IŞİD, Kobani ve Savaş

IŞİD, Kobani ve Savaş

04.10.2014 01:00
Güncellenme:
Takip Et:

IŞİD, bölgeyi kana bulayan, halifeliği, şeriatı ilan eden, kafa kesen, ciğer yiyen Sünni bir terör örgütü.
Kobani, Suriye’nin hemen Türkiye sınırında, Kürtlerin özerk yönetim kurdukları Rojava bölgesinde yer alan bir kent.
IŞİD, Kobani’yi kuşatmış, saldırıyor...
Türkiye şaşırmış durumda, savaş tezkeresi çıkarıyor; ama ne yapacağı, hedefi belli değil!

***

Bütün diktatörler savaştan medet umar:
Böylece, hem “eski güzel günler”, “büyük ülke” hayallerini gerçekleştireceklerini ya da en azından halkı böyle kandıracaklarını umut eder...
Hem de “savaş hali” uygulamalarıyla, baskılarını artırır ve “ihanet” suçlamalarıyla her türlü muhalefeti saf dışı bırakmaya çalışırlar.

***

AKP iktidarının sürdürdüğü, hak, hukuk, adalet, anayasa, demokrasi tanımaz, tutarsız, iç ve dış politikaları, en sonunda geldi, savaşa dayandı!
Güya bölgeyi kana bulayan IŞİD’e karşı olarak gündeme getirildiği söylenen savaş tezkeresi, bir yandan Kürtleri (ve dolayısıyla Türkiye’nin içinde bulunduğu öne sürülen “Barış sürecini”) öte yandan Suriye ve Irak gibi komşu ülkeleri hedef alıyor.
Bunun, “restorasyon” diyerek Osmanlı özlemini açıkça dile getiren bir iktidar tarafından yapıldığını da bilelim.

***

Kılıçdaroğlu, tezkerenin IŞİD dışı hedeflere yöneldiğini, Türkiye’yi sonu belirsiz maceralara sürüklediğini belirterek karşı çıktı...
CHP milletvekilleri Refik Eryılmaz ve Akif Hamzaçebi, iktidarın yıllardır Irak ve Suriye’nin içişlerine karıştığını, bölgedeki örgütlere mezhep dayanışması ile yardım ettiğini, tezkerenin Suriye ve Irak ile Kürtleri hedef aldığını açıkladılar.

***

İktidar sözcüsü medya, olayı tam anlamıyla çarpıtarak, bu tezkerenin Türkiye’nin Kürt so-rununu çözmek için başlattığı “Barış sürecini” de güvenceye aldığını belirtti.
Bu iddianın nasıl boş ve temelsiz olduğunu, Kürtleri temsil eden HDP grubu adına Ertuğrul Kürkçü’nün, Meclis’te yaptığı konuşmadan anlayabilirsiniz:
“Restorasyonun siyasi tarihteki karşılığı bir devrimden önceki duruma iade olmaktır. Yani Osmanlı Devleti’nin eski hinterlandına Türkiye’yi iade etmek... Buraya asker sokmak...
Bunu aslında dar, gerçekle ilgisi olmayan, toplumun milletin çıkarıyla ilgisi olmayan bir genişleme hedefiyle yapmak...
Türkiye böyle bir maceraya girmemelidir...
IŞİD sadece bunun vesilesidir. Kobani’ye destek bunun ufkunda bile yoktur, Kobani savunmasını düşman ilan ettikten, terörist ilan ettikten sonra.”

***

Bu savaş Türkiye’nin savaşı değildir...
Üstelik tezkere, gerek yabancı askerler, gerekse sınır ötesi harekât konularında önemli belirsizlikler taşımakta, ülkeyi sonu görülemeyen tehlikeli maceralara atmaktadır!

Yazarın Son Yazıları

Seçimi geçersiz kılmak

İktidara yakın bir medya sitesinde 23 Haziran 2026 tarihli bir haber...

Devamını Oku
25.06.2026
Meşruiyetini kaybeden iktidara direnmek anayasal görevdir (4)

Bu iktidar hem 16 Nisan 2017 tarihinde rejimi değiştiren halkoylamasında oyların yasalara aykırı bir biçimde sayılması dolayısıyla hem de Anayasa’ya aykırı olan başka eylem ve söylemlerine ilave olarak, Anayasa Mahkemesi kararlarına uymayarak, “meşruiyetinin iki kaynağı açısından da” sorun yaşamaktadır.

Devamını Oku
23.06.2026
Seçimi yapmadan önce kazanmak (3)

Perşembe ve Cuma günleri bu sütunda, İktidarın önümüzdeki seçime nasıl baktığını sorgulayan iki yazı yazdım.

Devamını Oku
21.06.2026
İktidar seçimi saptıracak mı? (2)

Demokratik bir iktidarın meşruiyetinin birinci koşulu, gerçek seçeneklerin iktidarla muhalefet arasındaki eşit yarışma koşullarında sunulduğu, şeffaf, adil ve periyodik seçimlerdir.

Devamını Oku
19.06.2026
İktidar seçim yapmayacak mı? (1)

Anayasal haklarını kullanan ve yasal gösteri yapmak isteyen işçilere, öğretmenlere, avukatlara, emeklilere, öğrencilere uygulanan orantısız şiddet, İktidarın, toplumdan ve Demokrasi’den hem korktuğunun hem de uzaklaştığının göstergesi.

Devamını Oku
18.06.2026
‘Yüzsüzlüğe’ övgü (!)

Cumhuriyet köşe yazarı Nilgün Cerrahoğlu, 14 Haziran 2026 tarihinde “Yüzsüzlüğün elli tonu” başlıklı bir makale yayımladı. “Alçaklığa Övgü”, “Aptallığa Övgü”, “Gönüllü Köleliğe Övgü” ve “Hainliğe Övgü”ye ilave olarak, onun bu yazısından bir “Övgü” makalesi daha çıkardım!

Devamını Oku
16.06.2026