Şeytanla anlaşma
Öner Yağcı
Son Köşe Yazıları

Şeytanla anlaşma

27.06.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Al Pacino, Keanu Reeves, Charlize Theron’un oynadığı Şeytanın Avukatı, Andrew Neiderman’ın gerilim romanından uyarlanan 1997 yapımı bir filmdi.

Gizemli ve güçlü bir hukuk şirketinde işe başlayan hırslı bir avukat, patronuna ruhunu satıp tüm değerlerinden vazgeçerek kariyerinde hızla yükselirken onun aslında şeytan olduğunu çok geç anlamıştır.

“Ortaklık”, işbirlikçilerin ağzına sürülen bir parmak baldır.

DOKTOR FAUST

“Şeytanla anlaşma” teması 16. yüzyıldan beri Avrupa edebiyatında en çok işlenmiş konulardandır.

Özellikle Dr. Faust’un teoloji ve tıp öğrenimi, büyücülük gibi bilgi ve güç edinme çabaları, tutkularıyla dolu, onu cehenneme götüren şeytanla antlaşması temelindeki yaşamı çevresinde oluşturulan birçok masal, efsane, öykü vardır.

Faust’la ilgili öykülerden yola çıkan Christopher Marlowe, 1580’de Elizabeth dönemi İngiliz tragedyasının yaratılmasının öncüsü olan Dr. Faustus oyununu yazar (Mitos Boyut).

Oyunda, Almanya’da bir üniversitede teoloji öğretim üyesi olan Dr. Faust’un daha çok bilgiye erişebilmek ve büyücülük sanatı karşılığında ruhunu şeytana satarak bir trajediye sürüklenmesi anlatılır.

Şeytana kendini teslim eden Faust, amaçlarından sapar; büyüler, düzenbazlıklar yapar ve kendi sonunu getirir.

Onu bu yol boyunca uyaran kişiler olsa da o, yalnızca görmek istediği gerçekleri görerek açgözlülüğüne, egosuna yenik düşer.

FAUST EFSANESİNİN 20. YÜZYILA TAŞINMASI

Goethe’nin dünya klasikleri arasında önemli bir yeri olan ve ülkemizde de birçok yayınevince yayımlanan tragedyası Faust, romantizmden klasisizme geçişi sağlayan bir yapıttır.

Ortaçağdan yeniçağa geçiş dönemini aktaran Faust’ta felsefe, tıp, doğa bilimleri ve teolojiyi araştırarak yeryüzünün sırlarını çözmek için yaşayan Faust’un bunalımda olduğu bir gece karşısına çıkan ve ona dünya hazlarını vaat eden şeytanla anlaşma yapması anlatılır.

Şeytan, Faust’u gençleştirerek ona aşk duygusunu tattırır, dünyayı gezdirir, bir sihirbaz olarak yükselişini sağlar ama felaketi kaçınılmazdır.

GÜNÜMÜZ ŞEYTANINA KARŞI 

Thomas Mann, 1947’de yayımlanan Doktor Faustus (Can) adlı başyapıtında Faust efsanesini Almanya’nın çalkantıları bağlamında yeniden biçimlendirir.

Karmaşık yapısı, iç içe geçen ayrıntıları, simgesel göndermeleri, ustalıklı kurgusuyla çürümenin bir kişiden bir topluma yönelerek Almanya’daki Nazi partisinin yükseliş nedenlerinin aktarıldığı bu romanda; Alman edebiyatında gurur, güç ve ilerlemenin ilk örneği ve simgesi olan Faust efsanesinin tarihsel konumuyla Naziliğin yükseldiği dönemin ilişkisi simgelerle aktarılır.

Faust efsanesinin yeniden anlatımı olarak roman; insanlığını yitirme, büyüklenme, kandırılma, günaha girme, bedel ödeme gibi temalarla İkinci Dünya Savaşı’na giden süreçte Almanya’nın entelektüel çöküşünü simgelerle anlatır.

György Lukacs’ın, “modern sanatın trajedisinin örnek bir yapıtı” dediği romanda, zekâsı ve yaratıcılığıyla başarılı olmaya aday besteci Adrian Leverkühn, gerçek büyüklüğe olan tutkusu nedeniyle şeytan benzeri bir varlıkla Faust gibi bir anlaşma yapar.

Naziliğin yükselişine, Almanya’nın çöküşüne yol açan Alman kültürel ve siyasal ortamıyla örtüşen yaşamında Leverkühn, yirmi dört yıllık yaratıcı deha karşılığında ruhunu şeytana teslim ederek aşkı reddeder, sanatsal esinini yüceltecek diye kendisine frengi bulaştırır, deliliği bile göze alır.

Leverkühn’ün bedensel ve zihinsel olarak yozlaşan yaşamı, Almanya’nın ulusal felaketiyle örtüşür.

Günümüz şeytanı emperyalizmle işbirlikçiliğin sınırlarını olağanüstü genişleterek kişisel hırsları için feda eden ve ağzına çalınan bir parmak balla oyalanan kişi ve kurumları gördüğümüz son günlerde yaşadıklarımız İsmet İnönü’nün ünlenen sözünü getirdi aklıma:

“Büyük devletlerle ilişki kurmak, ayı ile yatağa girmeye benzer.

Uyurken bile gözün biri açık olacak!”

Yazarın Son Yazıları

Şeytanla anlaşma

Al Pacino, Keanu Reeves, Charlize Theron’un oynadığı Şeytanın Avukatı, Andrew Neiderman’ın gerilim romanından uyarlanan 1997 yapımı bir filmdi.

Devamını Oku
27.06.2026
Yürüyüş


Yürüyüş deyince aklıma ilk Spartaküs geliyor...

Devamını Oku
20.06.2026
Yurtseverlik sevdadır

Doğanın sunduğu zenginliklerin, insanlığın uzun uğraşlarla kazandığı değerlerin yaşadığı topraklarda da çiçeklenmesini ister yurdunu seven.

Devamını Oku
13.06.2026
Kötülük gibi umut ve cesaret de bulaşıcıdır



Emperyalist projenin, Türkiye’yi, stratejik potansiyelinin bir ulus olarak dağılma sürecine kadar kullanmak olduğu yetkili ağızlarca birçok kez söylendi.
Yaşadığımız budur.


Devamını Oku
06.06.2026
İnsana yakışan

Yaşadıklarımız; Osman Selim Kocahanoğlu’nun deyişiyle “tarihin doğurduğu adam”ın emanet ettiği Türkiye Cumhuriyeti’nin yok edilmesini de içeren haritanın gerçekleşmesi adımlarıdır.

Devamını Oku
30.05.2026
İki dost aydına armağan kitap

47 yıllık öğretmenliğine yarım yüzyıl boyunca gazete ve dergilerde yazılar; yurdun pek çok yerinde konferanslar, sunumlar, radyo ve TV programları, dergi yöneticilikleri ve sayısı 50’ye ulaşan kitap ekledi Ahmet Özer (d.1946). Ayrı Beraberlikler, Günle Dokunan, Gecenin Kanayan Yerinden, Söyle Yüzüm Tanığımsın, Aşklar Yedeğinde Ömrümüzün, Aşkın Taçyaprağı, Sözümüz Vardı, Bir Şehrin Boynundayız, Kardeş Yağmurlar, Suları Çekilen Nehir, Denizin Sesiyle, Ne Zaman Nerdeyiz ve Mordoğan (toplu şiirler) adlı şiir kitaplarına imza attı.

Devamını Oku
23.05.2026