CHP nasıl ‘güvenli kilit’ hattında siyasetçi bulabilir?

CHP nasıl ‘güvenli kilit’ hattında siyasetçi bulabilir?

21.05.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Adeta bir “rüzgâr gülü” gibi siyasi parti değiştirebilen, vatandaşın yüzüne hiç rahatsızlık hissetmeden bakmaya devam ederek siyaset yapmayı sürdürebileceğine inanan farklı bir insan türü ortaya çıktı. Eskilerin deyimiyle köseleden yüz derileri olan bu insanlar, düne kadar bağlılık cümleleri sıralamaya doyamadıkları partilerini bırakıp en ağır sözleri hiç çekinmeden sarf ettikleri partiye transfer olmakta bir mahzur görmediler! Vardıkları yerde aldıkları alkışın altında hiçbir gerçek saygı olmadığını anlayabildiler mi, pek sanmıyorum!

Halk kendini dolandırılmış hissediyor! İdeolojik farkların yoğun yaşandığı Türkiye gibi bir ülkede AKP ve CHP arasında gerçekleşen bu geçişler çok ağır! Çünkü konu felsefi ve ideolojik bir yol ayrımı! Normalde maddiyatla hiçbir ilişki taşımaması, bu uğurda ömürlerin adanması gereken bir alan siyaset... En azından hem ideolojik olarak hem de halk nezdinde öyle olması gerekiyor. Geçmişte merkez sağda ANAP ve Doğru Yol arasında yaşanan geçişleri bugünkü durumla kıyaslayamazsınız. Keza aynı şey sol partiler arasında yaşanmış olaylar için de geçerli. Geçmişte CHP-SHP-DSP arasında yaşanan bazı transferler de sol kesimi belki üzdü veya şaşırttı ama bugünkü iktidar-muhalefet arasındaki geçişlerin yarattığı karanlık dalgalarla kıyas götürmez! AKP ve CHP’ye oy verme kararı arasında bambaşka bir Türkiye geleceği, bambaşka bir yaşam tarzı, bambaşka bir insani duruş ve ideolojik tercih söz konusu. Halkın büyük bir heyecanla mitinglere katılıp belki kapı kapı dolaşması sonucunda oluşan siyasi irade, bir dokunuşla muhalefetin genel merkezinden alınıp Beştepe’ye taşınmış oluyor.

Seçmenleri ve CHP Genel Merkezi şaşkına çevirerek iktidar kanadına geçenler arasında Kemal Kılıçdaroğlu’nun döneminden gelen isimler var: Belediye başkanları Özlem Çerçioğlu, Burcu Köksal, Mersin milletvekili Ufuk Çakır ilk aşamada akla gelen, medyada en çok konuşulan isimler! Tabii, buna bazı eski siyasileri, medya silahşörlerini ve şu anda dolaylı olarak da olsa AKP rotasına büyük hizmet sunan sayısız ismi ekleyebiliriz: Mesela Mehmet Sevigen, Barış Yarkadaş ve Gürkan Hacır. Tabii onların farkı, iktidar partisine ancak dolaylı bir katkı yapmaları, Özgür Özel ve İmamoğlu karalaması üstünden o rotaya ve siyasi söylemlere yaklaşmaları... Sevigen şaka yapar gibi “İmamoğlu ve tüm CHP’li arkadaşlar yargıya gidip aklansın gelsin” diyebiliyor! Akın Gürlek’in adalet bakanı olduğu sistemden herhalde bugünkü gerçeklerin ışığı altında yargı bağımsızlığı ve tarafsız bir adalet bekliyor, Sevigen! Haydi hayırlısı!

SAYIN ÖZGÜR ÖZEL’E BENDEN KESİN BİR GÜVEN LİSTESİ

Değerli dostum, genel başkan Özgür Özel’e alfabetik sırayla bir liste sunacağım. Bu isimlerin şu anda siyasette yer almak isteyip istemediklerini sormadım ve bu makalede böyle bir liste yaptığımdan haberleri dahi yok. Yaşamın çok farklı kategorilerinden, kendim kadar güvendiğim, hiçbir zaman hiçbir sıfat veya çıkar karşılığında karşı tarafa geçiş yapmayacak isimlerden bir demet seçtim. Ortak noktaları, bugünkü CHP yönetim kadrolarında yer almamaları. Nasıl ben uğradığım antidemokratik siyasi haksızlıklara veya bıçaklanıp ölümden dönmeme rağmen, ne ideallerimi ne kararlı duruşumu bir milim dahi değiştirmediysem, bu isimlerden de aynı şekilde hiçbir şüphem yok!: Mustafa Balbay (gazeteci, yazar ve siyasetçi) - Gülsün Bilgehan (siyasetçi) - Hüsnü Bozkurt (hekim, siyasetçi ve ADD Başkanı) - İlhan Cihaner (hukukçu ve siyasetçi) - Dursun Çiçek (asker ve siyasetçi) - Ömer Faruk Emin Ağaoğlu (hukukçu ve siyasetçi) - Mustafa Gazalcı (eğitim uzmanı ve siyasetçi) - Sedef Kabaş (gazeteci, haber sunucusu ve yazar) - Suay Karaman (sivil toplumcu ve yazar)- Tevfik Kızgınkaya (sivil toplumcu ve yazar) - Mehmet Kunt (sivil toplumcu ve yazar) - Orhan Kurtuldu (tiyatrocu ve yazar) - Dr. Kadir Öğüt (diş hekimi ve siyasetçi) - Örsan Öymen (gazeteci, felsefe profesörü ve siyasetçi) - Emine Ülker Tarhan (hukukçu ve siyasetçi) - Cem Tüzün (sivil toplumcu ve yazar) - Uzm. Dr. Atıf Uğurlu (uzman hekim ve siyasetçi) - Mustafa Devran Yürükçü (CHP Kıbrıs temsilcisi) - Prof. Tolga Yarman (profesör ve siyasetçi) - Ümit Zileli (gazeteci ve yazar).

Hiçbir zaman partiye ve oyunu aldığı halka ihanet etmeyecek 20 ismi bir çırpıda sayabiliyorum. Eminim, sayın başkan da bir oturuşta belki 40 isim söyler. İmamoğlu da aynı şekilde bir bu kadar ismi kolayca verebilir. CHP’nin MKYK’sinden de özenle ve dikkatle eklenecek isimlerle liste geliştirilebilir. Sizin listenizi de duymak isterim.

Ya da güven merkeze alınarak oluşturulacak bu liste ile milletvekilleri, belediye başkanları, parti il ve ilçe başkanlarını seçmek yerine, bildiğimiz gibi, “Demokratik Dijital Devrim Tüzüğü” yöntemi var. Bu şekilde, örgütün güvenoyunu kazanmış isimlere yönelirsiniz. Ama her halükârda böylece ne çıkar ilişkileri ne mezhep ayrımı ne de siyasi zemin kaymaları partinin halkla olan o dokunulmaz ilişkisine zarar verebilir.

Ancak bu yöntemlerden birini CHP firesiz uygulayabilirse toplumun şu anda içinde yüzdüğü ihanet duygusundan uzaklaşabilir. Yoksa insanlar artık demokrasinin gereğini yerine getirip oy verdikleri siyasetçinin gerçekten güvenilir bir isim olup olmadığını hiçbir zaman bilemeyecekler ve belki bu yüzden sandığa gitmek istemeyecekler. Vatandaşın şu anda siyasete karşı giderek duyduğu öfkenin temelinde resmen kandırılmış olmanın büyük acısı var. Yine işin yazık taraflarından biri bu ağır ihanetlerin artık toplumda kanıksanması, sıradanlaşması ve özellikle gençlerde demokrasinin temel kavram ve kurallarına güven kalmamış olduğu duygusunun tehlikeli şekilde yayılması.

Sayın genel başkan Özgür Özel, yaşanan hukuki haksızlıklar ve mutlak butlan kumpası ile boğuşmanın ötesinde gerek partinin gerek toplumun heyecanla beklediği yeni seçim sürecine girmeden önce, bu sorunu çözüme ulaştırmaya mecburdur.