Medreselerde Baskı Artarken

Medreselerde Baskı Artarken

08.11.2014 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

AKP, iktidara gelirken YÖK’ü kaldıracağına söz vermişti...
Kaldıracağına, daha da güçlendirerek üniversiteleri iyice baskı altına aldı...
Üniversitelerimiz 12 Eylül 1980 döneminden bile kötü hale geldi...
Son zamanlarda gündeme gelen Rennan Pekünlü, Hayrettin Ökçesiz ve Kırmızılı Kadın Ceyda Sungur olayları, kamuoyuna yansıyan sadece birkaç örnek.

***

Aslında YÖK sorununu tek başına değerlendirmek doğru değil...
YÖK’ü de, AKP’nin “İleri Demokrasi” adı altında dayattığı otoriter sistemin bir parçası olarak görmek gerekiyor.
Eğitim açısından: AKP iktidarı bir yandan 4+4+4 düzeni ile üniversite öncesi öğretimi yozlaştırıp din eksenli bir hale getiriyor...
Öte yandan YÖK aracılığı ile yükseköğrenimi de kendine hizmet edecek kalıba sokmaya çalışıyor.
Özgürlükler açısından: Bir yandan artık bir komplo olduğu iyice ortaya çıkan Silivri davaları yoluyla üniversite yöneticilerini ve öğretim üyelerini cezalandırarak bütün bilim dünyasına gözdağı veriyor...
Öte yandan YÖK aracılığıyla bilimsel özgürlükleri kısıtlıyor, sınırlıyor ve akademisyenleri susturuyor.
Kadrolaşma açısından: Üniversiteler büyük ölçüde Cemaat-AKP kadrolarıyla dolduruluyor...
Bilimsel yeterlilikten çok iktidar yandaşı olmak ön plana çıkıyor.

***

İki gün önce görevden alınan YÖKBaşkanı Gökhan Çetinsaya YÖK’ün buharlaşması gerektiğini, disiplin yönetmeliğinin akademisyenleri susturmak için kullanıldığını söylemişti.
Belki de bu görüşleri nedeniyle görevden alınan Çetinsaya’nın işaret ettiği suskunluk her alanda geçerli:
Hukuk, adalet katlediliyor, hukuk fakültelerinden çıt yok...
Dış politikada büyük olaylar yaşanıyor, yanlışlar yapılıyor, siyasal bilim fakültelerinden yorum yok...
Medya tarumar ediliyor, iletişim fakülteleri üç maymunu oynuyor...
Eğitim hallaç pamuğu gibi atılıyor, eğitim fakültelerinin sesleri çıkmıyor.
Ekonomide büyük sorunlar var, iktisat fakülteleri kafalarını kuma gömmüşler.
Elbette medyası baskı altına alınmış, birkaç gazete ve kanal hariç susturulmuş olan bir ülkede üniversitelerin konuşmasını beklemek hayal.
Dediğim gibi, YÖK sorunu bir rejim sorunudur...
Zaten kurulduğundan beri hep de öyle olagelmiştir!

***

AKP muhalefetteyken demokrasi şampiyonuydu...
YÖK’ü kaldıracağını söylüyordu...
İktidara gelince bu söylediklerini unuttu, baskıya yöneldi, darbecilerin yarattığı bu kurumu da kendi otoriter yönetimi için kullanmaya başladı.
Türkiye’de demokrasi yeniden hayatageçirilmeli, YÖK de kaldırılmalıdır.

Yazarın Son Yazıları

Meşruiyetini kaybeden iktidara direnmek anayasal görevdir (4)

Bu iktidar hem 16 Nisan 2017 tarihinde rejimi değiştiren halkoylamasında oyların yasalara aykırı bir biçimde sayılması dolayısıyla hem de Anayasa’ya aykırı olan başka eylem ve söylemlerine ilave olarak, Anayasa Mahkemesi kararlarına uymayarak, “meşruiyetinin iki kaynağı açısından da” sorun yaşamaktadır.

Devamını Oku
23.06.2026
Seçimi yapmadan önce kazanmak (3)

Perşembe ve Cuma günleri bu sütunda, İktidarın önümüzdeki seçime nasıl baktığını sorgulayan iki yazı yazdım.

Devamını Oku
21.06.2026
İktidar seçimi saptıracak mı? (2)

Demokratik bir iktidarın meşruiyetinin birinci koşulu, gerçek seçeneklerin iktidarla muhalefet arasındaki eşit yarışma koşullarında sunulduğu, şeffaf, adil ve periyodik seçimlerdir.

Devamını Oku
19.06.2026
İktidar seçim yapmayacak mı? (1)

Anayasal haklarını kullanan ve yasal gösteri yapmak isteyen işçilere, öğretmenlere, avukatlara, emeklilere, öğrencilere uygulanan orantısız şiddet, İktidarın, toplumdan ve Demokrasi’den hem korktuğunun hem de uzaklaştığının göstergesi.

Devamını Oku
18.06.2026
‘Yüzsüzlüğe’ övgü (!)

Cumhuriyet köşe yazarı Nilgün Cerrahoğlu, 14 Haziran 2026 tarihinde “Yüzsüzlüğün elli tonu” başlıklı bir makale yayımladı. “Alçaklığa Övgü”, “Aptallığa Övgü”, “Gönüllü Köleliğe Övgü” ve “Hainliğe Övgü”ye ilave olarak, onun bu yazısından bir “Övgü” makalesi daha çıkardım!

Devamını Oku
16.06.2026
Hanımlar beyler, kıymayın bu Cumhuriyete!

Hanımlar Beyler...

Devamını Oku
14.06.2026