen, Metin Oktay ve Fatih Terim’dir”(!) diyen bir insanı aday gösteriyor. Mantık da şu: “Galatasaraylıların da böylece oyunu alabileceğiz, bizimkiler nasıl olsa tıpış tıpış gelip oy verirler.” Bu örnekte hiçbir abartı yoktur (G.Saraylılar kızmasın, tam tersi de geçerli). İşte bu durumun ardından F.Bahçe Başkanı’nın, yani gerçek yaşama dönersek Kılıçdaroğlu ve ekibinin “Yahu niye oy vermeye gelmediler, biz onlar yüzünden kaybettik” deme lüksü tabii ki yoktur. “Bu isim kitleleri, gençleri heyecanlandıramaz, dev mitingler için halkı sokağa dökemez” dedik, dinlemediler. Görüldü ki, ne CHP ne de MHP örgütleri, Ekmeleddin için meydanlara çıkmayı başaramadılar; ne beraber ne de ayrı ayrı... Dinlemedikleri gibi, can simidi olarak sunduğumuz Emine Ülker Tarhan B planının reddi için de CHP yönetimi tehditler savurdu! Şimdi artık bu fatura omuzlarından düşmez ve maalesef onları ezer. İkazı 3 Temmuz’dan önce ısrarla dile getirmiş ve hatadan dönmeleri için alternatifleri önlerine koymuş bir arkadaşları olarak, bu tespiti üzülerek yapıyorum. Her birimiz, adaylar üçe indikten sonra, acınacak derecede demode “Ekmek için Ekmeleddin” sloganının gölgesinde insanların oy sandıklarına yönelmesi için her çağrıyı denedik, ama sonuç bu kadar oldu... Ne yazık ki hiçbir “gündem değişikliği” bile artık CHP üst yönetimini kurtaramaz.
Sonuç ortada. Ekmeleddin projesiyle AKP’den CHP’ye oy kayması: Yüzde 0! Aynı proje yüzünden CHP’den kaçan oylar ise sandığa gitmeyen veya geçersiz yüzde 29’luk oylar arasında çok önemli bölüm. Bir projenin bu denli ağır iflası büyük şamardır. Bu projeyi öne sürenlerin, “Ben bu işi hiç bilmiyormuşum” diyerek koltuklarını acilen boşaltmaları gerekir.
Hadi zoraki aday Ekmeleddin Bey’in “Aldığım yüzde 38.5 oy, ‘hiç tanınmıyor’ diyenlere ithaf olunur” şeklindeki sözlerini, mahcup ve siyaset bilmez bir adayın nazik geri çekiliş sözleri olarak görelim. Ama CHP yöneticilerinin hâlâ bu söylemlere takılıp mağlubiyetlerini kabul etmemeleri evlere şenlik bir durum! Sanki CHP’nin ve siyasi ortamımızın yeterince handikapı yoktu, buna bir de Google arama motorlarına patlama yaptıracak Ekmel Bey mi eklenmeliydi? Hiç tanınmamasının ciddi bir handikap olduğunun farkında idiyseniz, neden aday gösterdiniz? Farkında değil idiyseniz, CHP’nin zirvesinde ne işiniz var?
Hiç kimse “Sanki başka aday çıksa farklı mı olacaktı?” saçmalığının arkasına saklanmasın. “Çatı Adayı” projesi, kesinlikle doğruydu. Bunu Bahçeli’den haftalarca önce ısrarla önermiş biri olarak net söylüyorum. Ama herhalde AKP arka bahçesinden ithal edilmiş bir adayla değil! Defalarca önerdik: Ankara’da sağ ve solda ortak heyecan yaratan Mansur Yavaş, İlhan Kesici, Deniz Baykal, Yılmaz Büyükerşen, Onur Öymen ya da onca başka alternatif vardı. Bu isimlerden biri aday olsaydı, Erdoğan kesinlikle ilk turda alamayacağı gibi, 2. turda da işi ciddi anlamda zora girerdi. Ama herhalde “kendilerinin altında” olan isimleri Çankaya zirvesine taşımaya gönülleri ve egoları evet diyemedi. Bu nedenle Mars’tan, pardon Mısır’dan, hitabet yeteneği düşük, ileride kendilerine rakip olamayacak bir isimde uzlaşmayı ancak göze alabildiler! Kendi koltuklarını koruma uğruna, Çankaya’yı Erdoğan’a hediye etmeyi tercih ettiler. Kılıçdaroğlu’nun CHP’yi neredeyse Menderes’in DP’si çizgisine taşıyarak AKP’yi durdurmak gibi, hem merkez sağda geçen yıllarda başarısızlığını kanıtlamış, hem de ağır ihanet sendromu taşıyan projesi, artık geri dönülmez şekilde iflas etmiştir.
Yanıtı aslında Ersun Yanal vermiş oldu, 3 gün önce. Elinin tersiyle sıfatını ve 10 milyon lirayı itip Fenerbahçe’deki görevinden istifa ederken, “İlkelerimiz, daima kazandığımız paradan daha önemlidir” demecini vermişti. Şimdi umarım CHP’de bu iflasın tüm sorumluları “İlkelerimiz, onurumuz ve ülkemizin geleceği koltuklarımızdan daha değerlidir” diyerek gerekeni bir an önce yaparlar. CHP, kimseye ait bir şirket değildir. Partinin önü ancak böyle açılır...