NATO sıkıyönetimi!
Mustafa Balbay
Son Köşe Yazıları

NATO sıkıyönetimi!

25.06.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Ankara’da 7-8 Temmuz’da düzenlenecek NATO zirvesi fiilen 28 Haziran’da başlayıp 10 Temmuz’da bitecek!

İktidar NATO için öyle önlemler aldı ki Kuzey Kore kıskanır!

Sıkıyönetim tanımı bile gerçeği tam tarif etmiyor!

Ankara’nın merkezindeki tüm devlet daireleri 7-8 Temmuz’da kapalı.

Külliye’ye yakın diye TOBB Üniversitesi’nde de 28 Haziran 10 Temmuz arası ders yok.

Zirve sırasında başkentin önemli bölümünde sinyal kesici kullanılacak.

50’ye yakın cadde ve bulvar trafiğe kapatılacak.

Bütün bunlardan sonra elbette söylemeye gerek yok ama her türlü gösteri yasak! Olası gösteri yapabileceği öngörülen kişiler şimdiden gözaltına alınmaya başladı.

Son olarak hastanelere gelişi azaltmak için hasta muayene sürelerini 5 dakikadan 20 dakikaya uzatma kararı alınan yerler var. Mümkün olsa o gün kimse hastalanmasın diyecekler!

***

NATO benzeri zirvelerin yapıldığı ülkelerde protesto gösterileri olur. Hatta bu gösteriler zirvenin birkaç yüz metre yakınına kadar yaklaşabilir.

Genellikle halkın küreselleşmeye tepkisini ortaya koyan gösterilerin özel mesajları da olur. Son zamanlarda öne çıkan tema Gazze’deki tamkırım ve savaş karşıtlığı!

Kimi ülke yönetimleri küresel aktörlere düşüncelerini halkın üzerinden ifade ederler. Zirvede küresel aktörlere derler ki:

- Sokağı duyuyor musunuz? Halkımız bu politikalarınıza karşı!

Hazır NATO üyesi ülkelerin liderleri Türkiye’ye gelmişken, hepsi bir yana Trump Ankara’da iken toplumun İsrail politikalarına ne kadar karşı olduğu mesajı verilemez miydi?

Bizimki de soru mu, elbet verilmezdi!

Hazır Trump Ankara’da iken halkımızın bölgede savaş istemediği mesajının önü açılamaz mıydı?

Elbette açılamazdı!

İktidar adeta Trump’a şunu demeye hazırlanıyor:

- Türkiye, devletiyle ve milletiyle emirlerinize hazırdır!

NATO bağlamında bir kez daha ortaya çıktı ki iktidar küresel aktörlere içeride kafa tutuyormuş gibi yapıyor, dışarıda çanak tutuyor!

İktidar, 2002-2007 arasında AB’yi eldiven ve merdiven olarak kullandı. Sıcak konuları o eldivenle tuttu, üstte görünen konulara o merdivenle uzandı.

Şimdi ABD tutamağı var!

Trump, Erdoğan’ı yere göğe sığdıramıyor! Dost, güvenilir, güçlü, sağlam, kopmaz...

Ne ararsan var!

Trump hazretleri bazen o kadar ileri gidiyor ki bizimkiler, “Bu paylaşımı silin” diye ricada bulunuyor!

Tam bir kovboy siyaseti!

ABD ile bu siyaset yürürken Avrupa ayağı da çatallı ilerliyor. Önceki gün Devlet Bahçeli, Avrupa Parlamentosu raporu üzeriden verdi veriştirdi. Aynı gün Erdoğan, Avrupa’nın güvenlik mimarisinde Türkiye’nin önemini anlata anlata bitiremedi!

***

Bu gelişmelerin ardından soralım:

Bütün bunların sonucunda Türkiye’den ne istenecek, Türkiye’ye ne verilecek?

Trump’ın bakışı şu;

Erdoğan içeride istediğini yapsın, dışarıda istediğimi yapsın!

Bu genel çerçeve ama içeride de kimi ayrıntılar dikkati çekmiyor değil.

Türkiye’den ne tür tavizler istendiğini genellikle dış basından öğreniyoruz. Örneğin Yunanistan basını Heybeliada Ruhban Okulu’nun eylül ayında açılacağını okurlarına “müjdeledi”!

Bir başka “müjde” de Rum basınından geldi. Onlar da yeniden Türkiye’nin garantörlüğünü erozyona uğratacak, mümkünse ortadan kaldıracak adımların hazırlığından söz ettiler!

Soğuk Savaş bittikten sonra kendine yeni roller arayan NATO’nun Ankara zirvesini irdelemeye devam edeceğiz!