Emekçi ve emekli için yaşam, fiyat (gider) artışı ile ücret (gelir) artışı arasındaki dengede ya da ilişkide şekillenir. Belli bir zaman aralığı için (ay, yıl gibi) belirlenen mal ve hizmetlerin oluşturduğu sepetteki fiyat değişimidir enflasyon. Enflasyon da ücret artış oranının belirlenmesinde baz alınır.
Sepete alınacak mal ve hizmetlerin tespiti, gerçek bir enflasyon değerine varılmasında önem arz eder. Ücretin/gelirin kullanımında oransal olarak payı etkili olanların sepete konması gerekir. Sepet içeriği ile oynayarak enflasyonu, dolayısıyla da ücreti düşük tutmak isteyen iktidar güdümlü yaklaşım, az gelişmiş ülkelerde belirgindir.
Bilindiği gibi, enflasyon ile yaşam pahalılığı aynı şey değildir. Enflasyon yüksek olsa da, yaşam pahalı olmayabiliyor ya da tersi mümkündür. Ama çoğu zaman, özellikle de “az geliştirilmiş” ülkelerde enflasyon yüksek, yaşam da pahalı oluyor.
REFAH PAYI NEDEN GEREKLİ?
Enflasyona dayalı ücret artışı, emekçi ve emeklinin hayat standardını değiştirmez. Bunun için enflasyona ilave bir refah payı eklemek gerekir. Az gelişmiş ülkelerde enflasyona ilave bir artış, çoğunluk, ekonomiden çok siyasal konjonktüre, seçim tarihinin yakınlığına, yani insafa kalmış bir şeydir. Bu nedenle, bunun bir standarda kavuşturulması/ bağlanması, yine ekonomiye dayandırılması gerekir.
Burada enflasyonu da içeren yeni bir oran belirleme gereksinimi ortaya çıkmaktadır. Yaşam pahalılığını giderek azaltacak, refah seviyesini yükseltecek bir oran. Buna “Yaşam pahalılığı oranı” diyebiliriz.
Bu oran için çeşitli yaklaşımlar düşünülebilir, geliştirilebilir. Burada yapılmak istenen de amacı belli, insan odaklı bir yaşam pahalılığı oranına varma çabasıdır.
GERÇEKÇİ BİR GÖSTERGE MÜMKÜN MÜ?
Ortalama ücretin/gelirin kullanımında, gıda, kira gibi belirgin giderlerin toplam harcama içindeki yüzdelerine, ayrı ayrı, gıda payına gıda enflasyonu, kira yüzdesi üzerine kira artışı/enflasyonu, kalan yüzdeye de genel enflasyon oranı uygulayarak, enflasyonu da içeren yaşam pahalılığı oranına varılır.
Nümerik bir örnek verirsek:
Gelir/harcama: 100
Gelir/harcama içinde gıda payı yüzde 40
Gıda enflasyonu yüzde 30
Gelir/harcama içinde kira payı yüzde 30
Kira artışı/enflasyonu yüzde 25
Gelir/harcama içinde kalan pay yüzde 30
Genel enflasyon yüzde 15
40 x 1.30 + 30 x 1.25 + 30 x 1.15 = 124
Yaşam pahalılığı oranı yüzde 24. Görüldüğü gibi HPO (yüzde 24), enflasyon oranından (yüzde 15) daha büyüktür. Kuşkusuz gıda ve kira yanına ulaşım, eğitim gibi diğer büyük harcamaları da payları ve yüzdeleri ile hesaba katmak HPO’yu daha da gerçekçi yapacaktır. Hesaplamaları tüm ülke yerine sektör bazında, şehir bazında ya da beraber yapmak da faydalı olabilecektir. HPO’ya enflasyondan arındırılmış ekonomik büyüme oranını (yüzde 3 gibi) eklemek de (yüzde 24 + yüzde 3 = yüzde 27) sosyoekonomik bir karar olacaktır.
Enflasyon yerine “yaşam pahalılığı oranı”nı kullanmak, giderek refahı daha çağdaş bir düzeye getirecektir.
ERDEN KINAYYİĞİT
İKTİSATÇI,ÖĞR.GÖR