Köşe Yazısı

A+ A-

‘Dadyan Sokak’ın garip öyküsü

26 Şubat 2019 Salı

24 Şubat Pazar günü, bir süredir Paris’te olan Mine Kırıkkanat’ın, oradan yazdığı yazısında “Fransa’da cadde ve sokak adları zamana ve muktedirlerin keyiflerine göre değişmez” tümcesini okuyunca, aklıma şair Ergin Günçe geldi.
1983’te erken kaybettiğimiz bu akademisyen şair dostum ile unutulmaz 1968 Paris’inin ünlü Gay Lussac Sokağı’nı arşınlarken, dönüp, “Görüyor musun, oturmuş burjuva toplumlarında, sokaklara ve caddelere her önüne gelen hatırlı kişinin adını koymazlar” demişti.
Haklıydı, ünlü bilim adamı Gay Lussac’ın adını taşıyan sokağın yanı sıra 5. bölgenin ilk anda aklıma gelen sokak ve cadde isimlerinin kimileri şunlardı: Voltaire Rıhtımı, Anatole France Rıhtımı, Saint Bernard Rıhtımı, Descartes Sokağı Pierre, Curie Sokağı...
O sırada benim Türkiye’deki adresim ise, Sarraf Ali Sokağı ile Tuğlacı Emin Bey Sokağı arasındaki sakinlerinden çoğunun Abdülhamid’in paşalarından Rıza Paşa olduğunu bilmedikleri Cihanseraskeri Sokağı 22 numara idi.
Kimdi Sarraf Ali, kimdi Tuğlacı Emin Bey, adlarının sokaklara verilmesine yol açacak hangi katkıda bulunmuşlardı topluma?
Sokak adlarının bizdeki kadar kolay verildiği ve nobran bir kadirbilmezlikle değiştirildiği bir ülke daha yoktur herhalde yeryüzünde.

***

7 Şubat tarihli Cumhuriyet’in 8. sayfasında yine sokak adıyla ilgili bir haber çarptı gözüme: “Mabet Sokak adı Dadyan olarak değiştirildi”. Haberde Bakırköy Belediyesi sınırları içinde bulunan ve üstünde Surp Asvadzadzin Ermeni Kilisesi ve Özel Dadyan Ermeni ilk ve ortaokulunun bulunduğu, Mabet sokağın adının, ilçede yaşayan yurttaşların isteği üzerine, Bakırköy Belediye Meclisi’nin CHP ve MHP’li bütün üyelerinin katılımıyla değiştirildiği bildiriliyordu. Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu’nun ad levhasını çakarken fotoğrafının da yer aldığı haber, Başkan’ın bu kararı oybirliği ile alan üyelere teşekküründen sonra, “Bundan böyle herkes tarafından Dadyan Sokak olarak bilinen bu sokağın tabelasının sökülmemesini, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından bu şekilde bırakılmasını umuyoruz” sözleriyle son buluyordu.
Olayda bir gariplik vardı. Başkan Kerimoğlu acaba ne demek istiyordu?
Önce dilerseniz “Dadyan”ın nereden geldiğinden başlayalım. Kimdir bu Dadyan?
Sokağa adı verilen Hovanes Bey Dadyan 3. Selim’in Barutçubaşısı Arakel Bey Dadyan’ın üçüncü oğlu olup, 1820’de Beykoz kağıt fabrikasını, 1825’te Eyüp dokuma fabrikasını kurmuş, 2. Mahmut’un Barutçubaşısı olduktan sonra, İzmit’te çuha ve Hereke’de ipek dokuma, Zeytinburnu’nda demir işleme tesislerini kazandırmış ve 1844’te de Surp Astvadzadzin kilisesi ile yanına 1892’de Dadyan adını alacak okulu kurmuş olan kişi.
Zaman içinde bu kilise ile okulun bulunduğu ve halk tarafından Dadyan olarak anılan sokağa, Mabet adı verilmiş.
Ama, ilçe sakinlerinden gelen talepler üzerine 2004’te sokağın adı Dadyan olarak tescil edilmiş, sokak levhası da bizzat dönemin başkanı Ateş Ünal Erzen tarafından çakılmıştır.
Ne var ki, sokak adlarını onaylama yetkisini elinde bulunduran, Büyükşehir Belediyesi’nin AKP’li üyeleri Dadyan Sokak adını beğenmemiş ve belediye zabıtaları gelerek, Dadyan adını indirip tekrar Mabet Sokak tabelasını çakmışlardır.
2004-2018 arasında bu işlem altı kez yinelenmiştir.
İşte Başkan Kerimoğlu’nun sözlerinin ardında yatan gerçek bu.
İBB’nin AKP’li üyeleri bu kadar hayranı oldukları Osmanlı’nın üç padişahı döneminde, ülkeye büyük hizmetler vermiş olan Hovannes Dadyan’ın nesini beğenmeyip de adını kaldırmışlardır?
31 Mart seçimlerinden sonra AKP İBB Meclisi’nde çoğunluğu sağlarsa, Bakırköy Belediyesi’nin CHP ve AKP’li üyelerinin oybirliğiyle ve ilçe halkının isteğine uygun olarak aldıkları kararı bir kez daha kaldıracaklar mıdır?
Bakırköy’ün ve İstanbul’un yanı sıra ülke demokrasisinin de birçok sorunla boğuştuğu bir sırada bir sokağın adına bu kadar takmak da neden demeyin?
Çünkü bir sokak adı, çoğu zaman tüm zihniyetin göstergesidir.

Tümü Ali Sirmen - Son yazıları

Adil yargı ve sosyal medya 17 Eylül 2019 Sal
Ahmet Rüstem 13 Eylül 2019 Cum
Yüz yılda nereden nereye!.. 10 Eylül 2019 Sal