Köşe Yazısı

A+ A-

Bir Dersimli Anlatıyor!

28 Kasım 2014 Cuma

Cumhuriyet tarihimizdeki Dersim isyanı ve bastırılması, çok yönlü bir olaydır.
Ne yazık ki, politikacılar bu olayı güncel siyasetin aracı olarak kullanmak istediklerinden, sürekli olarak istismar etmekte, gerçekleri eğip bükmektedir.
Yapılan en büyük saptırma, politik fırsatçılık adına ve yeni bir tarih yazma hevesi ile, dünün koşulları altında yaşanmış olan olayları bugünkü koşullar içinde, bugünkü değer yargılarıyla değerlendirmeye çalışmak ve olayın sadece tek yönü üzerinde durmaktır.
Dersim olayı bir isyanla başlamıştır:
Esas olarak, yüzyıllara dayanan feodal yapı egemenliğinin, merkezi otoriteye karşı direnişi ve bu direnişin bastırılmasıdır.
Fakat bu direniş, yeni kurulan Cumhuriyetin yapısı ile çelişkiye düşünce, işin içine milliyetçilik, etnik köken, din, mezhep, dış güçler gibi faktörler de karışmış ve sonunda ortaya büyük trajedilerin de yaşandığı bir dizi olay çıkmıştır.

***

AKP’nin gittikçe otoriterleşen yönetimi, Dersim isyanını, hem fırsatçı güncel politikalara alet etmeye hem de yeni bir tarih yazma hevesi içinde yeniden biçimlendirmeye çalışmaktadır:
1) Olayın bütününü ihmal ederek sadece isyanın bastırılma aşaması üzerinde odaklanmakta...
2) Bu bastırılma sırasında yaşanan trajedileri, o günün koşullarından soyutlamakta...
3) Ve ayrıca tüm trajedileri, Cumhuriyete, Atatürk’e, İnönü’ye ve CHP’ye fatura etmeye çalışmaktadır.

***

Bu yazıda, olayı doğrudan yaşamış birinden, Nurettin Karsu’dan gelen bir mektubu değerli okurlarımla paylaşmak istiyorum.
Karsu, isyandan sonra sürgün edilmiş bir ailenin oğlu; 1970’lerde politikaya atılmış ve iki dönem Erzincan milletvekilliği yapmış olan Alevi kökenli bir mühendis.
1980 öncesi, tam Çorum ve Kahramanmaraş olayları sırasında, kardeş kavgasının körüklenmesi için oğlu kaçırılarak öldürülmek istenmiş ve Alevi olduğu için çok bedel ödemiş bir politikacı.
Yolladığı mektupta şöyle diyor:
“Bazı yazarlar, Atatürk’ü savunayım derken, Kızılbaş/ Alevi/Türkmen Dersimliye yapılan katliamı Atatürk’e mal ettiklerinin ayırdında değiller sanıyorum.
6 aşiret ve 3000 adet civarındaki paslı tüfeklerle yapılan İSYANI(!) devlet, tüm gücünü kullanarak 37.000 Dersimliyi imha ederek bitirmiştir.
Katliam operasyonu, Atatürk’ün ağır hastalığı aşamasında, fırsat bilinerek Atatürk’le ilke birliği içinde olmayan Mareşal Çakmak, Celal Bayar ve ekibi tarafından yapılmıştır.
O günlerin içinden gelen bir Dersim sürgünü olarak bunu yazmayı kendim için bir ahlak borcu saydım. Saygılar.”

***

Karsu bu mektubun arkasından uzunca bir anı ve analiz yazısı da yolladı.
İlginç bilgiler ve tezler içeren bu yazısını yarından itibaren yayımlayacağım.

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Celal Bayar